Gazetevatan.com » Yazarlar » Anlaşılmayan olaylar zinciri!

Anlaşılmayan olaylar zinciri!

12 Eylül 2017 Salı


15 Temmuz’la ilgili Marmaris Davası’nda hakim Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli sanığa şöyle demiş; “Polislerin hangi psikoloji ile davrandığını bilemeyiz. Ayrıca sizinle çatışmaya giren polislerin bir kısmı da FETÖ’den tutuklandı. Su o kadar bulanık ki”…
Su gerçekten de bulanık, üstelik sadece bir konuda değil, birçok konuda bulanık ve içinden çıkılamaz halde.
Hakimin bu cümlelerinde bile bulanıklık var, örneğin; o gece Marmaris’te Özel Kuvvetler ile çatışmaya giren polislerin neden yalnızca “bir kısmı” FETÖ’den tutuklandı? Diğer kısmı için hangi nedenle tutuklama kararı çıkmadı sorusu hemen akla geliyor.
 
Önceden bildirilmiş
 
MİT’in Anadolu Ajansı’na verdiği “Komisyona cevap” bilgisinde “MİT tarafından daha önce dış makamlarla paylaşılan notlarda FETÖ’nün darbe girişiminde bulunabileceği bildirilmiş olmakla birlikte TSK bünyesinde istihbarat toplanamadığından darbe girişiminin tarihi konusunda ‘net bir istihbarata’ ulaşılamamıştır” deniyor. 
İhbarcı “Kara Havacılık Okulu’nda görevli” Binbaşı’nın 15 Temmuz’da erken bir saatte MİT’e giderek “MİT Müsteşarı’na saldırı yapılacağı yönünde ham bilgiler vermiştir” ifadesi de var.
Oysa ihbarcı Binbaşı 15 Temmuz günü saat 14.30 sıralarında “Bir darbe girişimi olabileceğini, komutanının kendisine ‘çok kan akacak’ dediğini MİT’e bildirdiğini” kesin bir dille söylemişti.
Eğer MİT’e “bu ihbardan önce de” FETÖ’nün darbe girişiminde bulunabileceği bildirilmişse, 15 Temmuz günü yapılan ihbarı ilk anda, teyit edilmesine filan gerek duymadan ciddiye alarak hemen Başbakan’a, Cumhurbaşkanı’na aktarması gerekmez miydi?
 
Çelişkiler yumağı
 
Madem ki “darbe ihbarı” yapılmış, MİT neden daha sonra bu ihbarı “MİT Müsteşarı’na saldırı” olarak değiştirdi?
MİT Müsteşarına saldırı ihbarı yapıldı ise Müsteşar’ın “bilgi teyit edilmedi” diyerek saat 20.20’de “Suriyeli bir muhalifle görüşmeye gitmesi” normal midir?
Olay böyle geliştiyse ve MİT Müsteşarı yerinde kaldığına göre bir sorun da yoksa, Başbakan Binali Yıldırım “MİT bana 10.30’a kadar haber vermedi” şikayetini neden birkaç kez tekrarladı?
Aynı şikayet, “hükümete karşı sorumlu Genelkurmay Başkanlığı” için geçerli değil midir, neden hepsi susmuştur?
Emirlerindeki askerlerin FETÖ ilişkisini hiç anlayamamış, MİT’e gelen ihbara rağmen düğüne gitmiş veya odasında beklemiş, derdest edilerek Akıncı üssüne götürülmüş komutanların bu nedenle sorgulanması gerekirken, bazıları son YAŞ’ta nasıl “önemli terfiler” alabildiler?
MİT Müsteşarı, Genelkurmay Başkanı, dönemin 2’nci Başkanı ve düğüne giden komutanların “bir çapraz sorgulama” ile o geceyi açığa çıkarması neden sağlanmadı?
Darbe girişimini açıklığa kavuşturabilecek kişilerin “Ben sözlü olarak soru cevaplamam” deme hakkı var mıdır?
Bu önemli olayın aydınlatılması için bunlar ve daha birçok sorunun cevap bulması gerekiyor.