Gazetevatan.com » Yazarlar » Dokunulmazlıklar ve MİT!

Dokunulmazlıklar ve MİT!

27 Ağustos 2017 Pazar


Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasını sağlayacak Anayasa değişikliğinin tümü 376 oyla Meclis’ten geçti ve dokunulmazlıklar kaldırıldı.
OHAL kapsamında çıkarılan “kanun hükmünde kararname-KHK” ile dokunulmazlıkların “Meclis’te partilerin konuyu tartışmasına bile gerek duyulmadan” kaldırılması bundan sonra “milletvekilleri ile ilgili herhangi bir iddia” ile onların soruşturulması veya tutuklanmasına yol açabilecek.
Kanunlar karşısında her vatandaş eşittir, kimsenin suç işleme özgürlüğü olamaz, bunlar doğru ancak Türkiye gibi Balyoz-Ergenekon kumpaslarını yaşamış olan, yüzlerce kişinin uzun yıllar bin çeşit hile ile haksız yere tutuklu kaldığı bir ülkede bu karar “demokrasiyi ciddi şekilde zedeleyecek” ve “milli iradenin seçtiği tüm vekilleri” baskı altına alacaktır.
 
Muhalefeti korumak için…
 
Türkiye’de tüm kurumlar gibi yargının da FETÖ/PDY’den tamamen temizlendiğini kimse iddia edemez. 
Milletvekili dokunulmazlıkları her ülkede özellikle “muhalefet milletvekillerini veya iktidar partisinden olduğu halde farklı görüş bildiren vekilleri korumak” üzere düşünülmüş bir önlemdir.
Milletin temsilcilerine özgürce konuşabilme, düşünce ve eleştirilerini açıklayabilme, siyasi görüşleri konusunda tercih yapabilme hakkını sağlar.
Türkiye gibi artık “yargıyı oluşturan HSK üyelerinin tamamen iktidar partisi tarafından atandığı” bir ülkede dokunulmazlıkların kaldırılması bağımsız ve denetleyebilen bir parlamentoyu tamamen ortadan kaldıracaktır.
 
MİT KHK’sı!
 
OHAL kapsamında 694 sayılı KHK ile de MİT “Cumhurbaşkanlığı’na” bağlandı.
Bütün istihbarat; MİT, TSK, Emniyet ve Jandarma’ya bağlı tüm istihbarat birimleri, bunların birbiriyle koordinasyonu ve bilgilerin kullanımı “tek elden” yönetilecek ve bu el de Cumhurbaşkanlığı olacak.
Böylece eşgüdüm sorunu nedeniyle yıllardır verimli çalışmayan, birbirinden bilgi gizleyen istihbarat teşkilatları artık “tek bir merkeze bağlı oldukları için” bunu yapamayacakmış.
Düşününce enteresan geliyor: 15 Temmuz öncesinde onlarca yıl TSK, Emniyet ve tüm kurumlara on binlerce FETÖ’cü yerleşebildiğine, Cumhurbaşkanı’nın, Genelkurmay Başkanı’nın en yakınına kadar girebildiğine ve fark edilmediğine göre şimdi istihbaratı tek merkezde toplayınca bu ihmaller ve ihtimaller ortadan kalkacak mı?
 
Neden konuşmuyor?
 
MİT, Başbakan’a bağlıyken Binali Yıldırım “15 Temmuz gecesi saat 10.30’a kadar MİT Müsteşarı’ndan bilgi alamadım” demişse, eğer MİT Cumhurbaşkanı’na bağlı olsaydı o zamanında mı haber alacaktı?
MİT Müsteşarı, Başbakan’a vermediği bilgiyi Cumhurbaşkanı’na zamanında vermiş miydi? Yeni KHK ile “MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında soruşturma yapılması, tanık olarak dinlenmesi” de cumhurbaşkanlarının iznine bağlanmış.
OHAL KHK’sı ile olduğuna göre “MİT Müsteşarının 15 Temmuz gibi hayati konuların aydınlanması için yapmak zorunda olduğu açıklamalar” OHAL’i mi ilgilendiriyor?
Hakan Fidan’ın “darbe girişimi ile ilgili konuşması” neden bu kadar büyütülmüştür anlamak mümkün değil!