Gazetevatan.com » Yazarlar » Zirveden çukura çukurdan zirveye

Zirveden çukura çukurdan zirveye

14 Ağustos 2016 Pazar


O olimpiyatların tek seferde en fazla altın madalya kazanan sporcusu, o olimpiyat tarihinin en çok altın alan atleti, o antik çağlardan günümüze tüm zamanların en iyisi, onun adı Michael Phelps...

Phelps son kez katıldığı Olimpiyatlar'da tarihe geçmekle kalmadı, 4 yıl önce emekli olan, alkol yüzünden dibe vuran, yarışlardan men edilen bir kişinin azminin nelere kadir olduğunu da gösterdi.

Dört yıl önce yüzmeyi bırakıp havuza veda ettiğini açıklayan ABD'li efsane sporcu Michael Phelps (31), Rio'da muhteşem bir dönüş yaptı. Art arda katıldığı 4 müsabakadan, 4 altın madalya ile ayrıldı. Olimpiyat altın madalya sayısını 22'ye çıkardı. (Muhtemelen size bu yazıyı okurken Phelps, Rio'da 5'inci yarışına girip  5'inci madalyasını da almış olacak. Dün sabah 100 metre kelebek finalleri yapıldı). Bu Olimpiyatlarda kimsenin erişemeyeceği bir rekor.

Phelps Rio'da altın koşusuna 4X100 metre serbest ile başladı. Performansı ile takımını birinciliğe taşıdı. Ardından salı günü 200 metre kelebekte muhteşem bir zafer yaşadı. Bu yarışı kazandıktan bir saat sonra katıldığı 4X200 metre serbestte yine takım halinde birinciliği alarak madalya sayısını üçe çıkardı. Perşembe günü ise Phelps bu kez 200 metre karışık için havuzdaydı. Bunu da kazandı. Böylece kariyerindeki Olimpiyat altın madalya sayısını 22'e çıkaran Phelps, Rio'da havuzun en yaşlı şampiyonu olma unvanını da kazandı.

Peki size şampiyonun, dört yıl önce nasıl bir dibe vuruş yaşadığını anlatsam, oradan tekrar zirveye çıktığını söylesem inanır mısınız?

Philip Phelps, 7 yaşında yüzme sporuna başladı. Ancak kafasını suyun içerisine sokamıyordu. Daha doğrusu sokmaktan korkuyordu. Bu yüzden uzun süre sırt üstü yüzdü ve sırt üstünde uzmanlaştı. Sonraları kendisinde dikkat bozukluğu ve hiperaktivite olduğu belirlendi. Öğretmen annesi ve iki kız kardeşinin yardımıyla tedavi gördü. 9 yaşında babasının annesini bırakıp evi terk etmesinin hüsranını yaşadı. Polis özel kuvvetlerinde görevli olan babası, çocuklarını bir daha doğru dürüst görmedi, maddi olarak da desteklemedi. Phelps, babası tarafından yaşadığı terk edilmişlik duygusunu atmak için havuza daha çok gider oldu. Phelps'e o yıllarda ve daha sonra koçu olacak kişi olan Bob Bowman "babalık" ve rehberlik etti.

"Phelps, Rio'da havuzun en yaşlı şampiyonu olma unvanını da kazandı."

2000 yılında Sydney Olimpiyatları'na katıldığında Phelps, daha 15 yaşında bir çocuktu. Amerika'nın en genç atleti unvanıyla yarışan Phelps, 200 metre kelebekte 5'incilik elde ederek, Olimpiyat kariyerine başladı.

2004'te bu kez Atina'daydı. Ve yüzmede madalyaları silip süpürdü. 6 altın madalya kazanan 19 yaşındaki genç sporcu, rakibi olan dünya ikonu Avustralyalı yüzücü Ian Thrope'u da geride bırakıyordu.

Ve yıl 2008, Pekin Olimpiyatları... Phelps yine sahneye çıktı. Havuzda rakiplerine adeta nal toplattı. 8 altın daha kazandı. Tek bir Olimpiyatta topladığı altın sayısı ile vatandaşı olan 1972 Münih oyunlarında 7 altın kazanan yüzücü Mark Spitz'i de geride bırakıyordu. Artık tarih onu efsane olarak yazıyordu. "Baltimore mermisi" lakaplı Phelps, balık tipi "slim" vücudu, 1.93 boyu ve 48.5 numara  ayaklarıyla dergilere gazetelere kapak oluyordu.

 

Phelps'in içki şişeleriyle çekilmiş fotoğrafları kötü günlerindemanşetleri süslüyordu.

2012 Londra Olimpiyatları Phelps için tam bir yıkım oldu. Kendisinin geçilemez olduğu 200 metre kelebekte hüsrana uğradı. Güney Afrikalı rakibine geçildi. Turnuvada 4 altın, 2 gümüş madalya almasına rağmen ağır eleştiriler alan ve üzerinde büyük baskı oluşan Phelps, müsabakalar sonrası yüzmeyi bıraktığını ve emekliğe ayrıldığını açıkladı. "Hayatımda sadece yüzme vardı. Ne kendi değerimi bildim, ne özel hayat, ne bir sevgili, sadece yüzdüm"  diye günah çıkarıyordu kameralar karşısında. Bıraktığında dört Olimpiyattan 18'i altın 22 madalyası bulunuyordu.

 

Bugüne kadar en yakın rakibinin iki katı madalya kazandı.

Hayatımda sadece yüzme vardı. Ne kendi değerimi bildim, ne özel hayat, ne bir sevgili, sadece yüzdüm...

Emeklilik Phelps için tam bir özgürlük ortamıydı. Parası da vardı, şöhreti de... Partiler, kızlar gece hayatı derken, iyice koptu Phelps. Var olan, ancak yoğun antrenman programı nedeniyle pek ortaya çıkmayan alkol problemi baş gösterdi. Gazetelerin ön sayfalarını başarıları yerine, Phelps'in içki şişelerini ardı sıra fondiplerken çekilmiş fotoğrafları süsler oldu. Bir efsane iken; içki, kumar ve kadınlar arasında batağa süreklenen kayan bir yıldıza dönmeye başladı.

2014'ün Eylül ayında bir gece yine kafayı çekip kumarhaneye gitti. Baltimore'da casino çıkışı sarhoş kafa, otobanda zigzag çizerek hız yaparken polise yakalandı (Hız dediğim saatte 135 kilometre, ama yasal hız sınırının iki katı!). Alkol/uyuşturucu etkisi altında araç kullanmak, aşırı sürat ve hatalı sollamadan 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kefaletle bırakıldı. 18 ay kontrollü gözetim altında tutulmasına karar verildi. Çünkü Phelps 2004 yılında da alkollü araba kullanmaktan tutuklanmış ve  tedavi görmek şartıyla yine kefaletle bırakılmıştı. Polise verdiği ifadede "Ölmek istiyorum, hayatın bir anlamı kalmadı"  sözleri basına yansıdı.

Olay sonrası gazetelerin ve televizyonların manşetlerinden inmeyen Phelp'in dünyası daha da karardı. "Evet alkol bağımlısıydı" ya da "Düşkünüydü" bunu kendine itiraf edemiyordu. 5 gün eve kapandı yataktan çıkmadı. Aldığı ceza nedeniyle 6 ay tüm müsabakalardan men edildi. Rusya'daki 2015 FINA Dünya Yüzme Şampiyonası'na katılması da yasaklandı.

 

Rio’da sahne alana kadar geçen dört yılda resmi bir müsabakada yarışmadı.

helps’in uğradığı bu derin dibe vurmuşluk hissi karşısında yapabileceği tek şey tedavi olmaktı. Arizona'da bir Davranış Bozukluğu Rehabilitasyon Merkezi'ne yattı. 45 gün kimseyle görüştürülmedi. Orada arkadaşının verdiği bir kitapla hayata döndü. Adı "The Purpose of Driven Life"  (Sürüklenen Yaşamın Amacı). Yazarı Rick Farren idi. Rugby oyuncusu olan arkadaşına içeriden yazdığı bir mektupta "Bu kitabı okudukça hayatım değişti. İçimdeki beni keşfettim, neden dünyaya geldiğimi bir kez daha anladım" diyordu.  Ve Phelps ilk geri dönüş sinyallerini işte o hastenede kaldığı günlerde bahçedeki 15 metre uzunluğundaki havuzda verdi. Onun için süs havuzu gibi olan rehabilitasyon havuzunda yeniden kulaç atmaya başladı. Hastaneden "Bir daha içki ağzıma koymayacağım" diyerek ayrıldı. Yıllar sonra babasını görmeye gitti. Onu kendince affetti. Sonra, ona gerçek babalık yapan koçu Bob Bowman'ın yolunu tuttu. Ona "Rio’da yarışmak istiyorum, beni hazırla" dediğinde koç "Saçmalama oğlum, emekli oldun, kilo aldın, antrenmansızsın, önümüzde 1 yıl var mümkün değil" dedi. Ama Phelps'in geri adım atmaya niyeti yoktu. 2015 yılının ikinci yarısını ve 2016'yı ABD içinde küçük yarışlarda gözlerden uzak hazırlık yaparak geçirdi Phelps.

"Şu an vücudum kesinlikle 18 yaşındaki gibi hissetmiyor."

Ve "Şampiyon" Rio'da ilk kez sahneye çıktı. Geçen dört yılda doğru dürüst resmi bir müsabakada boy göstermemişti. Girdiği erkekler 200 metre kelebekte 1 dakika 53 saniye 73 salise ile birinci oldu. Bu dereceyle onu 2012 'de Londra'da emekli eden Güney Afrikalı rakibi Chad Le Clos'tan da intikamını alıyordu. Onu eze eze geçerek birinciliği kazandı. Bu yıl Haziran'da 31 yaşına basan Phelps, muhteşem geri dönüşünü, rehabilitasyon sonrası evlenmeye karar verdiği eşi  Nicole ve henüz üç aylık olan oğlu Robert ile kutladı. 

Phelps halen 100 m. kelebekte (49.82 sn.), 200 m. kelebekte (1:51.51), 400 m. karışık stilde (4:03.84), 4x100 m. (3:08.24) ve 4X200 m. serbestte (6:58.55) dünya rekorlarını elinde tutuyor. Phelps'in emeklilik öncesi bu son yarışları. Amerika ulusal marşı çalınırken kürsüde göz yaşlarına boğulan şampiyon atlet, "Şu an vücudum kesinlikle 18 yaşındaki gibi hissetmiyor. Her tarafım yanıyor ağrıyor. Acılar içindeyim. Ama en azından o yıllardaki heyecanımı geri kazanarak veda ediyorum, bu Olimpiyatı hiç unutmayacağım" diye konuşuyor. Teşekkürler Phelps, bize yaşama tutunmayı ve kazanmayı öğrettiğin için.