Gazetevatan.com » Yazarlar » Uçak yolcusu ne istiyor?

Uçak yolcusu ne istiyor?

04 Mart 2018 Pazar


Teknolojiyi çok iyi kullanan uçak yolcuları kendilerine zaman kazandırdığı için hava yolu firmalarından da aynı yaklaşımı bekliyor. 
 
Mart kapıdan baktırır, tatile göz kırptırır. Seyahat etmenin en güzel tarafı yola çıkmaktır. Yolculuğa başlamak. Şöyle bir koltuğa kurulmak, kahveni eline almak, gezerek, eğlenerek, gülerek, dura dura hedefe doğru ilerlemek. Gidilecek yere vardıktan sonraysa büyü bozulur, kafa hemen dönüşe yoğunlaşır. Tatilin son birkaç günü ise karın ağrısıdır. Özetle en güzel şey yola çıkmaktır...
 
Yola çıkmak iyi de, eh bir de eziyete dönüşmese... Bir arkadaşım sırf bavul aldı - verdi beklememek için uçuşlarda bagaja asla bir şey teslim etmiyor. Seyahatin uzunluğuna göre hooop illa kabine girecek bir bavul ayarlıyor. Çoluk çocuk tatile dahi gitseler, tüm aile fertlerinin elinde birer kabin içi bavul. O küçücük fıçıcık bavullara nasıl sığıyorlar bilemiyorum ama durumları aynen böyle!
 
Yolculuğun keyfi o kadar önemli ki, havacılığın merkez otoritesi diyebileceğimiz Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) 2012’den beri yolcuların nabzını tutuyor. Bu yıl 153 ülkeden 11 bin kişiyle konuşup yolcu isteklerini açıklamış.  
 
“Zamanımı çalma”
 
- Peki yolcular ne istiyor? İlk sırada “Benim zamanım önemli kardeşim” var. Sonra “Uçuşumla ilgili her gelişmeyi anında öğrenmek istiyorum”,  üçüncü sırada “Teknolojiyi biliyorum, dijitalim; rahat ol, bana bırak”,  en sonda da “Uçuşta eğlenmek isterim” geliyor. Biraz açalım.
 
- “Vaktimden çalma” diyen yolcuların yüzde 78’i,  check-in kontuarında bagaj teslimi için en çok 3 dakikayı kabul edilebilir buluyor. Geçen yıl bagajını, otomatik kontuardan kendi başına teslim eden yolcuların oranı yüzde 46’dan yüzde  49’a yükselmiş. Yani yolcuların yarısı kendi bagajını, görevli olmadan, barkodunu kendi yapıştırıp teslim eder hale gelmiş. (Bu işlem 1 dakika sürüyor) 
Pasaport cep’e girsin 
 
- Bir başka sorun pasaporttan geçiş. Buradaki bekleyişin tahammül sınırı da maksimum 10 dakika... Sonrasında ortam geriliyor. Bu yüzden 2017’de yolcuların yüzde 64’ü  biometrik tarayıcı ile pasaporttan geçiş yapmış. İlginçtir ki seyahat edenlerin tamamına yakını, artık klasik kağıt pasaport kullanmak istemiyor. Pasaportlarının ellerindeki akıllı telefonlara tanımlanmasını istiyor.
 
- Uçağa binenlerin 4’te 3’ü “Teknolojiye hakimim. Bırakın uçağa biniş işlemlerini kendim yapayım” görüşünde. Geride bıraktığımız 12 ayda, yolcuların yüzde 74’ü, eletronik boarding pass’lerini (biniş kartı) göstermek için akıllı telefonlarını kullanmış. Kağıt çıktısı alan olmamış. Zaten her 3 kişiden 1’i, biniş kartlarının kaldırılıp, yolcunun check-in’den itibaren biometrik tanıma ile uçağın kapısına kadar getirtilmesini istiyor.
 
- İlginçtir ki uçuşla ilgili en çok SMS yoluyla bilgilendirilmeyi (yüzde 42) seviyormuşuz. Arkasından düşük bir oranla e-mail bilgilendirilmesi geliyor (yüzde 26). Demek SMS ile bilgilendirme halen uçuş sırasında güvenilir ve hızlı bulunuyor. 
 
Kuyruklara çeki düzen 
 
- Yolcu psikolojisi... Herkes uçağa VIP gibi binmek istiyor ama maalesef 200-300 kişi söz konusu olunca bu mümkün değil! Yolcunun “Şunları yaparsanız boarding kolaylaşır, bize de eziyet olmaz” dediği noktalarsa önem sırasıyla şöyle: Yüzde 67;  kuyruklara (pasaport, güvenlik, uçağa biniş) bir çeki düzen verin, müdahale edin hızla ilerleyelim. Yüzde 38;  turnikeli otomatik boarding kapıları yapın da, maçlardaki gibi dıt dıt okutup geçelim. Yüzde 37;  kabine zorla sığdırılmaya çalışılan ağır el bagajlarının yol açtığı zaman kaybına uyarı ve denetimlerle bir son verilsin. 
 
- Bir de “iyileştirilse seyahat keyfi artar” denilenler var. Ne mi onlar? 1)  Uçuş bilgisi değişikliklerinden yolcular anında haberdar edilmiyor. 2)  Uçuşu başka bir saate almak isterseniz bir dizi engel ve bürokrasi ile karşılaşıyorsunuz. 3)  Buna bağlı otel rezervasyonu, araç kiralama gibi lojistik hizmetler sorunlu. Uçak yolcularının istekleri özetle böyle... Kabine ayak basıp, koltuğa yerleşikten sonraki uçuş keyfi ise başka bir yazı konusu. Unutmadan bir şey daha var! Uçuş sırasında yolcular en çok neden keyif alıyormuş biliyor musunuz? Önlerinde kendine ait bir dijital ekran görmekten. Havayolu şirketlerinin kabin içi  entertainment sistemlerine her geçen yıl daha da ağırlık verilmesi bundan herhalde.