Gazetevatan.com » Yazarlar » Herkes robota bağladı sıradaki sen misin?

Herkes robota bağladı sıradaki sen misin?

19 Kasım 2017 Pazar


Otomatik pilotlu TIR’ımız da piyasada. Yapay zekalı robotlar sanayide tüm hızıyla iş gücünün yerini alırken, endişelenmeli miyiz?
 
ABD’li milyarder işadamı Elon Musk’ın Anıtkabir’den paylaştığı Atatürk’le ilgili sözleri çok konuşuldu. Dahi inovatör ülkesine döner dönmez bombayı patlattı. Tesla otomobillerin sahibi, bu kez elektrikli TIR yaptıklarını açıkladı. 40 dakikalık şarj ile 640 kilometre yol kat edebilen TIR’ların bir başka özelliği de oto pilotla, yani sürücüsüz gidebilmeleri. 
 
Bu da demektir ki, 5 yıla kalmaz şoförsüz TIR’ları otobanlarda görüyor olacağız. Zaten Amazon, Apple, Daimler, Tesla, Uber, Ford, Toyota gibi şirketler şoförsüz kamyonlara milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Bir şeyden eminim; şoförsüz TIR’lar, şoförsüz otomobillerden önce pazarda olacak. Çünkü kolay para bu pazarda. Tedarik zincirinin son halkası olan şoförler, kapitalist dev şirketlerin para kazanmak için en agresif şekilde saldıracağı (kesinti yapacağı) meslekler olacak. 
 
Kaza yaparsa ne olacak?
 
Tabii, yapay zekaya sahip robotlarca idare edilen araçların, trafikte gezinmesi etik tartışmaları da beraberinde getirecek. Örneğin robotun kullandığı TIR’ın önüne iki kişi atlarsa, bunlardan biri 5 yaşında çocuk, diğeri 60 yaşında bir kadınsa ve robotun bunlardan birini ezmesi kaçınılmazsa, yapay zeka hangisini tercih edecek? Kadını mı, çocuğu mu? Çoğunluk “Çocuk yaşasın, kadın kaza kurbanı olsun “ diyebilir. Ama bir başkası da çıkıp “Kadın eğitimli, onlarca yılın birikimi, iş deneyimi var, topluma faydası dokunuyor, çocuk kurban olsun” diyebilir. Sonuçta oto pilotun yazılımını yapacak mühendisin ahlaki/etik değerlerine göre kimin “gideceği” şekillenecek, iyi mi?
 
Sanayide 4G’ye, yani yapay zekalı robotların insanların yerini almasına kim ne diyebilir. Zaten bu kaçınılmaz. Yapay zeka olsun mu olmasını mı tartışmalarına gülüyorum. Yapay zeka kaçınılmaz. Çünkü biz insanoğlu bir şeyin nasıl yapıldığını, ancak ve ancak yapıp işleterek öğrenebiliyoruz. Medeniyetin ilerlemesi bunun üzerine kurulu. O yüzden yapay zekayı yapmamız, denememiz, yararını zararını görmemiz şart.  
 
Peki bize ne olacak? Sakın beni İngiltere’de 19’uncu yüzyıl başlarında, dokuma tezgahları elektrikli hale gelince sokak isyanı başlatan “Teknoloji düşmanı” işçilerden sanmayın. 
 
Hangi meslekler kesin gidici?
 
Japon asıllı fütürist, teorik fizikçi ve yazar Michio Kaku, Geleceğin Fiziği adlı kitabında, aracılık yapılan ve rutine bağlamış her mesleğin 15-20 yıla ortadan kalkacağını söylüyor, haklı da. Fabrika işçiliği ve servis sektörünü zaten komple robotlar ele geçirecek, onu geçtim. Mesela eczacılık. Robotlar tezgah arkasından ilacınızı verebilecek. Mesela aile hekimliği. Gece rahatsızlandınız, semptomları bilgisayara söyle, ateşini, öksürüğünü tansiyonunu robot otomatik ölçsün, reçeteni yazıp sevk etsin. Daha ileri aşamada uzman doktorluk. Şimdiden robot cerrahlar ameliyatlara girer oldu. Avukatlık, muhasebecilik, bankacılık, öğretmenlik, aşçılık hatta ve hatta resim, heykel gibi sanat kolları. 
Aynı soru, peki bize ne olacak? Ne kadar şikayet etsek de, her sabah işe gidip, para kazanmak ailemize bakmak istiyoruz.  Veli toplantılarına koşturmak, çocuğu maça götürmek, yaşamak istiyoruz, çünkü vergimizi ödüyoruz. Sadece yaratıcı zekası olanlar, dizayn ve sanatla meşgul olanlar, mentorlar ayakta kalacaksa bize ne olacak? Tarım bile robotların eline geçerse bize ne olacak?
Bu konu pimi çekilmiş bomba gibi önümüzde. Önümüzde ama ne teknoloji şirketleri, ne Walmart, Amazon gibi tedarik şirketleri, ne de hükümetlerin umrunda. Herkes bir robotlaşmadır, yapay zekadır tutturmuş gidiyor. Tamam da robotlar mesleklerin yerini almaya başlayınca, insanlar aç, işsiz, parasız kalınca teknolojinin getireceği toplumsal kaos ne olacak? Ekonomistlere soruyorum, var mı cevabınız!