Gazetevatan.com » Yazarlar » Çapkınlığın temelinde ne var?

Çapkınlığın temelinde ne var?

02 Eylül 2018 Pazar


Çapkınlık deyince, akla her zaman erkekler gelir. Karısını aldatan erkeğe de, evli olmayıp sürekli sevgili değiştirene de taktığımız lakap çapkındır.

Kadının bu kadar dikkatli davranmasının sebeplerinden biri de aslında yakalandığında ona takılacak olan diğer lakaptır. Ne de olsa adam aldatınca olur çapkın, kadın aldatınca olur o....pu! Anlayacağınız çapkınlık sadece erkeklere mahsus bir davranış değildir!

Göz ardı ettiğimiz en önemli nokta ise; çapkınlığın temeli huyumuza değil, beynimize bağlı olduğudur! Peki genetik olarak tek eşli olan insanlar nasıl genetik yapımıza ters hareket edebiliyorlar?

Bunun çeşitli sebepleri var. En kritik olanı hormonal sebepler tabii. Sevgi ve mutluluk hormonlarının (oksitosin, dopamin, endorfin) salgılanmasında sorun yaşandığında sadakat sona eriyor. Demek ki, bu hormonların faaliyetlerini durduran faktörler çapkınlığın ana sebebi... Doğuştan gelen genetik sağlık sorunları olabileceği gibi doğumdan sonra yaşanılan anne karnı travmaları da yaşamımıza yön veriyor. Sevgi hormonu (oksitosin) özellikle kadınlarda bağlanma güdülerini harekete geçiriyor. Kadının iyi bir ilişki içinde olması partnerine güvenebilmesi, onunla ilgilenmesi ve ondan ilgi görmesi, destek, şefkat hissetmesi sevgi hormonunun (oksitosin) seviyesini artırıyor.

Kısacası sadakat duygumuzun oluşması için temelimizin baştan sağlam olması gerekiyor. İşin bu kısmı biraz karışık. Sonuçta hangimiz mükemmel bir temele sahibiz ki? Geçmişimize baktığımızda düzenli aile yaşamından geliyorsak, bu bize ileride seviyeli beraberlikler için gelecek yaratabiliyor. İlişkinin temel taşı biraz güven biraz kaybetme korkusu... Aşkın da temeli buna dayanıyor. Aslına bakarsanız çapkınlık aşkın bitmesi yüzünden oluşmuyor. Çapkınlığa sebep olan önemli faktör, mutluluk hormonu (dopamin ve endorfin) eksikliği veya tükenişi. Çapkınlığın önüne geçmek içinse stres seviyesinin düşürülmesi ayrıca mutluluk hormonunun iyi çalışması gerekiyor.

Mutluluğu artıran gıdalar

- Her şeyin başı düzenli bir yaşam. Dolayısıyla öncelikle; akşamları erken uyumanız gerekiyor, çünkü mutluluk hormonu (dopamin) gece yarısından iki saat önceki süreçte en yüksek düzeyde salgılanıyor.

- 5-HTP adlı doğal bir molekül mutluluk hormonunun üretimini artırıyor. B6 vitamini ile birlikte kullanıldığında endişede hipertansiyona, çapkınlıktan depresyona birçok beladan erkeği uzak tutuyor.

- Ayrıca yağlı deniz balığı, fındık ve fıstığın içindeki Omega-3, vücutta dopamin üretimini artırıyor. Özellikle çikolata, muz, üzüm, dondurma ve acı biber kandaki endorfin hormonunu yükseltiyor. Güneşe çıkmak ve masaj yaptırmak da mutluluğu artıran en önemli nedeler.

Aşk değil, mutluluk hormonu tükeniyor!

Evlilik öncesi çok sayıda ilişki yaşayanlar; haz bağımlılığının (endorfin) gelişmesinden dolayı, sadakatsizlik riski ile karşı karşıyadır. Evliliğin ilk dönemlerinde yüksek olan mutluluk düzeyleri daha sonra giderek normale dönüşüyor, daha önceki ilişkileri nedeniyle endorfin bağımlılığı geliştiğinden kişinin tekrar aynı hazzı arama ihtimali ortaya çıkıyor. Belki de aşkın ömrü en fazla 2,5 yıl derken bahsettiğimiz şey, aşkın değil mutluluk hormonun tükenişidir. Tükenen haz sebebiyle gönüller ve beyinler başka arayışlara giriyorlar.

Evlenmenden önce sadakat testi 

Birkaç yıla kalmadan; insanların beynindeki hormonların durumunu basit testlerle ölçebileceğiz. Böylece sadakati sağlayan hormonların seviyesini görmek mümkün olacak. Belki de bir çok kişi evlenmeden önce bu testin yapılmasını evleneceği kişiden isteyecek. Emin olduğum şey Türkiye’nin bu testi en çok yapan ülkeler arasında rekor kıracak olması..

Bilimle kalın!