Göze yabancı cisim kaçması ihmale gelmez!

06 Nisan 2018 Cuma - 15:16 | Son Güncelleme : 06 04 2018 - 15:16

Çeşitli kazalar ya da yaralanmalar sonucu gözlerde, yabancı cisim kaçması gibi tehlikeler yaşanabiliyor. Gözlere kaçan sert taneli cisimler, sıvı ya da gaz gibi maddeler ise göz sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturabiliyor. Fakat önemli ya da önemsiz gözle ilgili tüm şikayetlerde en kısa zamanda bir göz hastalıkları uzmanına başvurmak gerekiyor. Göz Hastalıkları ve Vitreretinal Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Hüseyin Sanisoğlu, gözlerin içerisine kaçan cisimler ve uygulanabilecek tedaviler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.


Yabancı cisimler, kendi içerisinde “yüzeysel yabancı cisim” ve “batan yabancı cisim” olarak ikiye ayrılır. Yüzeysel yabancı cisimler, gözün yüzeyine yapışırken, batan yabancı cisimler ise korneayı delerek gözün içine kadar ulaşır. Yüzeysel yabancı cisimlerin göze temas etmesi genellikle ciddi problemlere yol açmaz. Fakat batan yabancı cisimler gözde önemli yaralanmalara sebep olabilir. Batma durumlarında genellikle acil müdahale gerekebilir. Göze yabancı cisim batma sorunlarında, gözdeki cisim kum gibi sert taneli de olsa aseton ya da metan gibi sıvı veya gaz da olsa ilk iş gözü bolca yıkamak olmalıdır. Hatta yıkama işlemi olabildiğince uzun tutulmalıdır. Daha sonra en kısa sürede bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.
 
Batan yabancı cisimler görüş azalması ile fark edilir
 
Yüzeysel yabancı cisimler göze kaçtığı takdirde rahatsız edici olma özelliği gösterir. Cisim, korneaya takıldığında göz kızarması, sulanması gibi sorunların ortaya çıkmasına sebep olur. Fakat batan yabancı cisimler sonucu yaralanmalarda ise durum daha ciddi olmasına rağmen daha az acı hissedilir. Çoğu zaman görüş azalması ile fark edilir.
 
Kimyasal sıvı yaralanmaları tedaviyi geciktirme lüksü taşımaz
 
Göze sert cisimler gelebildiği gibi asit, alkali ya da alüminyum gibi çeşitli kimyasallar da kaçabilir. Belirtiler ise kimyasalın çeşidine göre farklı zamanlarda ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda yine ilk olarak gözü tazyikli su ile yıkama işlemi uygulanmalıdır. Kimyasal sıvı yaralanmaları, acil müdahale gerektirdiği gibi gecikme lüksü de taşımaz. Öyle ki tedavinin gecikmesi görme kaybıyla sonuçlanabilir. Aksi durumda hastanın limbal kök hücreleri zarar görebilir, ileriki süreçte de korneada opaklaşma, damarlanma gibi rahatsızlıklar da gelişebilir. Sonucunda ise hastaya, yeni doğum yapmış bir annenin plesentasından alınan zarın korneaya dikilmesi ile amniyon zarı transplantasyonu gerekebilir.
 
Tedavi, gözdeki cismin durumuna göre belirlenir
 
Cisim göz yüzeyine yapışmışsa ya da gözde ölü deri varsa uzaklaştırılacak, gerekiyorsa göz kapatılacak, kontakt lens tedavisi uygulanacak ya da hastaya damla tedavisi önerilecektir. Fakat göze kaçan sert bir cisimse ve gözde yaralanmaya sebep olmuşsa, yara alan dokulara müdahale etmeye yönelik tedaviler uygulanacaktır. Gözün içerisinde kalan bir cisim olup olmadığına bakmak için ise manyetik renozans, bilgisayarlı tomografi ya da radyolojik tetkikler yapılabilir.
 
Korna nakli de gerekebilir
 
İlk tetkiklere göre göze batan cisim gözde çok ciddi yırtıklara ya da doku kayıplarına sebep olmamışsa, hasta kısa süre içerisinde eski sağlığına kavuşacaktır. Ancak kornea ya da retinada yırtık veya yara oluşmuşsa tedaviye rağmen gözde belirli bir görme kaybı gelişebilir. Hatta ileriki süreçlerde retinaya müdahale ya da kornea nakline ihtiyaç duyulabilir. Tabii böyle durumlarda gözün iyileşme süresi beklenenden uzun sürebilir. Ayrıca yabancı cisim ilişkili travmalar sonucu korneada kalıcı lekelenmeler oluşbilir. Lekelenmenin önemine göre hafif durumlarda lazerle renk açma işlemi, daha ağır durumlarda ise yine kornea nakli gerekebilir. Nakil işlemlerinde, diğer organ nakillerinde olduğu gibi herhangi bir doku uygunluğu aranmaz. Operasyon sırasında atılan dikişler en erken altı ay sonra alınır. Gözlük ve lens takviyesiyle de hastaların ciddi bir kısmı öncesine göre daha etkili bir görme elde edebilir.
 

ETİKETLER