Gökyüzüne yazı yazmak için matematik ve fizik kullanıyor

BURAK KARA / bkara@gazetevatan.com |  20 Mayıs 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 20 05 2018 - 2:30

Mahya sanatının son temsilcisi Kahraman Yıldız, Ramazan boyunca sanatını icra ediyor. ‘Selatin Camileri’ne bu kutsal ayda 22 farklı mahya hazırlıyor.


Minareler arasına asılan mahyalarda dini sözler bu kutsal ayda, insana, dostluğa, barışa dair nice güzel öğütler veriyor. Yüz yıllardır devam eden mahya sanatının son temsilcisi Kahraman Yıldız, 70 metre yükseklikteki minarelerde gözü kara şekilde sanatını icra ediyor, gökyüzüne yazı yazıyor. Ramazan maratonu üç ay öncesinden başlıyor Kahraman Usta’nın. Atölyesinde hazırlanan mahyalar önce Edirne Selimiye Cami’ne, ardından Bursa Ulu Cami’ye takılıyor. Son hafta İstanbul’da iş başlıyor; sırasıyla Süleymaniye, Eminönü Yeni Cami, Üsküdar Yeni Valide Cami, Eyüp Sultan ve Ataşehir Mimar Sinan Cami’nin mahyaları takılıyor.  Yıldız 43 yıldır Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışıyor ve ülkemizin en önemli camilerinin ramazan mahyalarını hazırlıyor. Mahyaları hazırlama sürecini bir mühendis titizliğiyle anlatıyor, “Önce bir kağıda mahyaya işleyeceğim kelimeyi yazıyorum, bu yazı blok olmak zorunda, karakterin oturması ve simetrik olması lazım. Bunun için matematik, geometri bilmek gerekiyor, tabii mahyayı minareler arasına yerleşitirirken de fizik kurallarına hakim olmak, rüzgarı ve yerçekimini hesaplamak ona göre asmak gerekiyor. Her harf için ampül sayısı değişiyor: A için 14, U için 5 ampul yetiyor, R, B ve Y harflerinde 20’ye yakın ampul kullanıluyor. 15 vatlık ampüller kullanıyoruz ki uzaktan da yazı rahat okunsun. Ampül gücünü yükseltirsek hiçbir şey okunmaz ve ışık topuna döner mahya. Bunun da tekniği var, her harfin sigortası var ampülleri taktığımız her duy yağmura karşı korunaklı kısa devre yapmasın diye. Bir yazıyı hazırlamak üç aya sürüyor, iki minare arasında 20-25 metre oluyor genelde. Her kelimeyi balya balya üzerlerini numaralandırarak minareye taşıyıp birkaç saatte asıyoruz. Asıl mesele yazıları hazırlamak.”

 

Yılda 22 farklı mahya hazırlıyor

Kahraman usta İstanbul’da altı, toplamda sekiz caminin mahyalarını hazırlıyor ve Ramazan ayı boyunca bu camilere 22 farklı mahya yazıyor. “Osmanlı Padişahlarının yaptırdığı ve Selatin Camileri olarak bilinen tarihi camilerin minareleri arasına özellikle mahya çalışması yapıyoruz. Bu camilerin tarihi önemi var. Örneğin Sultanahmet cami mahyanın doğduğu yer. Ramazan boyunca Sultahmet başta olmak üzere, Süleymaniye, Eyüp Sultan ve Emir Veli camilerine dört farklı mahya asıyorum, Ulu Cami ve Selimiye’ye ise iki farklı mahya asıyoruz. Toplamda ramazan boyunca 22 farklı mahya hazırlıyorum” diyor. Yıldız mahyaların önemini de şöyle anlatıyor, “Televizyon,  gazetenin olmadığı dönemlerde mahyalar vardı. Camiilerden güzel ayet ve hadisler yazarak halka Ramazan müjdesi verilirdi.”

Bu yılın teması Ramazan ve israf oldu

Camileredeki mahyalarda hangi temanın işleneceğine Diyanet İşleri Başkanlığı karar veriyor, her yıl bir tema belirleyen diyanet bu temaya göre ayet ve yazıları kararlaştırıyor. “Ramazan başlangıcında ‘Hoş geldin on bir ayın sultanı’ diye başlıyoruz. Sonra “Oruç tut sıhhatli ol”, “Oruç arınmaktır”, “Ramazan berekettir” gibi sözler var. Mesela bu senenin teması Ramazan ve israf. Bu sene israfı işleyeceğiz. “Vakti ve nakti israf etme”, “İsraf haramdır”, “Zekat çoğaltır, israf azaltır”, gibi yazılarla insanlara mesajlar veriyoruz. Şimdi teknoloji gelişti, dijital LED mahyalar moda. Gençler teknolojiyi kullanıyor onların önünü açmak lazım, ama mahyacılık bir el sanatı, uğraş istiyor. Bunda bir estetik var. Büyük bir yazı bu bir seferde görüyorsunuz, okuyorsunuz.” Peki 70 metre yüksekte çalışmak zor değil mi? diye soruyorum Kahraman ustaya, “43 yıldır minarelerdeyim. Alıştım. Yüksekten kormuyorum, zaten tüm güvenlik önlemleri alıyoruz. Bizi en çok zorlayan hava durumu. Yazın sıcak dışında sıkıntı yok ama kışın ciddi sorun. Fırtınada, karda kışta çok zor. Bir keresinde Edirne’de çok soğuk vardı, fıskiyeli havuzda sular havada donmuştu. O gün ellerimiz mosmor olmuştu, ertesi gün iki kişinin soğuktan vefat ettiğini okudum” diyor.

ETİKETLER


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
21. yüzyılda ne ile karşı karşıyayız?
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep