Glokoma "dur" diyen teknoloji

AA |  12 Mart 2019 Salı - 15:44 | Son Güncelleme : 12 03 2019 - 15:44

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde geliştirilen biyosensör teknolojisinin pazara transferi için kurulan GlakoLens, teknolojiyi kontak lens ile bütünleştiren tasarımıyla açık-açılı glokomun en büyük sebebi olan göz içi tansiyonunun seyri ve kontrolünü sağlayacak.


Boğaziçi Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre, dünyada yaklaşık 70  milyon kişi, önlenebilir kalıcı görme kaybının en sık rastlanan ikinci nedeni  olan glokom hastası. Bunların yarıya yakını ise glokom hastası olduğundan  haberdar değil. Yaşlı nüfusun hızla artması nedeniyle glokomun görülme sıklığının  2040'ta 110 milyona çıkması bekleniyor.
 
Diyabet hastaları, oküler ve sistemik hiper tansiyonlu ve 40 yaş üstü  kişiler yüksek risk grubunda bulunurken, glokoma yakalanmada genetik faktörler de  rol oynuyor.
 
Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim  Üyeleri Prof. Dr. Günhan Dündar ve Prof. Dr. Arda Deniz Yalçınkaya ile Boğaziçi  Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü'nde doktora çalışmalarına devam  eden Özgür Kaya ve araştırmacılar, glokom hastalığı öncesinde hastanın göz içi  tansiyonunun seyrini takip etmeyi amaçlayan GlakoLens'i geliştirdi.
 
Prof. Dr. Günhan Dündar, glokomun yavaş gelişmesi nedeniyle hastanın  sorunun farkına varamadığını ve zamanla görüş alanının daraldığını belirterek, şu  bilgileri verdi:
 
 "Baskıya maruz kalan sinir hücreleri ölmeye başladığında artık geri  dönüş mümkün değil. Glokomun seyri ilaç ile kontrol altına alınamazsa cerrahi  müdahale gerekiyor. Fakat bir süre sonra göz tansiyonun düşürülmesi için açılan  kanal kapanıyor ve tansiyon tekrar yükselebiliyor. Glokom bu yüzden kronik bir  rahatsızlık, hastanın sürekli takip altında tutulması gerekiyor. Göz  tansiyonundaki 24 saatlik değişimlerin gözlemlenebilmesi doktorlara hastanın  durumuyla ilgili şimdiye kadar sahip olmadıkları kalitede bilgi sağlayacak.  Amacımız tasarladığımız cihaz ile glokomun ilerlemesine fırsat tanımamak."
 
Göz tansiyonunun gün içinde değişim göstermesi nedeniyle doktorların  göz tansiyonu ölçümünde yeterli ve doğru veriye ulaşamadığına işaret eden Dündar,  geliştirilen cihazın avantajlarını şöyle sıraladı:
 
"Göz içi basıncı özellikle gece saatlerinde daha yüksek olabiliyor.  Günümüzde göz tansiyonu ölçümü için kullanılan tıbbi cihazlar hastanın durumunun  doğru takibi için yeterli olmayan ölçümler sunmakta. Ancak GlakoLens'in  geliştirdiği sistem, gece boyunca hasta uyurken de ölçüm yapabildiği için  doktorlar normalde elde edemeyecekleri veriye kavuşuyorlar. Ürünümüz bu sebeple  rutin doktor muayenesinde fark edilemeyecek durumdaki yüksek risk grubunda  bulunan hastalara faydalı olacak."
 
 "GlakoLens, önleyici hekimlikte de örnek oluşturacak"
 
Dündar, sağlık alanında son 10 yılda ön plana çıkan gelişmelerden biri  olan giyilebilir sensörlerin, kişinin günlük hayatını etkilemeden veri toplanması  sonucunda varılabilen erken teşhisle hastalıkların ilerlemeden kişiselleştirilmiş  şekilde tedavi edilebilmesini sağladığını anlattı.
 
Gelişen teknolojiyle "erken teşhis"in bile öncesine gidilebileceği,  yani hastalığın ortaya çıkma olasılığına karşı hareket edilmeye başlanacağını  dile getiren Dündar, araştırmacıların, GlakoLens'in önleyici hekimlikte de örnek  oluşturacağını söyledi.
 
  
"Önümüzdeki 4-5 ayda laboratuvar koşullarındaki testler  tamamlanacak"
 
Prof. Dr. Arda Deniz Yalçınkaya, Şubat 2017'de kurulan GlakoLens'in,  ACT VC'den aldığı yatırımın yanı sıra bir Eurostars projesiyle de desteklendiğini  belirterek, geliştirilen ürünün, "göz tansiyonunu algılayan kontak lens kısmı",  "algılanan verilerin kablosuz şekilde aktarılması için kullanılan elektronik  bölüm" ve "kullanıcı arayüz yazılımı" şeklinde üç ana bileşenden oluştuğunu  anlattı.
 
Kontak lensin ilk prototiplerinin üretildiğini, okuma elektroniği ve  yazılımın ise tamamlanma aşamasında olduğunu dile getiren Yalçınkaya, bundan  sonraki süreçleri şöyle aktardı:
 
"Medikal bir ürün geliştirdiğimizden ve global olmayı  hedeflediğimizden sonraki adımlarımız CE sertifikası ve FDA belgelerini almak  olacak. Önümüzdeki 4-5 aylık süreçte laboratuvar koşullarındaki testler  tamamlanacak. Ardından ürünün performansını Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri  Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde gerçekleştireceğimiz hayvan deneyleri  aracılığıyla değerlendireceğiz. Klinik aşamaları medikal danışmanlarımızla  planlıyoruz."
 
Yalçınkaya, "Geliştirdiğimiz cihaz manuel ölçüm yapmıyor. Otomatik  olarak 24 saat veri toplayabileceğinden hekimlere ve hastalara doğrudan kolaylık  sağlayacak, veriler doğrultusunda kişisel tedavi yöntemleri ortaya çıkabilecek ve  maliyeti düşük olduğu için benzer ürünlerden farklılaşacak." dedi.
 
 Prof. Dr. Arda Deniz Yalçınkaya, GlakoLens'in gelecekteki çalışmaları  arasında yara iyileşmesini ve enfeksiyon durumunu takip eden akıllı yara bantları  olabileceğini bildirdi.
 
 "Günlük faaliyetler esnasında veri toplamak daha nötr sonuçlar  verecek"
 
 Özgür Kaya ise verilerin kaydedilmesi için cep telefonundan daha hafif  taşınabilir bir cihaz tasarladıklarını ifade ederek, "Hastanın günlük  faaliyetlerine devam ederken geliştirdiğimiz göz holteri ile düzenli ölçüm  yapılması önemli. Hasta, muayene için doktora gittiğinde hastane ortamı  psikolojisine çeşitli etkilerde bulunabilir ve 'beyaz önlük etkisi' ortaya  çıkabilir. Örneğin, hasta endişeli ve gergin olduğunda tansiyonu daha da  yükselebilir. Doğal olarak göz tansiyonu ile alakalı veriler etkilenebilir.  Günlük faaliyetler gerçekleştirildiği esnada veri toplamak daha nötr sonuçlar  verecektir." diye konuştu.
 
 Sertifika alımı ve belgelendirme çalışmalarının önemine işaret eden  Kaya, şunları söyledi:
 
"Kalite Yönetim Sistemi kurumsal yapılar için değerli. Sonuçta vücuda  taktığınız herhangi bir cihaz risk oluşturmakta. Bu yüzden üreteceğiniz cihazın  güvenli ve etkin olduğunu göstermelisiniz. Üründen kazanacağınız avantaj,  yarattığınız riskten daha fazla olmalı. Bu güvenlik kısmını laboratuvar  testleriyle değerlendirip belgeleyeceğiz. Öte yandan ürünün performansını başta  hayvanlar sonrasında insanlar olmak üzere canlılar üzerinde değerlendirmeniz  gerekiyor."
 

ETİKETLER

Glokoma