Genelkurmay çatı davasında karar günü belli oldu

AA |  28 Mayıs 2019 Salı - 14:28 | Son Güncelleme : 28 05 2019 - 14:28

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda yaşanan eylemlere ilişkin, aralarında sözde yurtta sulh konseyi üyelerinin de yer aldığı 224 sanıklı davaya devam edildi.


Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumu  Yerleşkesi'ndeki mahkeme salonunda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz  sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulunurken, duruşma salonu içerisinde  Jandarma Özel Harekat ve jandarma komandolar özel tedbir aldı.
 
Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, dava kapsamında hükmün verileceğini  açıklayarak sanıklardan son sözlerini sordu.
 
Sanık eski albay Murat Korkmaz, "15 Temmuz gecesi Özel Kuvvetler Tabur  Komutanı olarak aldığım emirler iç hizmete uygundur. İddia makamının iddia ettiği  gibi Türk Ceza Kanunu'nun 309. maddesi (anayasayı ihlal) kapsamında hiçbir  faaliyeti icra etmedik." sözleriyle beraat talebinde bulundu.
 
Sanık eski astsubay Kamil Ilgaz, "Gözümün gördüğü, aklımın erdiğince  yanlış bir şeye karışmadım. Hiçbir kimseye zarar vermedim." ifadelerini kullandı  ve beraatini istedi.
 
"Son söze, sözün bittiği yere geldik." diye konuşan sözde konseyin  üyesi eski tuğgeneral Ahmet Bican Kırker, "Mahkemenizin vereceği karar beraat  olsa bile kabul etmiyorum." sözlerini kullandı.
 
Sanık İsmail Aydın son sözlerinde, "Herkes için hayırlara vesile  olsun." dedi.
 
Hakkındaki darbe toplantısına katılma ve sivil vatandaşa ateş etme  iddiası bulunduğunu beyan eden konsey üyesi eski tuğamiral Sinan Sürer, toplanan  deliller kapsamında suçsuz olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek beraatini  istedi.
 
 Olay günü Kara Kuvvetleri Komutanı'nın koruma müdürü Burak Akın'ı  vuran eski yarbay Halit Kazancı, yargılama sürecine ilişkin eleştirilerini dile  getirdikten sonra suçsuz olduğunu öne sürdü.
 
Suikastçı general son sözü reddetti
 
Son sözleri sorulan konsey üyelerinden sanık eski yarbay Ertuğrul  Terzi, "Sizden beklentim hukuku ve adaleti sağlamanız." ifadesini kullandı.
 
 Sanık Veysel Özmen, "Darbeci değilim, FETÖ'cü hiç değilim. Tahliyemi  ve beraatimi istiyorum." dedi.
 
Sanıklardan eski binbaşı Ümit Bayık ise son sözlerinde şiir okumayı  tercih etti.
 
 Olay günü polis araçlarını vurduran eski taarruz helikopter tabur  komutanı yarbay Özcan Karacan, firari olduğu 13 ayı unutamadığını belirttiği son  sözlerinde adil bir karar verileceğine inanmadığını iddia etti.
 
Konsey üyelerinden eski yarbay Savaş Kabaklı, iddia edilen eylemleri  icraya yönelik bir hareketinin olmadığını ileri sürdü.
 
15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast girişiminde  bulunan eski tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, "Son sözü reddediyorum."  ifadesini kullandı.
 
FETÖ'nün sözleşmeli subaylar imamı olduğu belirtilen sivil sanık Birol  Kurubaş, "Darbe toplantılarında olmadığım, o tarihlerde memleketimde olduğum HTS  kayıtlarıyla belli. Ben daha önce öğretmenlik yaptığımı, 17-25 Aralık sürecinden  sonra da ayrıldığımı söylemiştim. Ben bu örgütte ne de başka bir örgütte üyelik  ya da yöneticilik yapmadım." sözleriyle beraatini istedi.
 
Akıncı Üssü'nün eski komutanı sanık eski tuğgeneral Hakan Evrim,  "Yurtta sulh konseyi üyesi değilim. Bana kumpas kurulmuştur. Bilirkişi raporları  düzmecedir. Beni mahkum edebileceğiniz bir husus yoktur." diye konuştu.
 
Eski binbaşı Gökhan Balcı, suçlu olmadığını iddia ettiği son  sözlerinde, suçlu bulunması halinde idam edilmeyi talep ettiğini söyledi.
 
 Sanık eski binbaşı Abdürrahim Aksoy da son sözlerinde darbeci general  Semih Terzi hakkında "kahraman" ifadelerini kullandı.
 
15 Temmuz'da dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın emir subayı  olan eski yarbay Levent Türkkan, soruşturma aşamasında verdiği ifadelerinin doğru  olmadığını bildirdi.
 
Darbe bildirisinin altında imzası bulunan eski tuğgeneral Mehmet  Partigöç, "15 Temmuz akşamı mesaiye kalan askerlerin tamamı benim emrimle  kalmıştır, sorumlulukları bendedir." dedi.
 
Partigöç, reddihakim talebinde bulundu.
 
Son sözleri sorulan eski başyaver Ali Yazıcı ise tuzağa düşürüldüğünü  öne sürdü.
 
 "Her şey acayip güzel olacak"
 
Konsey üyelerinden eski tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, adil yargılama  yapılmadığı iddiasında bulundu ve son söz söylemenin gereksiz olduğunu söyledi.
 
Sanıklardan eski albay Özay Yılmaz, son sözlerinde, "Ben her şey güzel  olacak demiyorum, her şey acayip güzel olacak diyorum." şeklinde konuştu.
 
15 Temmuz'da Jandarma İstihbarat Okul Komutanı eski albay Murat  Koçyiğit, "Darbeci değilim, örgüt üyesi değilim, yurtta sulh konseyi üyesi hiç  değilim. Bu leke bana asla yakışmaz." sözleriyle beraat talebinde bulundu.
 
 Akın Öztürk'ün son sözleri
 
15 Temmuz'da Yüksek Askeri Şura üyesi olan sanık eski orgeneral Akın  Öztürk, aleyhinde algı oluşturulduğu iddiasında bulundu.
 
Öztürk, şu şekilde savunma yaptı:
 
"34 aydır ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyorum. Tutuklandığın 18  Temmuz'dan bugüne 5 defa savunma yaptım. Bu savunmalar arasında hiçbir fark  yoktur. Zaten gerek avukatım gerekse aileme dedim ki 'Eğer ölürsem arkamdan bir  Fatiha okumanız için 15 Temmuz'la ilgili bildiğim her şeyi açıkladım. Önce siz  inanacaksınız bana.' Ancak duruşmada ortaya çıkan gerçeklere rağmen duruşma  savcısı iddianameyi olduğu gibi mütalaaya kopyalamış. Suçlandığım iki husus var,  'O mübarek düğüne neden katılmadın' ve 'Partigöç ile niye konuştun?' Ben bu iki  sebepten yurtta sulh konseyi üyesi ve FETÖ yöneticisi olarak suçlanıyorum.  Bunların yalan olduğunu uzun uzadıya anlattım size. 34 aydır suçsuzluğumu ispat  etmeye çalışıyorum."
 
Öztürk, 46 yıl boyunca orduda görev yaptığını, halen göreve hazır  olduğunu beyan ederek beraatini talep etti.
 
Karar 20 Haziran'da
 
15 Temmuz'da dönemin Genelkurmay Başkanı Akar'a darbeyi tebliğ ettiği,  Akar'ın bunu kabul etmemesi üzerine Akıncı Üssü'ne götürülmesi emrini verdiği  belirtilen eski tümgeneral Mehmet Dişli ise fitneye maruz kaldığını savundu.
 
Darbe girişiminde bulunmadığını ve yurtta sulh konseyi üyesi  olmadığını iddia eden Dişli, "Ben ne FETÖ'cüyüm ne de darbeciyim. Evet  muhafazakar bir ailede doğdum ama gözümü şanlı yuva Harbiye'de açtım. Ben  müktesebatıma ihanet etmedim, etmem. Beraatımın önünde hiçbir engel olmadığını  biliyorum." sözlerinin ardından beraatini istedi.
 
Diğer sanıkların da son sözlerinin alınmasının ardından Ankara 17.  Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Oğuz Dik, karar duruşmasının 20 Haziran'a  bırakıldığını bildirdi.
 
 
 

ETİKETLER