Geçmişe ışık tutan buluntular TÜBİTAK'ta tarihlendiriliyor

AA |  12 Ağustos 2020 Çarşamba - 15:11 | Son Güncelleme : 12 08 2020 - 15:11

Arkeoloji alanında son yılların en büyük keşifleri olan Göbeklitepe ve Çatalhöyük yerleşimlerinde gün yüzüne çıkarılan kalıntıların tarihlendirme analizleri, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Marmara Araştırma Merkezinde (TÜBİTAK MAM) yer alan Karbon 14 Laboratuvarı'nda gerçekleştiriliyor.


Gebze'deki TÜBİTAK MAM'a bağlı Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsünde  2016 yılında kurulan laboratuvarda, insanlık tarihine ışık tutan arkeolojik kazı  alanlarında bulunan örneklerin tarihlendirme çalışmaları yapılıyor.
 
Karbon 14 yöntemi ile organik kalıntıların tarihlendirilmesi ve yaş  tayini alanlarında 50 bin yıl geriye gidilebiliyor.
 
Türkiye gibi tarih öncesi ve sonrası birçok medeniyete ev sahipliği  yapmış bir coğrafyada yer alan bir ülke için kritik önem taşıyan laboratuvar,  daha önce yüksek bedeller karşılığında yurt dışında yaptırılan yaş tayini  testlerini çok daha ucuza ve daha hızlı bir şekilde gerçekleştirme imkanı  sağlıyor.
 
"Dünyaya analiz satabilecek seviyeye geldik"
TÜBİTAK MAM Karbon 14 Laboratuvar Sorumlusu Dr. Turhan Doğan, AA  muhabirine, Karbon 14 Laboratuvarının 2016 yılında son teknoloji kullanılarak  kurulduğunu söyledi.
 
Laboratuvarda yapılan analizlerin arkeoloji ile yer ve nükleer  bilimler alanlarına hizmet verdiğini belirten Doğan, "2016'dan önce Türkiye'deki  arkeoloji, deprem çalışmalarıyla ilgili tüm tarihlendirme hizmetleri yurt  dışından temin ediliyordu ve ülkemizden bir döviz kaybı vardı. Biz şimdi bunu  tersine çevirdik." diye konuştu.
 
Doğan, laboratuvarın Türkiye'deki bütün ihtiyacı karşılayacak  kapasitede olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Laboratuvarımız kuruluşundan bu yana Türkiye'deki 100'den fazla kurum  ve kuruluşa hizmet vermiştir. Bununla birlikte yurt dışına da hizmet vermekteyiz.  Yurt dışına verdiğimiz hizmetleri üç kategoride toplayabiliriz; yurt dışından  bize yapılan başvurular, yabancı araştırmacıların Türkiye'de yaptığı  araştırmalara destek ve Türk bilim insanlarının yurt dışında yaptığı işlere  tarihlendirme desteği veriyoruz. Dolayısıyla şu anda dünyadaki son teknoloji ve  yetkin bilim insanlarıyla bu laboratuvarı çalıştırıyoruz. Geçen yıl ABD, Avrupa  ülkelerine ve Orta Doğu'da birkaç ülkeye analiz sattık. Yani bize malzeme  gönderdiler, biz ölçüm yaptık ve sonuçlarını rapor olarak gönderdik ve bunun  karşılığında da analiz bedeli aldık. Yani biz analiz talep eden değil, bütün  dünyaya analiz satabilecek seviyeye geldik."
 
"Göbeklitepe örneklerini biz tarihlendiriyoruz"
Canlıya dair her malzemeyi tarihlendirebildiklerini dile getiren  Doğan, "Burada bir canlıya ait olmak kaydıyla herhangi bir malzemeyi 50 bin yıla  kadar tarihlendirebiliyoruz. Bu bir polen de bir mamut kemiği de olabilir. Bunu  yaparken sadece 10 miligram bir fosil kalıntısı bizim oradaki faaliyeti veya  oradaki canlıyı tarihlendirmemiz için yeterlidir." ifadelerini kullandı.
 
Doğan, laboratuvar kurulduktan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı ile  yaptıkları protokol çerçevesinde Bakanlığın bütün teşkilatları vasıtasıyla örnek  kabul etmeye başladıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
"Bu bağlamda da laboratuvarımız aktif olarak çalışmaya başladığından  beri Göbeklitepe örneklerini biz tarihlendiriyoruz. Göbeklitepe çok önemli bir  yer çünkü insanlık tarihi yeniden ele alınıyor. Bu sene Göbeklitepe'nin kazı  başkanı Prof. Dr. Necmi Karul ile yakın temas içinde görüşüyoruz. Bundan sonra  oranın özelinde daha fazla analiz yaparak, açılmış 3 höyüğün ve kazı çalışması  devam eden çevredeki 3 höyüğün bütün tarihlendirme hizmetlerini beraber  çalışacağız. Ayrıca sadece tarihlendirme değil, Göbeklitepe'de insanlar ne yiyip  içti, nasıl beslendi... Paleo diyet dediğimiz izotop çalışmalarını da Göbeklitepe  kazı ekibiyle hem bugüne kadar toplanmış malzemeler özelinde hem de bundan  sonraki çalışmalar özelinde laboratuvarımızda ortak  yapacağız. Bununla ilgili  büyük bir proje hazırlığı içindeyiz."
 
Doğan, söz konusu proje desteklendiğinde Göbeklitepe'deki bütün kültür  mirasının, ülkenin bilim insanlarının kendi imkanlarıyla çalışabilecek duruma  geleceğini sözlerine ekledi.
 
Bakan Varank'tan fotoğraflı paylaşım
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da konuyla ilgili sosyal  medya hesabından yaptığı fotoğraflı paylaşımda, "İlk fotoğraf 7 bin 700 yaşında  kemik, Kırklareli Aşağı Pınar Höyüğü'nden çıkarıldı. 2. fotoğraf 4 bin yaşında  çitlembik tohumu, Hatay-Aççana Höyük'te bulundu. Yaşlarını nereden mi biliyoruz?  TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi'nde yer alan AMS Laboratuvarı'nda yaptığımız  testlerden." ifadelerini kullanmıştı.