Gazetevatan.com » Yazarlar » Sevdiklerini “Aşk”tan öldürüyorlar

Sevdiklerini “Aşk”tan öldürüyorlar

03 Eylül 2017 Pazar


Vatan Şaşmaz bir otel odasında eski manken Filiz Aker tarafından öldürülünce takıntılı aşk ve aşıklar yine gündeme geldi. İlişkiyi saplantı haline getiren kişilik özellikleri ve tedavi yöntemlerini uzmanlarla konuştuk. 

Takıntılar üzerine çalışan uzman psikolog Zehra Erol, romantik aşkın ilk aylarında her an sevilen kişiyi istemenin normal olduğuna dikkat çekiyor.Erol’a göre, iki kişi gerçekten aşk yaşıyorsa birbirine saygı gösterir, ihtiyaçlarını önemser. Herkes bazen kıskançlık yaşar. Ama aşırıya kaçarsa sıkıntı verir. Takıntılı aşklarda kıskançlık çok yıkıcıdır ve aşırı durumda intihar - cinayet açısından risk oluşturur. Takıntılı aşk; sahip olma arzusunun baskın olduğu, reddedilmeyi kabul edemeyen ve başarısızlık olarak gören, duygularını aşk ile tanımlasa da öfke, kaygı, hırs duygularının belirgin ve yoğun yaşandığı bir süreçtir.
 
Tehlikeli takıntılı aşıklar 

 

Tehlikeli takıntılı aşkta duygularda aşırılık obsesyona dönüşür. Kişinin sosyal yaşam ve kişisel amaçlarına ilgisi azalır. İlgi kaynağı aşık olunan kişidir. Ve onun ilgisi istenir, bu yeterli olmadığında acı, kaygı, üzüntü vardır. Bu kişiye olumlu tepki vermek takıntısının devamı için pekiştireç görevi görür. Bu insanlar aşık olduklarını  gözetler, yaşamındaki süreçlere hakim olma ve kontrol edebilme arzusu vardır ve bu istek ilişki sürecinde de, ilişki bittikten sonra da devam eder. Saplantılı kişi aşık olduğu kişinin üzerinde daha fazla kontrole sahip olmak ister. Birliktelik sürecinde olduğu gibi sonrasında da ‘hayır’ı cevap olarak kabul etmez. Evet dedirtene kadar çabalar.
 
Sahip olmak önemli
 
Saplantı neden olur?
 
Nedenleri için erken çocukluk dönemlerine kadar gidilebilir. Aile tarafından terkedilme, ihmal, taciz, ebeveynde alkol öyküsü gibi geçmiş yaşantılar önemlidir. Ailesinde alkol öyküsü olanlar bağımlı ve takıntılı aşk problemleri geliştirmek açısından daha büyük risk altındadır. Bu  örseleyici yaşam olayları sağlıklı bir benlik gelişimi açısından sorun oluşturur ve kişilik bozukluklarının gelişimine de katkıda bulunur. Özellikle şişmiş bir benlik algısına sahip olup kendini özel, farklı görenler reddedildiğini hissettiğinde karşı tarafı kontrol edebilmek ve bir ilişkiye ait olmaktan çok aşık olduğu kişiye sahip olmak için aşırı çaba gösterir. Ayrıca alkol problemi olan erkekler de takıntılı aşk, aşırı kıskançlık açısından risk faktörüdür. Tedavisinde uzun soluklu terapi ve ilaç tedavisi gerekir. Bu kişilerle yüzyüze kalanların bilmesi gereken noktalardan bahsedersek; Takıntılı aşk yaşayan kişiyi ikna etmek boşa çabadır. Aksine sorunların büyümesine neden olur. İlişki yaşarken kişinin nedensiz şüpheleri, günlük faaliyetlerini yönetmeye yönelik davranışlar, şiddet eğilimi varsa, çevresindeki insanlarla iletişimini bozmaya yönelik yaklaşımları sık sık oluyorsa bu uyarı işaretlerini dikkate almak gerekir. Bu kişilerle mesafeyi korumak gerek. Takip ediliyor ve özel alanınıza giriliyorsa kişisel korunmanızı artırın.
 
Paranoid olan öldürüyor
 
Psikiyatr Dr. Özkan Pektaş, “Saplantılı ve özellikle paranoid kişiliklerde aşk ilişkisinde kıskançlıkla ilgili hezeyanlı durumlar olabiliyor. Tabloya bakınca on binde bir görülen cinayet vakaları maalesef ölümlü durumlarla sonlanıyor. Aslında cinayeti daha çok takıntılı erkekler işliyor. Tabii ki kadınlar da yapabiliyor. Bu kişiler 40 yıl önce bir şey yaşıyor ve bunu büyütüyor. Genetik faktörler, kişilik özelikleri, alkol madde kullanımı, toplumda son zamanlarda esen, ‘seni yar etmeyeceğim’ rüzgarı var. Biz bu rahatsızlıkların tedavisinde çok güçlü antipsikotik ilaç kullanıyoruz. Karşısındaki kişiyi uyarıyoruz. Bu kişiliklerin bazıları boşanınca eşini rahat bırakıyor ama bazıları, paranoid olanlar mutlaka öldürüyor. 
Bunlarla her türlü ilişkiyi kesmeli. Adli birimlere gitmek lazım. ‘Yapacağım’ diyor ama yapmaz dememek lazım. Her türlü; whatsapp, telefon bloke etmek lazım. Çünkü her iletişimde iyi veya kötü şans veriyorsunuz onlara” diyor.
 
Takıntılı ve saplantılı aşk nasıl anlaşılır?
 
- Zihniniz hep aynı kişiyle meşgul oluyorsa,
- En ufak bir kaygınızda karşınızdakini arıyor ve söyledikleri sizi rahatlatıyor, ancak endişelerinizi azaltmıyorsa,
- Her an onunla konuşmak istiyor, yaptığınız işlere kendinizi veremiyorsanız,
- Aranızdaki mesafeye katlanamıyorsanız,
- İlişkinizdeki en ufak bir sorun yüreğinizi ağzınıza getiriyorsa,
- İlişkinizle ilgili sürekli endişeleriniz varsa. Bitti mi, bitecek mi, kızdı mı, ne oldu vs sorular zihninizi meşgul ediyorsa,
- İlişkinizde güven duymakla ilgili sıkıntılarınız yoğunsa,
- Aşkınız Mutluluk Yerine Mutsuzluk Veriyorsa Ne Yapabilirsiniz?
 
Aşkıyla başa çıkamayıp mutsuz olanlar ne yapmalı?
 
- Aşık olduğu kişiyi rahatsız eden davranışlarını görebilmeli. 
- Duygularının farkına varmalı. Aşık olduğu kişiyle ilişkisinde mutlu mu? 
- Problemleri sadece karşı tarafa yüklememeli. Kendi payını da görebilmeli.
- Bazı kişiler de ilişkide tüm sorumluluğu üstlenir. Bu durumda da karşı tarafın sorumluluk alabilmesi için sorunları sadece kendisininmiş gibi davranmamalı.
- Olayları kendi istediği şekilde görmek yerine gerçekçi bakabilmeli. 
 
Bu aşıklardan uzak durun
 
Psikiyatri uzmanlarına göre erkekler genelde platonik aşık. Çoğunlukla kadınlarda görülen beş takıntı ise bazen öldürücü bile olabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Funda Güdücü, ölesiye seven, sevdiğinin yaşamının her anına müdahale eden kişilerin aşkından uzak durulmalı diyor. Dr. Güdücü, takıntılı aşıkların, partnerlerini yaşamlarının odak noktası haline getirdiklerine dikkat çekiyor. 
 
Takıntılı davranış
 
ÖLDÜREBİLİR: Borderline kişiler, birlikte oldukları insanı kontrol altında tutup, tehdit eder. Aşktan sevgilisini öldürebilir.
 
EZİYETE RAZI: Terk edilmektense aşık oldukları kişinin kölesi olup, dayak yemeyi göze alan kadınları tarif eder. 
 
MANTIK DİNLEMİYOR: Erotomanik aşıklar, üst düzey yöneticilere aşık olur. O kişi tarafından reddedilmeyi olumlu bir şey olarak görebilir. Tedavileri çok zordur. 
 
ŞÜPHELENİYOR: Paranoid aşıklar sürekli kıskanır. Sevgiliye gelen her telefondan sonra tartışma çıkabilir. 
 
SALDIRGAN: Antisosyaller ise koruyucu ve güçlü görünerek kadınları etkiler. Ancak bir süre sonra koruyucu tavır yerini saldırganlığa bırakır.