Fuat Bol yazdı: Oyların yeniden sayılmaması

17 Haziran 2019 Pazartesi - 8:09 | Son Güncelleme : 17 06 2019 - 9:36

'CHP yok diyor ama CHP ile İstanbul il seçim kurulu arasında bir iş birliği olmuşsa mutlaka araştırılmalı ve ilgililer yargıda hesap vermelidir. Sayımın yapıldığı gecede, CHP’nin acullüğü nedendir? Oyların yeniden sayılmasını neden istememiştir?'


Milliyet gazetesi yazarı Fuat Bol bugünkü köşesinde  İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleriyle ilgili 'Oyların yeniden sayılmaması' başlıklı bir yazı kaleme aldı.  Bol yazısında şunları dile getirdi:
 
Yıllardır bir seçimden diğer bir seçime yuvarlanıyoruz. 
 
Ekonominin durumu ortada. Piyasalar, ‘Seçimler hele bir bitsin!’ bekleyişinde.
 
Seksen vilayetin oyunu bir günde sayıp, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini ilan ettik. 81. İl olan İstanbul’da takılıp kaldık. Daha doğrusu İstanbul’da kullanılan 10 milyon dolayındaki oyu yüzümüze gözümüze bulaştırdık. 
 
Belli ki birileri katakulli yaptı, diğerleri, ya bön bön baktı ya da seyretti. Her halükarda milletin verdiği oylar iç edildi. (Ben iç diyorum, siz diğerini anlayabilirsiniz)
 
Oysaki AK Parti, İstanbul’daki tüm oyların yeniden sayılması için, gerekli müracaatı yapmıştı. Bu başvuru CHP’yi ayaklandırdı. Genel Başkan Yardımcıları (Seyit Torun, Oğuz Kaan Salıcı) ve İl Başkanının (Canan Kaftancıoğlu) bulunduğu, CHP heyeti süratle adliyeye geldi. 
 
Mesai saati bitmiş olmasına rağmen, İl Seçim Kurulu Başkanı ve iki hâkim üye (Müberra Gürdal, Fatma Nigar, Nihal Koç) saat 20:10’da adliyeye geri döndü. 
 
CHP’li heyet il seçim bürosuna giderek, oyların yeniden sayımının durdurulmasına yönelik itiraz dilekçelerini verdiler. Gürdal ve iki hâkim üye, dilekçeyi işleme aldı ve aynı gece yasalara aykırı olarak; yedi ilçede başlamış olan sayımı durdurdu. (298 Sayılı Seçim Kanunun 100. Maddesi: ‘… oyların sayımı ve dökümüne derhal başlanır, açık ve aralıksız yapılır. Yapılacak şikâyet ve itirazlar işi durdurmaz.’) 
 
Bu açık hükme rağmen, Türkiye seçim tarihinde bir ilk gerçekleşti; gece vakti adliyeye gelen hâkimler başlamış olan oy sayımını durdurdular. 
 
Binali Yıldırım’ın ifade ettiği gibi: ‘Oylar yeniden sayılırken, CHP il başkanı gitti, gece yarısı il seçim hâkimleri ile bir araya geldi ve beş dakikada karar çıkardı. Bizim arkadaşlarımız kapılardan içeri giremediler.’
 
Binali Yıldırım’ın bu ifadesi; AK Partinin iktidar olmasına karşın muktedir olmamasının itirafı değil de nedir?
 
Malum, bu kararı imzalayan il seçim kurulu başkanı istifasını verip görevinden ayrıldı. 
 
CHP yok diyor ama CHP ile İstanbul il seçim kurulu arasında bir iş birliği olmuşsa mutlaka araştırılmalı ve ilgililer yargıda hesap vermelidir. 
 
Sayımın yapıldığı gecede, CHP’nin acullüğü nedendir? 
 
Oyların yeniden sayılmasını neden istememiştir? 
 
Şayet bir katakulli yoksa ve seçimi analarının ak sütü gibi kazanmışlarsa, oylar bir değil bin defa da yeniden sayılsa sonuç değişmeyecek ve CHP’nin lehine olacaktı.
 
Neden itiraz edip yeniden sayıma imkân vermediler; anlamak mümkün değil. 
 
Hem oyların yeniden sayımına mani olacaksın hem de seçimin mağduru benim diye ortaya atılacaksın.
 
Kel başa şimşir tarak!
 
Bakınız; oylar yeniden sayılabilseydi AK Partinin Yüksek Seçim Kuruluna ‘Olağanüstü itiraz’da bulunmasına gerek kalmayacak ve seçimler yenilenmeyecekti. 
 
İl Seçim Kurulunun ‘saydırmama’ kararından sonra mecburen YSK’ya başvuruldu o da bunca yanlışlığı görüp seçimi yenileme kararı aldı. 
 
Bunca emeğe zaman israfına, mali külfete değer miydi?
 
Bu millete yazık günah değil mi?
 
Delinin teki kuyuya taş atıyor, kırk akıllı o taşı çıkarmak için çaba harcıyor. 
 
Bir gecelik iş, çığırından çıkarılıp koskoca memleket durma noktasına getiriliyor. 
 
Ört ki ölem!

ETİKETLER