Gazetevatan.com » Yazarlar » Hükmü galip olan belirler

Hükmü galip olan belirler

16 Haziran 2017 Cuma


Dünya kuruldu kurulalı değişmeyen ve kıyamete kadar da değişmeyecek bir kaide vardır; hükmü galip olan belirler. Savaşların sonlarında yapılan antlaşmalara bakın; galip gelen taraf kurallarını dayatır ve kabul ettirir.

Vaktiyle gazeteler Bab-ı ali’de iken; biz gazetecilerin dillerimize pelesenk ettiğimiz (etmek zorunda olduğumuz) bir deyişimiz vardı ve bu, patron ile çalışanların hak ve yükümlülüklerini içeriyordu. Birinci madde: Patron her zaman haklıdır. Diğer maddelerden birsi ise şöyleydi; Patronun en haksız olduğu yerde birinci madde geçerlidir!

Dünya da böyledir; onun da bir veya birkaç patronu vardır ve böylece dünya 5’ten büyük olmaz, olamaz!

Ta ki, o patronu veya patronları sigaya çekecek bir Molla Kasım gelinceye kadar... Molla Kasım olup hesaba çekebilmenin de olmazsa olmazı; Molla Kasım’ın bir gücün veya güçlünün tezahürü olmasıdır. Yani iş, dönüp dolaşıp; her hal ve şartta güce, güçlü olmaya dayanıyor.

Hele bu netameli coğrafyada güçlü değilseniz; onun-bunun oyuncağı olursunuz ve ülkeniz, önüne gelenin yolgeçen hanı olur!

Dünyanın süper gücü olan şu ABD’nin haline bakın; hiçbir zaman suçlu ve haksız olduğunu gördünüz mü?! El- Kaide’yi kurarken de haklı; tu-kaka edip terör örgütü ilan ederken de... Halbuki kuruluşunda ‘mücahit’ addedilmişti.

Aynı ABD, Obama döneminde İran’ı parlatıp; Şii yayılmacılığının önünü açarken iyiydi; hemen akabindeki Trump döneminde ise, İran bir anda terör devleti oluverdi!

Tıpkı bir gecede Katar’ın terör destekçisi devlet ilan edilmesi gibi...

Yine aynı ABD, dün Suudi Arabistan’ı terörü destekleyen ülke olarak suçlayıp tazminatlara boğarken; bugün, süttün çıkmış ak kaşık olarak teröre karşı ülkeler(!) birlikteliğine dahil edebiliyor.

İsrail ,orada seneler senesi çocukları ve sivilleri katlederek devlet terörü işliyor; görmezlikten geliniyor. İsrail aleyhinde alınan onca BM kararı ya VETO ediliyor veya sümen altı ediliyor. İsrail’in arkasında ABD olduğundan; zenginin hırsızlığı, şaka ya da en ağırından yaramazlık olarak görülürken, simit çalan fakirin eli kesiliyor!

15 Temmuz aşağılık darbesini, milyarlarca dolar vererek destekleyen Birleşik Arap Emirlikleri; yalnızca ABD’nin güdümünde olduğundan, değil teröre destek veren ülke, bilakis terörün karşısında (!) kümelenen ülkeler arasında yer alabiliyor.

Dikkat edilirse süper güçlerin karşısında ülkelerin hiçbirisi avara kasnak konumunda değildir; hepsi kullanılmaya elverişlidir ve nerede ve nasıl kullanılacaklarına karar veren merci, onların renklerini belirler! Dün ak dediği bugün karadır; yarın bunun tam tersidir; hiç önemli değildir. Çünkü; Süleyman Demirel’in tabiriyle: kimse onları, ‘dünün çamaşırlarını bu günün güneşiyle kurutmaya’ zorlayamaz! Yani yaptıkları, hep yanlarında kar olarak kalmıştır. Dedik ya, patronun en haksız olduğu yerde birinci kural geçerlidir!

Bütün mesele algıdır; onu da, eksik olmasınlar bizim meslektaşlarımız, tereyağından kıl çeker gibi yerine getiriyorlar! Biraz masraflı oluyor ama olacak o kadar!

Kaz gelecek yerden, tavuk niye esirgesin ki?!