Gazetevatan.com » Yazarlar » Sandığın dili -6-

Sandığın dili -6-

03 Mayıs 2017 Çarşamba


MHP Türk siyasetinin olmazsa olmaz partilerindendir. Büyük bir düşünürün tasnifiyle insanlar üç sınıftır: Birincisi gıda gibi olanlar, her daim herkese lazımdırlar; ikincisi ilaç gibi olanlar, gerektiğinde gerekenlere lazım olanlar; üçüncüsü ise, hiç lazım olmadıkları halde çokça bulunup, bulunmalarının sebebi diğer iki kesime musallat olmak ve onlara zarar vermek içindir! Adeta zararlı mikroplar gibidirler!

İnsan böyle ise, insandan teşekkül eden kurum ve kuruluşlar da ve de bu cümleden olarak siyasi teşekküller de böyledir. MHP, bunların içerisinde ilaç gibi olan kategoriye girmektedir. Nasıl mı?

Ülkede işlerin çok kötüye gittiği MHP-DSP-ANAP koalisyonunu hatırlayın; bankaların çoğu batmış, gecelik faizler yüzde 7 binleri bulmuştu. İflas ettirilen ülkenin başbakanı olan Ecevit, maaş dağıtabilmek için birçok ülkeyi kapı kapı dolaşır da kimseden bulamayınca İstanbul’un bir mahallesi kadar küçücük Lüksemburg’dan 700 milyoncuk dilenmek zorunda kalmıştır!

Devlet adamlığı kumaşına sahip sayın Bahçeli’nin, özverili tavrına bakın ki; söz konusu vatan ve millet olunca gerisi teferruattır deyip; başbakanlık kendi hakkı iken (en çok oyu alan siyasi partinin lideri idi), olmayıp, Ecevit’in Başbakanlığına razı olmuştu.

Ülkenin idaresi duvara toslayınca da; seçimlere iki sene kalmasına rağmen, koltukta kalmayı istememiş ve koalisyonu bozarak erken seçim kararı aldırmıştı. Ülkesi için kendisini ve partisini tehlikeye atmaktan çekinmemişti. Zira demokrasilerde çarenin sandık olduğunu biliyordu.

Nitekim seçimlere katılan koalisyon partilerinin hepsi de seçim barajının altında kalmış ve bunların hiç birisi parlamentoya girememişti.

Bu sayede; 2002 seçimleriyle AK Parti, yüzde 34’lük oyla Mecliste yüzde 65’lik çoğunluk sağlamıştı. AK Parti iktidarlarının önünü açan sayın Bahçeli; bundan böyle de AK Parti her sıkıştığında Hızır gibi imdada yetişmiştir.

367 garabeti MHP ile aşılabilmiştir. Önceki ve sonraki tüm anayasa değişikleri MHP sayesinde gerçekleştirilebilmiştir. Son sistem değişikliği ise, tamamen MHP’nin eseridir dense yeridir. Hele 15 Temmuz’daki kahpe ayaklanmasına karşı sergilediği kahramanca tavrı Türk milletinin belleğinden silinmeyecektir.

Dost kara günde belli olur; dedik ya ilaç gibi; lüzumu halinde imdada yetişiyor!

Devlet ve millet hayatımızın maruz kaldığı tehlikeler, en ince teferruatına kadar, tüm siyasi parti liderlerine anlatıldı. Bu durumu gereği şekliyle anlayabilen ve gereğini yerine getiren yegane muhalefet lideri sayın Devlet Bahçeli’dir.

Devlete Devlet gerek diye boşuna dememişler!

Sayın Bahçeli’nin bu denli dik ve kararlı duruşu, kendisini ve partisini düşmanın boy hedefi haline getirmiştir. MHP içeriden ve dışarıdan kuşatılmak istenmektedir. Sayın Bahçeli bu vartayı şimdilik atlattı ancak; düşmanın eli hala partinin üzerindedir ve fırsat kollamaktadır!

Referandum sandıkları bu durumu haykırıyor; sayın bahçeli ve partinin kurmayları gerekli tedbirleri tez elden almalı ve Türklüğün şiarı olan MHP’nin ufkunun karartılmasına asla müsaade etmemelidirler.

Dedik ya; ilaç gibi olan MHP, Türk demokrasisinin olmazsa olmazıdır.