Gazetevatan.com » Yazarlar » Sandığın dili -5-

Sandığın dili -5-

01 Mayıs 2017 Pazartesi


Başta dost ve müttefiklerimiz (!) olmak üzere, dışımızdaki dünyanın Türkiye’ye bakış açısı malum! Kendileri, en ufak bir terör eylemine muhatap olduklarında, kızılca kıyameti koparıyorlar; ülkelerinde en zecri tedbirleri alıp, derhal olağanüstü hal ilan ediyorlar.

Söz konusu ülke Türkiye olunca; isterse terör olaylarıyla ülkenin altı üstüne gelmiş olsun; alınan tüm tedbirler göze batmakta, teröre anladığı dilden mukabelemiz yerilmekte ve kanunlarımız doğrultusunda ilan ettiğimiz olağanüstü hal ise anti demokratik addedilmektedir.

Dört koldan ülkemize saldırmalarının hedefi çok açıktır: Geçen asrın başında yapmaya çalışıp; büyük ölçüde gerçekleştirdikleri; parçalayıp işgal etmek istedikleri ülkemizi aynı akıbete uğratmak istiyorlar. Daha açık ifadesiyle; yarım kaldığını gördükleri işlerini bitirmek istiyorlar!

Dilimize tüy bitmesine rağmen, bu vahim durumu bir türlü anlatamıyoruz! İçimizdeki satılmış hainlerle ve maalesef bir kısım gafiller, anlamamakta ısrar ediyor.

Güney-Doğu illerimizdeki çukur siyaseti ile FETÖ ayaklanması; ülkeyi iç savaşa sokmak içindi. Bunun sonucunda da; suret-i haktan gözüküp, ülkemizi bir güzel işgal edip, paramparça edeceklerdi.

Güney-Doğu’muzu koparıp Büyük Kürdistan’a katacaklardı. Doğu’muzu Ermenistan’a peşkeş çekeceklerdi. Türkiye, Suriye ve Irak’ı üçer parçaya bölüp; yutulur lokmalar haline getirmek ve böylece; ‘Arz-ı mev’ud’un önünü açacaklardı!

F.Gülen denilen Büyük Şeytan’ı, maddi ve manevi kurtarıcı olarak başımıza geçirip; Müslüman Türk’ün bu son kalesini de yıkıp tarihe gömeceklerdi! Büyük Şeytan’ın kibrine bakın ki, Küçük Şeytanların akıbetlerinden bile ibret almıyor!

AK Parti iktidarlarına kadar Türkiye’yi sandıkta bölüp istikrarsızlaştırıyor ve güdümlerine alıyorlardı. IMF, Dünya Bankası, İthal bakanlar, kısacık ömürlü koalisyonlar ve enva-i çeşit darbeler...

2002 yılından beri; tek başına iktidarla ülkede hem istikrar sağlandı ve hem de zorbalara pabuç bırakılmadı. IMF’in borcu kesildi ve komiseri kapı dışarı edildi, her şeyden önemlisi darbelere geçit verilmedi. Bunların hepsi sandıkla ve sandığın çıkardığı insanların, milletin oylarına sahip çıkmasıyla başarıldı.

En büyük başarı ise, çeşitli ayaklanmalara karşı milletimizin gösterdiği kahramanca karşı koyuştur.

Silah zoruyla ve çeşit çeşit şeytani hile ve desiselerle yapamadıklarını, bu kez masada deneyecek ve çok defa başardıkları şekliyle siyaseti parçalı kılıp dizayn etmek isteyecekler.

MHP’yi içten ele geçirmek istediler, başaramadılar. Oradan kopardıkları ile ya, sağda yeni bir oluşuma katılacaklar; olmazsa yeni bir parti kuracaklar.

AK Parti’yi de aynı şekilde içeriden ele geçirmek istediler; F. Gülen, sayın Erdoğan’a milletvekili listesi gönderdi. Sayın Erdoğan tehlikenin büyüklüğünü fark etti ve onlarla kedi fare ile oynar gibi oynadı; şimdi de gereğini yapıyor!

Ele geçiremedikleri AK Parti’yi bölmeyi deneyecekler; zira bu iş için aportta bekleyen bir sürü hain, gafil, şaşkın ve kendini bilmez var!

Dedik ya; bu topraklarda düşmanın maden gibi işlettiği bir damar, nedense her daim mevcuttur!

Milletimiz engin basiretiyle bu tehlikeyi gördü ve sürekli kaos üreten sistemi terk edip; hainlerin cirit atamayacakları yeni bir sistemi hayata geçirdi.