Gazetevatan.com » Yazarlar » Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar!

Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar!

14 Nisan 2017 Cuma


İçeride halka rağmen, dışarıda da ülkeye rağmen politika üretilirse yandı gülüm keten helva!

Hem halkçı geçinip ve hem de halka rağmen politika üretmek, dünya üzerinde yalnızca bize özgü bir siyasettir. Hem öylesine bir siyaset ki; vaktiyle bir bakana kendi politikalarıyla alay eden, son derece muzip bir örnek verildiğinde; bakanın yüzünün yarısı, sözde devleti temsil ederek asılı, diğer yarısı ile de gülüyordu!

Politikacı; halkını aşağı görüp ona vasi muamelesi yaparsa, onu bin bir çeşit yalanla uyutmak zorundadır. Halkına ‘sürü’ gözüyle bakan despot yöneticilere bakın; hemen hepsi büyük güçlerin elinde esirdir!

İçeride olsun, dışarıda olsun tüm bu alengirli işler; daha düne kadar kamufle edilerek yapılıyordu.

İletişim araçlarının gelişip, dünyayı bir köye çevirdiği günümüzde ise; hem içerideki ve hem de dışarıdaki politikacılar ‘ kral çıplak!’ şeklinde cascavlak ortada kalmışlardır. Bu durumu kendileri de görüyor; bu yüzden olsa gerektir ki; yalanlarını halkın gözünün içine baka baka sıralamaktan çekinmiyorlar!

Kasaba politikacıları bu durumu meslek edinirken; şehirdekiler ve uluslararası olanlar ise; Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’i taklit ederek ve ‘en büyük yalan en yalın gerçektir!’ sözünden hareketle, yalandan devasa heykeller dikmekte ve halklarının o heykellere tapınmasını istemekteler!

Düne kadar yapılan tüm darbelerin arkasında ve hatta içinde ABD olmasına rağmen, kendini gizliyordu. Cenazeye bizzat iştirak edip bizimle birlikte timsah gözyaşı döküyordu.

Son dönemde peş peşe sökün eden ve 15 Temmuz’da pik yapan darbeler ise, aleni olarak ve fütursuzca yapılmaktadır. Çünkü içimizden birilerini devşirmişler ve kendi adlarına rahatlıkla kullanabilmektedirler. Psikolojik savaşlarla, halkın kullanışlı hale getirildiğini biliyorlar.

Bu devşirmelerden bir kısmı; ‘Büyük Kürdistan’ hayaliyle, diğer bir kısmı da bir meczuba ram olarak; kendi millet ve devletleri aleyhinde çalışmakta, düşmanlara uşaklık yapmaktadır.

Son yüz yılın gazetelerini açın okuyun; bu netameli coğrafyada gündem hep aynı: Devamlı kavga, didişme, savaş, kan ve gözyaşı…

Tarih boyu bu coğrafyanın toprakları her bakımdan çok verimli; şifalı otları da bol, zehirli otları da… Bu bolluk içinde; kahramanların da hainlerinde dünyada eşi, menendi yok!

FETÖ olayı bize gösterdi ki; en masum taleplerin altında engerekler var! Güzel simaların ardında katil yüzler saklanmış!

Bunları devşiren dış güçler; bugün el ele vererek Türkiye’nin karşısına dikiliyor; kimi FETÖ terör örgütü değildir diyor ve FETÖ’cüleri bağrına basıyor; kimi ise, bizzat FETÖ elebaşını ve yandaşlarını evinde besleyerek üzerimize salıyor.

Bununla da yetinmiyorlar; bir yandan Türkiye’ye karşı ekonomik savaş açarken, diğer yandan PYD ile kol kola girip, en gelişmiş silah ve mühimmat desteğinde bulunup; dost ve müttefikleri(!) olan Türkiye’yi Suriye’den dışlamaya çalışıyorlar.

Maksatları; Kuzey Suriye’de oluşturdukları kantonları birleştirerek, Kürdistan’ı Akdeniz’le buluşturmak! Yani Türkiye’nin onca çabasını boşa çıkarmak!..

Tavşana kaç, tazıya tut! diyerek sürdürülen avcı politikaları ile bir yere kadar…

Eski Türkiye yok artık! Suya sabuna dokunulmadan temizlik yapılamayacağını gören Türkiye, bugün Suriye’de kurulacak masada söz sahibi!

Suriye’de; neden sahadasınız? diyenlere, bu masa en güzel cevabı verecek!