FETÖ'nün sivil imamı 28 bin doları yolda bulmuş

AA |  27 Temmuz 2017 Perşembe - 13:51 | Son Güncelleme : 27 07 2017 - 13:51

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından Akıncı Üssü'nden kaçarken yakalanan örgütün sivil imamlarından, Anafartalar Koleji'nin sahibi Hakan Çiçek'in, çantasında ele geçirilen 28 bin 920 doları yolda bulduğunu söylediği ortaya çıktı.


15 Temmuz darbe girişiminin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan Akıncı iddianamesine göre, darbe girişiminin başarısız olduğu  anlaşılınca örgütün sözde "Hava Kuvvetleri imamı" Adil Öksüz ile Akıncı Üssü'nden  firar eden sivil imamlar Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Kemal Batmaz ve Harun  Biniş'in yakalanması için Kazan Jandarma Komutanlığınca bir ekip oluşturuldu.

Güvenlik güçleri, 16 Temmuz sabahı, Nurettin Oruç ve Hakan Çiçek'i,  Fethiye Mahallesi'ne doğru kaçarken tarlada yakaladı. Jandarma, 600 metre ileride  Adil Öksüz'ü gördü. Yolda valizi ve el çantasıyla yürüyen Öksüz, silah çekilerek  durduruldu.

Öksüz, Akıncı'ya tarla bakmaya geldiğini söyledi, Oruç ise film  yapımcısı olduğunu, hayvancılıkla ilgili film çekmek için bölgeye geldiğini öne  sürdü.

Hakan Çiçek de Anafartalar Koleji'nin sahibi olduğunu belirtti.

Gözaltına alınan şüpheliler, öğle saatlerinde Kazan İlçe Jandarma  Komutanlığına bağlı Kışla Jandarma Karakoluna götürüldü.

Tutanakla el konuldu

Jandarma, Hakan Çiçek'in çantasında adına düzenlenmiş pasaport ve 28  bin 920 dolar ile 825 lira buldu. Çiçek, tutanakla el konulan paranın kendisine  ait olmadığını, parayı yolda bulduğunu söyledi. Çiçek'in beyanı, jandarma  tutanağına da girdi. Jandarmanın polise teslim ettiği para, adli emanete alındı.

Güvenlik güçleri, Hakan Çiçek'in cep telefonuyla SIM kartına ve hafıza  kartı okuyucusuna da el koydu. Çiçek'in cep telefonunu fabrika ayarlarına  döndürdüğü tespit edildi. Telefondan veri kurtarma işlemi yapılamadı. Hafıza  kartı okuyucusunda da herhangi bir veri bulunamadı.

Birlikte ABD'ye gitmişler

Akıncı iddianamesine göre, örgütün sözde "Hava Kuvvetleri imamı" Adil  Öksüz, darbeye hazırlık faaliyetleri kapsamında 34 SIR 49 plakalı aracıyla 27  Aralık 2015, 9 Ocak, 16 Ocak, 30 Ocak, 20 Şubat, 29 Şubat,14 Mart, 30 Mart, 5  Mayıs, 27 Mayıs, 4 Haziran ve 15 Haziran 2016 tarihlerinde Ankara'ya geldi.  Başkentte örgüte bağlı rütbeli askerlerin de katıldığı darbeye hazırlık  toplantıları gerçekleştiren Öksüz'ün seyahat verilerini inceleyen polis,  şüphelinin, darbe planlaması yaptıkları her toplantıdan sonra sivil imamlarla  ABD'ye gittiğini tespit etti.

Sivil imamlardan Kemal Batmaz, Adil Öksüz'ü tanımadığını öne sürerek,  aynı tarihlerde yurt dışına çıkmasını "tesadüf" olarak nitelendirdi.

Nurettin Oruç ise darbe günü Akıncı'ya köylerde hayvancılıkla ilgili  belgesel çekmeye gittiğini, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ı tanımadığını iddia etti.

Oruç, "Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Hakan Çiçek ile seyahatlerimde aynı  tarihte ABD'de bulunmam tesadüftür. Ben 31 Aralık 2015 tarihinde İstanbul Atatürk  Havalimanı'nda Kemal Batmaz ve Adil Öksüz ile aynı anda bulunmuş olabilirim. Bu,  bir tesadüftür, farklı uçaklarla gitmişiz ancak bu şahıslarla havalimanında  buluşup herhangi bir toplantı yapmış değilim." şeklinde savunma yaptı.

Harun Biniş de 15 Temmuz'da Akıncı Üssü'nde olduğunu kabul etmeyerek,  "Adil Öksüz'ü, Hakan Çiçek'i, Nurettin Oruç'u tanımam. ABD'ye sürekli konferansa  gidiyordum." diye konuştu.

"Gülen'i basından tanırım"

Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin iddianamede "4" numaralı  şüpheli olan Çiçek'in, örgüt içinde de "kurmay subaylar abisi" olarak yer aldığı  belirtildi.

İddianamede, Çiçek'in, örgütün kriptolu haberleşme programı "ByLock"u  kullandığı, Ankara'daki faaliyetlerini gizli yürüten koleji açtığını, kalkışmaya  katılan çok sayıda subayın çocuklarının kolejde okumalarını sağladığı, darbe  teşebbüsünün organize edilip yönetilmesinde görev aldığı vurgulandı.

İddianameye göre, Çiçek'in bazı akrabaları, örgüt elebaşı Fetullah  Gülen'in yakınında korumalık yapıyor.

İfadesinde çok sayıda şirketinin olduğunu, 15 Temmuz'dan 3 gün önce  Ankara'da bulunduğunu ve meslekten ihraç edilen kardeşi Pilot Binbaşı Gökhan  Çiçek'in evinde kaldığını belirten Çiçek, Akıncı Üssü'ne ise Anafartalar  Koleji'nde çocuğu okuyan eski Albay Ahmet Özçetin'in daveti üzerine "sosyal  etkinliğe katılmak için" için gittiğini savundu.

Akıncı Üssü'nde Özçetin dışında kimseyi tanımadığını ve sabaha kadar  bir bankın üzerinde beklediğini ileri süren Çiçek, "Akıncı Üssü'ne gittikten  birkaç dakika sonra askeri hareketlilik başladı. Kendileri sosyal etkinlik  yapacağını söylemişti ancak ben içeriğinin ne olduğunu bilmiyordum. Askeri  hareketlilik başlayınca çıkamadım. Sabaha kadar orada kaldım. Sabah 08.00  sıralarında gu?n aydınlanınca çitten atlayıp kaçanları gördu?m. Ben de beton  duvarın u?zerindeki tellerden atlayıp köye doğru yu?ru?meye başladım. Bu şekilde  hava u?ssu?nden kaçarken jandarma görevlileri beni yakaladı. Kaçanların kimler  olduğunu bilmiyorum." ifadelerini kullandı.

Örgütün tepe yöneticileriyle çok sayıda telefon görüşmesi tespit  edilen Çiçek, ifadesinde terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'i basından  tanıdığını öne sürdü.