FETÖ'nün ankesörlü telefon "şifresi"

AA |  18 Nisan 2019 Perşembe - 13:05 | Son Güncelleme : 18 04 2019 - 15:58

Konya'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik ankesörlü telefon soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, mahrem imamların, kendi sorumluluğu altında bulunan askerlerin deşifre olmaması için, telefon numaralarını şifreleme metodu kullanarak kaydettikleri vurgulandı.


Konya Cumhuriyet Savcısı Ahmet Hakan Özdemir tarafından hazırlanan 23  sayfalık iddianamede, özellikle askeri yapılanma içerisindeki elemanların açığa  çıkmaması ve örgütsel faaliyetlerini sürdürebilmesi için mahrem imamlar  tarafından kullanıldığı tespit edilen ilginç şifreleme metotlarına dikkat  çekildi.
 
FETÖ/PDY'nin, askeri personelle irtibatın gizliliğine çok önem verdiği  belirtilen iddianamede, "Mahrem imam tarafından askeri personelin çok  aranmasının, o personelle ilgili bir sıkıntının olduğunun, yani örgütle  irtibatını koparmaya çalışmak gibi etkenlere işaret ettiğinin, bu sebeple çok  aranarak ikna edilmeye çalışıldığının, az aranan askeri personelin ise  toplantılara düzenli geldiğinin, gerçekleştirilen toplantılarda yüz yüze alınan  kararlar sonucunda bir sonraki toplantıya düzenli katıldığının göstergesidir."  ifadesi kullanıldı.
 
Onlarca şifreleme metodu tespit edildi
 
Şifreli haberleşme metotlarının, yapılan soruşturmalarda alınan  ifadeler ve istihbarat birimlerinin yaptığı çalışmalar sonucu belirlendiğine  işaret edilen iddianamede, söz konusu metotlara ilişkin şunlar aktarıldı:
 
"On (10) Rakamına Tamamlama: Öğrencilerin telefon numaralarını  telefona kaydetmek yasak olduğu için normal bir esnafın kartvizitinin arkasına  veya herhangi bir kağıda telefon numarasının son dört rakamının her biri, 10'a  tamamlanarak kaydedilir.
 
Sondan İkili Rakam Bloklarını Çapraz Yer Değiştirme: Telefon  numarasının sonundaki ikili rakam bloklarının yerlerinin, çapraz olarak  değiştirilmesi yöntemidir.
 
Rakam Bloklarını Ters Yazma: Telefon numarasının operatöre ait ilk 3  rakamları sabit kalmak şartıyla geri kalan rakamları ise rakam bloklarının kendi  arasında ters yazılarak kaydedilmesidir.
 
Sondan 4'üncü Rakamı Dört (4) Arttırma: Telefon numarasının sondan  dördüncü rakamına dört eklenerek kaydedilmesi yöntemidir.
 
Sondan 2'nci ve 4'üncü Rakamı Yer Değiştirme: Telefon numarasının  sondan ikinci ve dördüncü rakamlarının yerlerinin değiştirilerek  kaydedilmesidir."
 
Karıştırıp yanlış numarayı aramışlar
 
İddianamede, mahrem imamların arama yapmadan önce numaralara  baktığında şifreleme yaptığını unutarak yazılı olan şifreli numarayı aradığı,  daha sonra yanlış numara çevirdiğini fark ederek, örgüte mensup askeri tekrar  gerçek numarasından aradıklarının da sıklıkla gözlemlendiği anlatıldı.
 
Şifreleme metotlarının değişik türevlerde de hazırlandığı aktarılan  iddianamede, şunlar kaydedildi:
 
"Telefon Numarasını Oluşturan Rakamları Kredi Kartı Numarasına  Benzetme: Telefon numarasını oluşturan rakamların başına ve sonuna rakamlar  ekleyerek veya 16 haneli kredi kartı numarası şeklinde kaydedilmesidir.
 
Telefon Numarasını Oluşturan Rakamları Servis Sağlayıcı Operatör  Kodunun İl Alan Koduna Değiştirme: Operatör kodunun herhangi veya faaliyet  gösterdiği il kodu şeklinde kaydedilmesidir.
 
Doksandokuza (99) Tamamlama: Aranacak telefon numaralarının, doğrudan  değil son iki hanesinin 99'a tamamlanması yöntemiyle aranmasıdır.
 
Yüze (100) Tamamlama: Aranacak telefon numaralarının, doğrudan değil  son iki hanesinin 100'e tamamlanması yöntemiyle aranmasıdır.
 
Çaprazlama metodu: Aranacak telefon numaralarının, doğrudan değil, son  dört hanesinin ikili gruplar halinde kendi içinde çaprazlama yöntemiyle  aranmasıdır."
 
Öte yandan, yürütülen soruşturmalar kapsamında hakkında işlem yapılan  örgütün mahrem imamlarından M.B, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak  verdiği ifadede, acil durumlarda toplantıları iptal etmek veya başka konuları  aktarmak için öğrencilerin cep telefon numaralarını küçük kağıtlara kodlu olarak  kaydettiklerini itiraf etti.
 
Örgüt üyelerinin kesinlikle cep telefonundan aranmadığını aktaran M.B,  "Bana bağlı öğrencileri aramam gerektiğinde olabildiğince evime uzak büfelerden  kontörlü telefonlardan arıyordum. Büfeden sadece bir kişiyi arardım. Birkaç  kişiyi arayacağım zaman farklı büfeleri gezerdim. Bu da uyulması gereken bir  tedbirdi. Aynı büfeden art arda askerlerin aranmış olması, o büfeden arayan  öğretmenin tedbire uymadığını gösterir." beyanında bulundu.

ETİKETLER