Gazetevatan.com » Yazarlar » Özledim seni Ankara

Özledim seni Ankara

22 Mayıs 2016 Pazar


İstanbul’dan bunaldığım için midir, yoksa yaşın ilerlemesiyle hissedilmeye başlanan Anadolu hastalığı memleket hasretine yakalanmamdan mıdır bilemiyorum ama özledim Ankara’yı. Zaman makinesi ile yolculuğa hak kazanan bir astronot olsaydım eğer asıl gideceğimiz yerden önce tüm ekibi Yüksel Caddesi’nin en civcivli zamanına uğrayıp, bol soğanlı döner yemek için ikna ederdim. Eskiye duyduğum özlem ara ara yakalıyor beni. Gereğinden hızlı koşmadığım zamanlarda. Korkmadan bu duygudan keyif almaya bakıyorum. Eskişehir konseri sonrası Ankara’ya giderken yolda vurdu yine başıma. Acaba kahvaltıda gördüğüm simide elimin gitmemesiyle mi başladı bu duygu? Ankara’nın gerçek çıtır simidinin yerini tutmuyor başka yerlerdeki. İzmirli arkadaşlarıma hep derim, “Yahu bırakın şu gevreği mevreği, gelin ben size harbi simit yedireyim Ankara’da”. Güzeldi benim büyüme çağlarım. Çok eğlenirdik kuzenlerimle. Kulakları çınlasın. Dikmen’den kaykayla Kızılay’a inerdik. Sonra koşa koşa Hayri Plak’a. Hayri Abi diye seslendiğimiz adam gerçekten Hayri miydi bilmiyorum ama bozmazdı bizi. “Metallica 90’nın tabları geldi mi Hayri Abi?” Bir başka gün “Slayer’ın Reign Blood kaseti geldi mi Hayri Abi?”... Hiç unutmuyorum, annemle gitmiştim Slayer albümünü almak için. Dolmuşa bindik. Ben elimde sanki içi altın dolu bir sandık varmış gibi sımsıkı tutuyorum kasedi. Şoförün dikkatini çekmiş olacak “Ver bakayım o kasedi” dedi.

‘Adamcağız mahvolacak’ dedim içimden ama hiç çıkartmadı kasedi. Arka yüzünü çevirip taktıktan sonra bana döndü “E oğlum aynı şarkı başladı yine” (kasedin iki yüzü de aynıdır çünkü)... Bu hikayeyi biraz abartmış olabilirim ama ‘Bizim şoförler bile bir başkadır’ demek için uydurmadım inanın. Gerçi bir başkadır o ayrı… Bazı şeyler yok hayatımda artık. Limon Bar, A.O.Ç dondurması, Gençlik Parkı. Onları özlüyorumdur belki de...

Gidecekler için öneriler:

-Anıtkabir’i listenizin başına alın. Ama çocuk arabası veya tekerlekli sandalyeniz varsa zorlanacağınızı üzülerek söylemem gerek.

-Kuğulu Park’ta mutlaka elinizde simit ve çay ile bir yarım saatinizi geçirin. Şanslıysanız cumhuriyet amcaları, teyzeleri de katılacaktır sohbetinize.

-Hava güzel kötü farketmez Eymir Gölü’nde bisiklet ve yürüyüş, üstüne de tabii ki mangal

-Enteresan, otantik bir gece isterseniz Kale’de şansınızı deneyebilirsiniz.

-Rock’n roll doll bir geceye yelken açmaksa niyetiniz (bizim zamanımızdaki rota bambaşkaydı) Kıtır’da kokoreç sohbetiyle başlayan buluşma ile Tunus Caddesi’nden aşağıya doğru yürümeye başlayabilirsiniz. Sağlı sollu hangi mekana girseniz iyi gruplar dinleyeceğinizden şüphem yok. O konuda mütevazi olamayacağım. Avrupa’nın belki de en güzel akslarından birisidir Tunalı-Tunus-Kızılay hattı.

Unutmadan en önemlisi, otoyol girişlerine yeni yapılan kapıların hepsinin altından geçerseniz üşenmeyip, çıkışta size madalya takıyorlar.