Gazetevatan.com » Yazarlar » 'Yeni Türkiye’nin cesetlerini gömüyor'

'Yeni Türkiye’nin cesetlerini gömüyor'

25 Ekim 2014 Cumartesi


Türk Sineması’nın fenomen filmlerinden ‘İnşaat’ henüz bitmemiş.

Yönetmen Ömer Vargı yeni çekilen ‘İnşaat 2’de, tam 10 yıl sonra cezaevinden çıkan iki kafadar Sudi ve Ali’ye bu defa Yeni Türkiye’nin cesetlerini gömdürüyor.

Fotoğraflar: Elif MANDAN

'Bir inşaata benzer memleket'

Türkiye Sineması’nın fenomen filmlerinden biri olan ‘İnşaat’ meğer hala bitmemiş. Yönetmen Ömer Vargı, İnşaat 2’de 10 yıl sonra cezaevinden çıkan iki kafadar Sudi ve Ali’ye bu kez ‘Yeni Türkiye’nin cesetlerini gömdürüyor...

İnşaat filmini yapmak nereden aklınıza geldi?

Yaptığım filmlerde temel anlayışım filmlerin inandırıcı olması. Karakterlerin sağlam bir sosyal yapıya oturması gerektiğini düşünürüm. Fantastik bile olsalar bir sosyal yapıya uydurursam bu da inandırıcılığı kolaylaştırır. 2002’de tek mekanda geçen, iki kamerayla çekilen bir hikaye arayışına girdim. Bu hikayeyi kendim uydurdum.



İnşaat 1’de ceset gömen kahramanlarımız, 2’de bıraktıkları yerden devam mı ediyorlar?

İnşaat 1’de mafya şöförü patronun öldürdüklerini getirip kendi bahçesine gömmek zorunda kalıyordu. Bir süre sonra Ali ve Sudi’ye düşüyordu bu görev. 10 yıl sonra Sudi ve Ali hapisten çıkıyorlar, deniz kenarında bekçi olarak işe girmiş gibi gözükürken, denizden gelen bir cesetle olaylar başlıyor. Önce bir suriyeli, ardından Arnavut cesedi, derken başka cesetler geliyor. Olaylar olayları kovalıyor ama güleriz ağlanacak halimize durumu.

’KAZA OLUNCA İŞÇİLER AKLA GELİYOR’

2003 yılında ülkede büyük bir ekonomik kriz yaşanıyordu. Bitmek bilmeyen inşaat bu krizin mecazı mıydı?

Aslında Türkiye’de işçi problemleri sadece bir kaza olduktan sonra akla gelir. Sudi ve Ali karakterlerini basit, vasıfsız işçileri tanıtmak adına yarattım ve mekanı tanımlamak icin İnşaat bu şekilde doğdu. Türkiye’de inşaat işçileri asansör düşünce, madende patlama olunca konu oluyor. Bir sosyal eleştiri yapmaya çalıştım, ikincisi de olmuştur inşallah...

Sinemaya Yılmaz Güney’in asistanı olarak başlamışsınız. Bunun nasıl bir etkisi oldu?

1974’te sinemaya Güney’in 3’ncü asistanı olarak başladım ama o Yumurtalık Olayları’ndan hapse girince film yarıda kaldı, sonra Şerif Gören devam etti. Şerif Gören’i asıl ustam olarak kabul ediyorum, ondan çok şey öğrendim.



İSTANBUL’DA GÖKDELENLERİN ARTMASI ÇOK GELİŞTİĞİMİZ ANLAMINA GELMİYOR

İnşaat’ın başarısı işçilerin inandırıcılığında. Bunu neye borçlusunuz?

Toplumun tabir-i caizse gariban kesimini mizahla anlatmak istedim. Şimdiki filmimizin müziğinde de var ‘gariban doğanlar suçlu doğarlar’ gibi bir laf var. Toplumun alt kademesinden gelen insanların suçlu kategorisine geçişi çok bıçak sırtı ve her an olabilecek bir şey. İnşaat 2’de de sivri karakterler var ve yeni karakterler de giriyor filme. Önemli olan, ‘var böyle insanlar’ diyebilmek, çok absürd bir şey dahi yapıyor olsa da inandırıcı olması önemli.

Karakterler nasıl oluştu?

60 yaşımın üstündeyim. İnsanlarla ilgili bir gözlem oluşuyor zamanla. 60 yılda bu toplumu iyisiyle kötüsüne yaşadım. Bazı şeylerin değişmediğini gözlemlemek insanı üzüyor.

2003’den bugüne köprünün altından çok su aktı. Türkiye’de değişimler filmi nasıl besledi?

Ekonomik anlamda çok yol katettik ama asıl yol katetmemiz gereken konularda hiç yol katedemedik. Benim film sosyal yaşam üzerine bir kara mizah. Toplumsal yaşamı şekillendiren, yaşam kalitemizi belirleyen unsurlar ne kadar iyileşti ona bakmak lazım. İstanbul’da gökdelen sayılarının artması bizim daha çok geliştiğimiz anlamına gelmiyor. Aslında değişimin altında yatan şey başarısızlık; filmin ikinci bölümünü yapma nedenim de bu.



İNŞAAT 2 SİYASİ BİR FİLM DEĞİL

İnşaat 2 için neden 10 yıl beklediniz?

Bunların ceza süresi 10 yıl, on yıldır hapisteydiler, onları bekledim (gülüyor) Şaka, şaka. İlk film dünyada da büyük ilgi gördü, ödüller aldı, akademik tezlere konu oldu. Aslında Emre Kınay ve Şevket Çoruh çok istiyordu ama benim temel sebebim bu olaya on yıl sonra bugünkü bakış açısından baksaydım ne olurdu diye düşünmemden kaynaklanıyor. Eşim de ‘niye bu filmi çekmiyorsun’, diyince ‘hadi çekelim’ olduk.

17 Aralık sürecine gönderme var mı?

Toplumsal yapı içindeki adalet anlayışı da var tabi ki. Ama sonuçta siyasi bir film değil, karıkatürize edilmiş karakterler var.


Emre Kınay ve Şevket Çoruh’un başrollerini oynadığı İnşaat 2, 7 Kasım’da vizyonda.