Etnik esintilerin lüksle buluşması

AYŞE BRAV / bravayse@yahoo.com |  17 Eylül 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 17 09 2017 - 2:30

Dünyaca ünlü modacımız Atıl Kutoğlu İstanbul Moda Haftası kapsamında 2018 ilkbahar/yaz koleksiyonunu tanıttı ve büyük beğeni topladı. Kutoğlu yeni koleksiyonunu ve başarısının sırrını anlattı.


Fashion Week’e, her şeye rağmen çok inanıyorum. 10 yol boyunca New York Fashion Week’te defile yapan bir modacı olarak, İstanbul’a moda haftası konseptini çok yakıştırıyorum. Baktığınızda dünyadaki tüm gelişmiş ülkelerin, güçlü ve parıldayan moda haftaları var. Bizim bir tekstil ülkesi olarak, güçlü bir moda üreticisi olarak, Mercedes Benz Fashion Week Istanbul’u çok yukarılara taşımamız gerek. Bu yüzden her sezon katılmaya özen gösteriyorum. Yabancı konukları, gazetecileri Türkiye’ye davet ederek, defilemle birlikte İstanbul Fashion Week’in uluslararası medyada yer almasını sağlıyorum. Mesela bu yeni defilemi, 200 ülkede yayın yapan Fashion TV Paris canlı olarak tüm dünyada yayınladı ve 4 milyon kişinin izlediği bilgisi bize ulaştı. Bu müthiş bir tanıtım. Maddi değeri ölçülemeyecek derecede yüksek uluslararası bir tanıtım. Modacı arkadaşların da bu arada uluslararası standartlara daha çok yaklaşmaları gerekiyor. Başarılı olanlar var, ama daha çok ismin orjinal, dünya standartlarında işler sergiliyor olması gerek. Tüm sektörün birbirine kenetlenmesi ve Fashion Week’e destek vermesi gerekiyor. Bu işin arkasında duran ITHIB (İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birlikleri) ve Moda Tasarımcıları Derneği Türk modası adına güzel adımlar atıyorlar.

Sizi diğer modacılardan farklı kılan nedir?

Beni farklı kılan her şeyden önce tarzım ve kreasyonlarım. Doğuyla batı sentezini koleksiyonlarıma güzel aktardığımı düşünüyorum. Yabancı moda otoriteleri, bunu defalarca yazdı. New York Times, WWD gibi önemli yayın organlarının moda yazarlari... NY Times’tan Bernadine Morris, Guy Trebay, Daily Telegraph’tan Hillary Alexander ve efsane Suzy Menkes bunu defalarca yazdılar. Bir de aynı çizgide yürümek önemli. Koleksiyonlarınız imzanızın bir devamlılığı olmalı. Global düşünmek çok önemli. Her zaman uluslararası standartlarda çalıştım. Çalışmalarımı aynı anda birden fazla ülkede tanıtmayı sergilemeyi çok önemsedim. Hep uluslararası kurallara göre çalıştık. Bir de beni farklı kılan etnik bir lüksü yansıtan çizgim. Türk kültüründen aldığım esintileri, başka etnik unsurları cool, modern ve giyilebilir bir çizgiye dönüştürmem.

Tasarımlarımı dünyanın en güzel kadınları giyiyor

Tasarımlarınızı giyen ve sizi etkileyen kimler var?

Beni en çok etkileyen yakın dostum Belçikalı pop yıldızı Viktor Lazlo’dur. Onun havası, sahnede benim kreasyonlarımla şarkı söyleyişi, hareketleri beni her zaman çok etkilemiştir. Avusturyalı Prenses Camilla von Habsburg, bir de defileme çıkan Fashion TV Paris’in sahibi Michel Adam’in eşi Masha Adam kreasyonlarımı müthiş taşıyan onlarla bütünleşen isimler. Naomi ve Karolina Kurkova New York’taki defilelerimde giydikleri hemen hemen her elbisemi kendilerine özel istediler ve özel hayatlarında giydiler. Onlarla çalışmak ve dost olmak da çok keyifli. Ayrıca kreasyonlarımı böyle dünyanın en güzel kadınlarının taşıması bir tasarımcı için eşsiz bir duygu.

2018 ilkbaharında siyah ana renk olacak

Yeni koleksiyonda ilhan kaynağınız neydi?

Yeni İlkbahar/Yaz 2018 koleksiyonumda esin kaynağım Paris. 1950’lerin Paris’inden, Jean-Paul Sartre, Albert Camus, Simone de Beauvoir gibi yazarlardan ve onların Paris’inden esinlenerek hazırladık bu koleksiyonu. Ama ben yine etnik öğeler de kattım. Biraz 50’li yılların Paris’iyle buluşan Ege ve Akdeniz rüzgarı da var. Geometri de önemli bir rol oynadı bu koleksiyonda. Siyah koleksiyonun ana rengi oldu, lacivert, bakir ve gold tonları, yeşil ön plana çıkan renkler. Neon sarısı ve gümüş deriler de, asimetrik kesimleri   çarpıcı bir hava kattılar.

Satış noktalarınız ne durumda?

Bu yaz Viyana’da iki yeni butik açtım. Şehrin tam merkezinde, küçük şık bir sokak olan Wildpretmarkt’ta, hatta Louis Vuitton, Valentino, Dsquared gibi markalara 15-20 metre mesafede yer alıyoruz. Mağazalardan  daha büyük olanı diğerinden birkaç adım içeride, pasaj içerisinde yer alıyor. Toplam 200 m2’nin üzerinde bir satış alanımız var. Butiklerimiz şimdiden, sadece Avusturyalı değil, Avrupalı moda severlerin radarına girmiş durumda ve çok ilgi görüyor. İstanbul’da Conrad Otel’in kral dairesinde müşterilerimizi ağırlıyoruz.