Eski Alman bakan, terör örgütü PKK'nın suçlarını anlattı

AA |  19 Ekim 2019 Cumartesi - 15:26 | Son Güncelleme : 19 10 2019 - 15:26

Eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, terör örgütü PKK'nın Almanya'da şantajla para topladığını, silah ve uyuşturucu ticareti yaptığını söyledi.


 Eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel,Alman İkinci Televizyon Kanalı'nda katıldığı programda, terör  örgütü PKK/YPG'ye ve Suriye'deki iç savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu.
 
Geçmişte Avrupalıların her zaman Amerikalılara, Türkiye sınırında  PKK'nın kontrol ettiği bir bölgesel devlete izin verilmemesi konusunda dikkatli  olunmasını söylendiğini anımsatan Gabriel, "Çünkü Türkiye buna, orayı kim  yönetirse yönetsin, izin vermez." ifadesini kullandı.
 
Gabriel, eski ABD Başkanı Barack Obama'nın bunu farklı gördüğünü ve  PKK'nın bir kolu olan YPG'yi kullandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, PKK'yı 1980'li, 1990'lı ve 2000'li yıllardaki eylemlerinden  tanıyoruz. Otobanlarda lastik yakmalarıyla, blokajlarla. Hukukun üstünlüğünü  sağlamaktan başka bir şey yapamayız. Kürtler hakkında konuştuğumuzda şunu tekrar  söylemek istiyorum; bu ülkede (genel olarak) o Kürtlerden konuşmuyoruz.
 
Biz burada yasak olan (PKK) bir örgütten bahsediyoruz. Neden  yasaklandığını söyleyeyim; şantajla para toplama, silah ticareti, uyuşturucu  ticareti. Hepsini de her zaman Türkiye'de mevcut iç savaşı finanse etmek için  yaptı. Almanya'da yasak olmasının sebebi bu. Yasak olması, Türkiye'de suç  işlediği için değil burada suç işlediği için."
 
Genel olarak Kürtler hakkında konuşulduğuna kaygılandığını vurgulayan  Gabriel, "(Burada) 'Kürtler bizim en iyi müttefiklerimizdi' diye söylendi. Ancak  biz buna 'Batı olarak onları kötü amaçlı kullandık' da diyebiliriz. Çünkü biz  oraya (Suriye) girmek istemedik." değerlendirmesinde bulundu.
 
  "Kirli işleri başkaları yapsın diye ümit ettik"
 
Gabriel, Suriye iç savaşı başladığında o dönemde Türkiye Başbakanı  olan Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'de uçuşa yasak bölge oluşturulması  gerektiğini aksi takdirde Esed'in halkını bombalayacağını söylediğini  anımsatarak, "Aman Tanrım bunu yapamayız' diyenler ilk olarak Avrupa ve Almanya  idi. Neden? 'Çünkü yeni bir Afganistan olmasın. Biz bunun içinde olmak  istemiyoruz.' dedik.  Kısa süre sonra Esed, halkını bombaladı ve biz, birkaç  milyon mülteciyle bunun (ihtilafın) içindeydik." diye konuştu.
Avrupa'nın o dönemde Suriye'deki ihtilafa karışmamasından dolayı  memnun olduğunu dile getiren Gabriel, şunları kaydetti:  "Bugün, 'ahlaki olarak şu veya bu yapılabilirdi' demek çok kolay.  Kendimiz (bu ihtilafa) karışmak zorunda kalmadığımız için çok mutlu olduğumuzu  kabul etmemiz de gerekiyor. Biz Avrupa ve Almanya olarak, dış politika  çıkarlarımızı  her zaman Amerikan uçak gemilerine taşıdık ve kirli işleri  başkaları yapsın diye ümit ettik. Biz de böylelikle ahlaki şeyleri yüksekte  tutabildik."
 Gabriel, Avrupa'nın bu ihtilaftan ders çıkarması ve yakın çevresiyle   yalnız başına ilgilenmesi gerektiğine dikkati çekti.  Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Gabriel'in açıklamalarına  Twitter'dan verdiği yanıtta, "Gerçekleri; çekinmeden, cesurca söyleyenler de  var." ifadesini kullandı.
 

ETİKETLER