Erkeklerin sadece % 13’ü otomobilini eşine veriyor

24 Mayıs 2016 Salı - 2:30 | Son Güncelleme : 24 05 2016 - 2:30

Yapılan araştırma, erkeklerin araçlarını eşleriyle paylaşmak istemediğini ortaya koydu. Eşinin aracını kullanmasına izin veren kadınların oranı % 60 iken erkeklerde bu oran % 13’e iniyor.


Araçlarla ilgili farklı coğrafyalardan 12 ili kapsayan bir araştırma, ilginç sonuçlar ortaya koydu. Aksigorta’nın yaptırdığı araştırmaya göre, her 100 kadından 60’ı araçlarını eşlerine kullandırmaya hazır. Bir kaza anında da yüzde 45’i önce eşini arayacağını söylüyor. Erkekler açısından ise bu oranların çok düşük çıkması dikkat çekti.
 
Kazada ilk alo kocaya
 
İstanbul, Ankara, Adana, İzmir, Bursa, Kayseri, Malatya, Samsun, Erzurum, Tekirdağ, Diyarbakır ve Trabzon’da yaşayan, Türkiye temsili “araç sahibi” olan kişilerle yapılan araştırmaya göre, herhangi bir kaza anında önce ya acenteyi ya da aileden birini arıyoruz. Kadınların yüzde 45’i eşini arayacağını belirtirken, eşini arayacağını söyleyen erkeklerin oranı yüzde 6’da kaldı.
 
Eşinin araçlarını kullanmasına izin veren kadınların oranı yüzde 60 iken erkeklerde bu oran yüzde 13’e kadar geriliyor. Bu da erkeklerin araçları üzerindeki sahiplik duygusunun oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.
 
Tampon düşmanları
 
Türkiye’de her 3 kişiden 1’i araç kullanırken çarpma, sürtme, tampon çarpması ya da kaldırıma vurma gibi küçük kazalar yaşıyor. Park ederken kadınların dörtte birinden fazlası (yüzde 27) tamponlarını çarparken, araç giriş çıkışlarında kapıyı çarpan kadınların oranı, yüzde 14 ile yüzde 3 olan erkeklerin 5 katına yakın.
 
‘Trafik sigortası ucuzlar’ önerisi bir şehir efsanesi
 
Hazine Müsteşar Yardımcısı ve Sigortacılık Eğitim Merkezi (SEGEM) Yönetim Komitesi Başkanı Dr. Ahmet Genç, “Kasko ile trafik sigortası birleşsin önerisi bir şehir efsanesi. Devlet eliyle bir birleştirme yapılmasının bir anlamı yoktur. Birisi bir laf atıyor, herkes arkasına düşüyor, bu bir şehir efsanesi şeklinde yayılıyor. Sanki bir sonuç getirecek, trafik sigortasında bir ucuzlama yapacakmış gibi bir hava yaratılıyor. Bunlar aslı astarı olmayan konular” dedi. V. Ulusal Sigorta Sempozyumu’nun açılışında konuşan Genç, kasko ile trafik sigortasının ayrı mahiyette olduğunu, sigorta şirketlerinin bunları ayrı ya da beraber pazarlayabileceğini söyledi.
 
Kârlılık sorunu var
 
Ahmet Genç, ‘Fiyatlar yükseldi, milyonlarca sigortasız araç yollarda’ manşetlerine de değinerek, “Ben beni bildim bileli neredeyse 10-15 yıldır, bu sigortasızlık oranları aşağı yukarı aynı” dedi. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ramazan Ülger de, 2015 yılının sektör için çok zor bir yıl olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: “Özellikle hayat dışı branşta sektörde bir kârlılık sorunu var. Enflasyonun yüzde 8-9’larda seyrettiği bir ülkede, öz kaynak kârlılığı ortalaması yüzde 3-4’lerde dolaşıyorsa, sektörün en önemli sorunlarından biri kârlılık sorunu demektir.” Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdür Vekili Gökhan Karasu ise, 2006 yılından bu yana yabancı sermayenin Türkiye sigorta sektörüne karşı iştahlı olduğunu, bu iştahın bugün de devam ettiğini söyledi. Türk sigorta sektöründe faaliyet gösteren 61  şirketten, 39’unun yabancı sermayeli olduğunu bildiren Karasu, sektörün hayat dışına, özellikle trafik gibi hasar üreten bir branşa bağımlı olmasını ‘tehlikeli gidişat’ olarak yorumladı.
 
Cep’e ceza caydırıcı olmadı
 
Yapılan araştırma son zamanlarda daha da ağırlaştırılan cezalara rağmen araç kiti kullanmadan telefonla konuşan sürücü sayısında belirgin bir düşüşün gerçekleşmediğini göz önüne seriyor. Özellikle 25- 34 yaş arası araç sahiplerinin yarıdan fazlası araç kiti kullanmadan telefonla konuşmaya devam ediyor. Cep’ten yol durumuna bakmak da araç kullanırken yapılan ihlallerin başında geliyor. Araştırmada ortaya çıkan bir başka bulgu da, yaş ilerledikçe araç yıkama sayısının düşmesi. 65 yaş üstü kişiler araçlarını ayda 1 yıkatıyorlar.