Erdoğan Londra'da iş adamlarına flaş çağrı

AA |  13 Mayıs 2018 Pazar - 15:57 | Son Güncelleme : 13 05 2018 - 18:15

Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha da güçlenmesi maksadıyla İngiltere'deki iş adamlarını Türkiye'ye davet etti.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk demokrasisini,  Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, seçilmiş hükümeti ve doğrudan şahsımı hedef alan  bu alçak darbe girişiminin ardından ülkemizle sergilenen dayanışmayı asla  unutmayacağız." dedi. 
 
Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu'nun kapanış programına katılan Erdoğan,  burada yaptığı konuşmada, Türkiye'de yakında cumhurbaşkanı ve milletvekili genel  seçimlerinin yapılacağını hatırlattı. Erdoğan, "Bu seçimde, geçtiğimiz yıl kabul  edilen halkoylamasında milletimizin aldığı karara uygun şekilde Cumhurbaşkanlığı  Hükümet Sistemi'ne geçiyoruz. Cumhurbaşkanlığı için şahsım da adaydır. Seçim  sürecine rağmen önceden planlanan bu toplantıya verdiğim sözün gereği özellikle  katılmak istedim." ifadelerini kullandı.
 
Erdoğan, Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu'nun gönlünde ayrı bir yeri  bulunduğunu dile getirerek, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki mevcut  stratejik ortaklığın ve Tatlıdil Forumu'nun temellerinin, başbakanlığı döneminde  atıldığını, ikili ilişkilere önemli katkı sağlayan bu platformu, 2011'deki Londra  ziyareti sırasında, eski Başbakan David Cameron ile kurduklarını anlattı.
 
Forumun her yıl daha da güçlendiğini, kurumsallaştığını ve bugünlere  geldiğini ifade eden Erdoğan, forumun, siyasetçilerin yanı sıra iş adamlarının,  akademisyenlerin, medya mensuplarının bir araya geldiği toplantılar olarak  değerlendirildiğini kaydetti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun güçlenmesi ve gelişmesi için destek  vermekle yetinmeyip, fırsat buldukça bu toplantılara da katıldığını ve geçen yıl  Antalya'da geniş katılımlı bir foruma Türkiye'nin ev sahipliği yaptığını  hatırlatarak, bu yıl da ilişkilerin tarihi köklerinden izler taşıyan bir  atmosferde toplantının yapıldığını belirtti.
 
Forumun düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik eden Erdoğan, York Dükü  Prens Andrew'a da özellikle foruma, kuruluşundan bu yana sağladığı değerli destek  için teşekkür etti.
 
Amiral Nelson'a verilen Osmanlı Nişanı
 
Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin 500 yıla yakın köklü bir  tarihi bulunduğuna işaret ederek, bu süre zarfında ülkelerin birbirine  yakınlaştığı sayısız dönem yaşandığını anlattı. Bunlar arasında Napolyon'un  Mısır'ı işgali ve Kırım Savaşı gibi hafızalarda yer etmiş tarihi olayların da  bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu derin tarihi ilişkilerin en  önemli vesikalarından birinin, Tatlıdil Forumu'nun yapıldığı bu salonun girişinde  sergilenen Osmanlı Nişanı olduğunu kaydetti.
 
İngiltere'nin milli kahramanı Amiral Lord Nelson'un, Osmanlı  İmparatoru'nun Müslüman olmayan bir kişiye verdiği ilk nişanın sahibi olduğunu  söyleyen Erdoğan, Sultan 3. Selim'in, Mısır'ın 1798'deki işgali sırasında  gösterdiği çabalar için kendisine bu nişanı hediye ettiğini, Nelson'ın da bu  nişanı son nefesini verdiği ana kadar gururla taşıdığını anlattı.
 
"İlişkilerimizin ulaştığı yüksek düzeyde halkoylamalarının etkisi  var"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylesine köklü geçmişe sahip Türkiye ve  Birleşik Krallık ilişkilerinin, iş birliğinin her alanda geliştiği, ivme  kazandığı bir dönemden geçtiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
 
"İlişkilerimizin bugün ulaştığı yüksek düzeyde, yakın zamanda her iki  ülkede gerçekleştirilen halkoylamalarının önemli de etkisi vardır. Türkiye geçen  yılki Anayasa değişikliğiyle yönetim sistemini değiştirme kararı almıştır. Bu  değişiklikle Türkiye'yi 2023 hedeflerine taşıyacak daha etkin ve verimli bir  yönetim modeli oluşturuyoruz. Birleşik Krallık ise 2016'daki halkoylamasında  alınan Brexit kararını uygulama konusunda adımlarını atıyor. Bunun için bir yanda  Avrupa Birliği ile müzakerelere devam ediyor, bir yandan da kendisini Brexit  sonrası döneme hazırlayacak reformlar üzerinde çalışıyor."
 
Darbe girişiminin ardından samimi dayanışma
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkileri  yakınlaştıran bir başka konunun ise Birleşik Krallığın, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe  girişiminin ardından Türkiye ile gösterdiği samimi dayanışma olduğunu vurguladı.
 
Erdoğan, "Türk demokrasisini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, seçilmiş  hükümeti ve doğrudan şahsımı hedef alan bu alçak darbe girişiminin ardından  ülkemizle sergilenen dayanışmayı asla unutmayacağız. Birçok Batı ülkesi hain  saldırıyı kınamaktan dahi acizken İngiliz makamları anında gerekli destek  açıklamalarını yaptı ve demokrasiden yana tavırlarını koydular. Böylece Birleşik  Krallık 15 Temmuz sonrasında müttefikliğimizin ve stratejik ortaklığımızın yanı  sıra gerçek bir dost olduğunu da gösterdi." diye konuştu.
 
İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik çıkarların giderek daha da  örtüşmesi ve iş birliği alanlarının genişlemesinin de ilişkileri yakınlaştıran  bir başka konu olduğunu ifade eden Erdoğan, tarihsel olarak bakıldığında da  ticaretin her dönemde ikili ilişkilerin lokomotifi olduğunu söyledi.
 
Erdoğan, İngiliz İmparatorluğu'nun Osmanlı'da 1583'ten itibaren  görevlendirdiği büyükelçilerin, uzunca bir süre Levant şirketinin temsilciliğini  yaptıklarını, Osmanlı'nın da yurt dışına gönderdiği ilk büyükelçilerden Yusuf  Agah Efendi'nin 1793'te Londra'ya geldiğini, 1851'de dünyanın ilk uluslararası  sergisinin bugünkü Hyde Park'ta düzenlendiğinde Osmanlı Devleti'nin sergiye  önemli katkı sağladığını anlattı.
 
"20 milyar doları hemen bulmamız lazım"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün de ticaret ve ekonomi alanında parlak bir  karneye sahip olunduğuna işaret ederek, "Birleşik Krallık bizim için Avrupa'daki  en büyük ikinci ihraç pazarıdır. Toplam ticaret hacmimiz 16 milyar doların  üzerindedir. Başbakan Sayın May, geçen yıl ülkemizi ziyaret ettiğinde kendimize  bir hedef koyduk, dedik ki, '20 milyar doları hemen bulmamız lazım.' Bunun için  elbirliğiyle çalışmaya şu anda devam ediyoruz." dedi.
 
Ekonomik ve ticari ilişkilerde yakalanan ivmeyi korumak ve gelişen  şartlara uyum sağlamak konusunda kararlı olduklarını dile getiren Erdoğan,  şunları kaydetti:
 
"Uzmanlarımız düzenli aralıklarla bir araya geliyorlar ve iki ülke  arasında serbest ticaret anlaşması imzalanması da dahil olmak üzere tüm  seçenekleri değerlendiriliyor. Bugün burada olan İngiliz iş dünyasının değerli  mensuplarına seslenmek istiyorum, ülkemizde 3 binden fazla İngiliz şirketine ev  sahipliği yapıyoruz. Kendi şirketlerimizle Birleşik Krallık şirketleri arasında  en ufak ayrım gözetmiyoruz. Bu sayede sizler de sadece 15 yılda ülkemizde  yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırım gerçekleştirdiniz. Bu durumu ülkemize  olan güveninizin bir tezahürü olarak değerlendiriyoruz. Biz de sizlere en iyi  şekilde ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz zor  zamanlarımızda yanımızda olan dostlarımızı asla unutmayan bir milletiz, yeni bir  dönemin eşiğinde olduğumuz şu günlerde bizimle birlikte yol yürüyecek  dostlarımıza vereceğimiz değer ise çok daha farklı olacaktır." dedi. 
 
Türkiye'nin 81 milyonluk bir iç pazara sahip olduğunu, genç, dinamik,  yetişmiş iş gücü ve güçlü alt yapısı, deneyimli özel sektörüyle bu pazarı cazip  hale getirmeye gayret ettiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin konumunun 3-4  saatlik bir uçuşla 1,5 milyar nüfuslu dev bir pazara ulaşma imkanı sağladığını  belirtti.
 
Erdoğan, son dönemde iddialı ve kapsamlı teşvik programlarını  yürürlüğe koyduklarına işaret ederek, yenilerini açıklamak için de hazırlıklarını  sürdürdüklerini dile getirdi.
 
 "Daha fazla yatırım için sizleri ülkemize bekliyorum." diyen Erdoğan,  sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Önümüzdeki dönemde firmalarımızın karşılıklı olarak Türkiye'de veya  Birleşik Krallık'ta faaliyet göstermesiyle, mal ve hizmet alıp satmasıyla  yetinmeyelim. Katma değeri fazla ve yüksek teknoloji içeren ürünleri birlikte  üretme imkanlarını araştıralım. Savunma sanayii alanındaki ortaklığımız birlikte  neler başarabileceğimizin en güzel örneğidir. Milli Muharip Uçak Projemiz  çerçevesinde 5'inci nesil savaş uçağı üretme hedefimizle artık çıtayı çok yukarı  çıkarmış bulunuyoruz. Ayrıca ortak tasarladığımız ve imal ettiğimiz ürünleri  üçüncü ülkelere gelin birlikte pazarlayalım. Dünyanın değişik coğrafyalarındaki  iş ve ticaret imkanlarından birlikte yararlanalım. Türkiye'nin operasyonel  imkanları ve Birleşik Krallık'ın finans gücü bir araya geldiğinde ortaya çıkacak  sinerji her iki taraf için de çok büyük kazançlar sağlayacaktır. Gelin bu büyük  fırsatı birlikte değerlendirelim diyorum."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl Eximbank ile Birleşik Krallık'ın  ihracat finansman kuruluşu UKEF aracılığıyla bu konuda önemli bir adım atıldığını  anımsatarak, Türk ve İngiliz firmalarının üçüncü ülkelerde birlikte  üstlenecekleri projelere ortak finansman sağlanmasına imkan veren kapsamlı bir iş  birliği tesis edildiğini, bu iş birliğinin firmaların üçüncü ülkelerde  ortaklıklar kurmasını kolaylaştıracağını düşündüğünü vurguladı.
 
Turizm konusunun da iki ülke arasında önemli bir iş birliği alanı  olduğunu belirten Erdoğan, bir süredir bu konuda durgunluk yaşandığını ancak bu  sene hareketlendiğini ifade etti. Erdoğan, "Ağırlamayı hedeflediğimiz 40  milyonluk turist içinde biz sizleri özellikle görmeyi arzuluyoruz. Bu tür  temaslar, bunların ötesinde tabi bir de konut sahibi olmanızı da arzu ediyoruz.  Zaten İngiliz dostlarımızdan konut sahibi olanlar çok ama yeterli değil, bu  sayıyı daha da artıralım istiyoruz. Ekonomik faaliyetin ötesinde bu dostluğumuzu  da pekiştirecektir." diye konuştu.
 
"Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki stratejik ortaklığı basit bir  tercih olmanın ötesinde her iki ülkenin ve aynı zamanda geniş bir coğrafyanın  menfaatleri açısından bir gereklilik olarak değerlendiriyorum." ifadesini  kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Türkiye olarak Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine önem veriyoruz.  Ortadoğu'da kalıcı barış ve güvenliğin tesisi için çalışıyoruz. Suriye, Irak Afganistan ve Somali gibi ülkelerin istikrara kavuşturulmasını hedefliyoruz.  Terörizmin her türüyle ortak mücadele edilmesini istiyoruz. Tüm bu hususlar  ülkelerimizin öncelikli gündeminde önemli bir yere sahiptir.
 
Ülkemizin yanı başında tüm dünyayı etkileyen çok ciddi sınamalar  yaşanıyor. Türkiye ve Birleşik Krallık, uluslararası toplumun iki sorumlu üyesi  ve iki müttefik olarak bu sınamalarda omuz omuza mücadele ediyor. Terör ve  düzensiz göçün sebepleriyle kaynağında mücadele edilmesi konusunda karşılıklı  olarak biz kararlıyız."
 
Dünyanın her yerindeki ihtiyaç sahiplerine insani yardımlar  ulaştırılması konusunda daha fazla iş birliği yapılması hususunda ortak iradeye  sahip olduklarının altını çizen Erdoğan, "İşte şu anda dünyada en fazla yardıma  eli açık üç ülke, birinci sırada Amerika, iki Türkiye, üç İngiltere. Bunu milli  gelire oranla yaptığımız zaman, milli gelire oranla baktığımızda bir numara  Türkiye, iki numara Amerika, üç numara İngiltere. Bu bir şeyi gösteriyor, biz eli  açık ülkeleriz ve bu dayanışmamız bizim artarak devam etmeli." dedi.
 
Erdoğan, Türkiye'nin aynı anda çok sayıda terör örgütüne karşı son  derece etkili bir mücadele yürüttüğüne vurgu yaparak, şunları söyledi:
 
"Terörle mücadele alanında aldığımız önlemlerle kendi halkımız yanında  Avrupa'nın ve tüm dünyanın güvenliğini de sağlıyoruz. Hassas olduğum ve bu  vesileyle değinmek istediğim bir husus daha var, DEAŞ'ın İslam devleti olarak  adlandırılması son derece yanlıştır. Çünkü DEAŞ en büyük zararı Müslümanlara  veren, masum Müslümanları katleden eli kanlı bir çetedir, bir terör örgütüdür.  İslam lafzının kökünde barış vardır.  İslam 'silm' kelimesinden gelmektedir ki  'silm' barış anlamına gelmektedir. Bizim dinimiz barış dinidir, kardeşlik  dinidir. Birleşik Krallık'ın pek çok Müslüman vatandaşıyla, çok kültürlü çoğulcu  yapısıyla diğer müttefik ve dostlarımıza kıyasla bu konuda bizi daha iyi  anlayabileceğini düşünüyorum. Şunu samimiyetle söyleyebilirim ki Birleşik Krallık  ile özellikle terörizmle mücadele alanında yürüttüğümüz iş birliği diğer  ortaklarımızla kurduğumuz mekanizmaların çok çok ilerisindedir."
 
Ziyareti çerçevesinde Kraliçe 2. Elizabeth ve Başbakan Theresa May ile  de kapsamlı görüşmeler yapacağını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Görüşmelerde vereceğim mesajı bir kez de burada tekrar ediyorum,  Birleşik Krallık değer verdiğimiz ve güven duyduğumuz stratejik ortağımızdır.  Türkiye olarak biz Brexit sonrası dönemde de Birleşik Krallık'la her alanda daha  fazla iş birliği yapmaya hazırız. Bu doğrultuda sizlerden destek ve katkı  bekliyoruz. Türkiye'nin sahip olduğu potansiyeli gelin bölgesel ve küresel  düzeyde birlikte değerlendirelim. Biz zor zamanlarımızda yanımızda olan  dostlarımızı asla unutmayan bir milletiz, yeni bir dönemin eşiğinde olduğumuz şu  günlerde, bizimle birlikte yol yürüyecek dostlarımıza vereceğimiz değer ise çok  daha farklı olacaktır."
 
Konuşmasının sonunda tüm katılımcılara teşekkürlerini ileten Erdoğan,  "Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu'nun bir sonraki toplantısı için şimdiden sizleri  Türkiye'ye bekliyorum." ifadelerini kullandı.
 

ETİKETLER