Erdoğan gündemi değerlendirdi

İHA |  10 Mart 2005 Perşembe - 10:46 | Son Güncelleme : 10 03 2005 - 10:46

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Pazar günü İstanbul'da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yapılan eylemin bir provokasyon olduğunu belirtti


Bu eylemin neden 6 Mart'ta yapıldığının hiç sorgulanmadığını ifade eden Erdoğan, yerdeki bir kadına vurulmasını insani bulmadığını da dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, TGRT'de yayınlanan "Çerçeve'den Yansımalar" programında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sık sık yurt dışına çıkmasına yönelik eleştirilere cevap veren Erdoğan, Türkiye'nin bundan önce hep ülkeden çıkmayan başbakanları gördüğüne işaret ederek, vatandaşların o zaman da şikayetçi olduğunu ve 'Türkiye dünyayla ne zaman bütünleşecek' diye sorduğunu hatırlattı. Şimdi de 'Bizim Başbakanımız çok fazla dolaşıyor' şeklinde yaklaşımlar bulunduğuna işaret eden Erdoğan, "Olay, bir sistem olayıdır. Sisteminizi oturtursanız hiçbir problem yaşanmaz. Türkiye, bundan sonra Ankara'ya kapalı bir politika yaşamayacak dedik. Her gittiğimiz ziyarete iş adamlarımızla beraber gittik. Böylece bir diyalog dönemini başlattık. Oralarda edindiğimiz dostluklar neticelerini vermeye başladı. Türkiye artık yalnız değil. Bir dostlar dünyasını oluşturmuş bir Türkiye var. Cumhuriyet tarihinde Etiyopya'ya, Güney Afrika Cumhuriyeti'ne bir başbakan gitmemiş. İlk olması nedeniyle çok da anlamlı oldu. Gittiğim zaman yardımcılarım vasıtasıyla zaten bu işler yürüyor. Sistemi çalıştırıyoruz. Olay budur" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin bağımsız, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğuna, bir göçebe topluluk olmadığına işaret eden Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin millet kavramını içine iyi sindirmiş, birçok devlet kurarak olgunlaşmış bir Cumhuriyet olduğunu vurguladı. "Nasıl ki bizler komşularımıza yönelik yanlışta eleştiri alıyorsak, bizim de eleştiri yapma hakkımız var. Dost acı söyler ama gerçeği söyler" diyen Erdoğan, Türkiye'nin kendi kararını kendisinin vereceğini ama dünyadaki dengeleri de gözardı etmeyeceğini ifade etti. Başbakan Erdoğan, yaptığı yurt dışı gezilerde önemli adımlar attıklarını da belirterek, "Biz, turistik bir seyahat yapmıyoruz, biz iş seyahati yapıyoruz. Sabah toplantıya gireriz, akşam istirahate çekiliriz. Sabah 08.00, akşam 24.00. Makas çok açık. Bu makası kapatmamız lazım. Allah'ın bize verdiği bir enerji var. Bu enerjiyi kullanmamız lazım" değerlendirmesinde bulundu.

Teşvik Yasası'nın uygulandığı illerde iş adamlarının bu imkandan yararlanarak yatırım yapmalarını istediklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, her ilde 3-5 yatırım yapılması halinde o geri kalmış illerin ayağa kaldırılacağını söyledi. Vatanperverliğin bu olduğunu vurgulayan Erdoğan, kalkınmayan illerin kalkınacağını ve bununla birlikte göçün engelleneceğini ifade etti. 18 yaş altı çocuklarda suç oranının ciddi manada artmaya başladığını kaydeden Erdoğan, bunun sebebinin de göç olduğunu söyledi. Erdoğan, bu çocukların belli illerden getirildiğini, uyuşturucudan kapkaça kadar çeşitli suçlarda kullanıldığını anlattı.

Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen 2-B yasasının hayata geçirilmesi konusunda kararlı olduklarını da belirtti. Bunun çok önemli bir konu olduğunu dile getiren Erdoğan, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da bir mutabakatı gerçekleştirmek istediklerini söyledi. Orman vasfını kaybetmiş arazilerin işgal altında olması sürecinin bugüne kadar geldiğine dikkat çeken Erdoğan, bu işin de 'profesyonelleri' bulunduğunu kaydetti. Bu orman arazilerinin nasıl ele geçirildiğini herkesin bildiğini belirten Erdoğan, "Bunlar, oturdukları yerde devletin tüm imkanlarından istifade ediyorlar. O araziyi bedava işgal ediyor. Bunu bir hukuki zemine oturtalım. Şu anda kamulaştırma da yapamıyor belediyeler. Bir daha yapılır mı? Bu bir ahlak meselesi, eğitim meselesi. Dayanışma halinde olacağız. Dayanışma içinde olursak bu kapı açılmaz. İşin ucunu bırakırsak önünü kesemeyiz. Biz bu problemi çözmek durumundayız. Ama bir mutabakatla bunu çözme yoluna gideceğiz. Er veya geç bu çözülecektir. Aksi takdirde şehirlerin değişim, dönüşümlerini gerçekleştirmekte zorlanırız. Bu yasa çıkmış olsa buradan orman köylülerine çok ciddi pay verilecek" şeklinde konuştu.

"YAYIN POLİTİKALARININ GÖZDEN GEÇİRİLMESİ LAZIM"
Başbakan Erdoğan, bugün Başbakanlık'ta gerçekleştirilen 'Güvenlik Zirvesi' ile ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Şu anda 1 Nisan sonrası yasaların yürürlükte olmadığını söyleyen Erdoğan, 1 Nisan öncesi süreçteki suç oranlarına bakmak gerektiğini kaydetti. Önündeki rakamların çok çok ürkütücü olmadığını ifade eden Erdoğan, özellikle yazılı ve görsel medyanın olayları aşırı derecede abartılı verdiğini ileri sürdü. Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bir cinayet olmuş, bakıyorsunuz o akşam haberde yerini alıyor. 10-20 sene önce bunlar yer almazdı. Açıyorsunuz televizyonu, haberi dinlemeye başlıyorsunuz, Muş'un filanca yerinde filanca filancayı öldürmüş. Dizilere bakıyorsunuz, tamamıyla bu işler. Öldürmek, çarpmak, çırpmak, tamamen bunlar. Bunlar toplumu da ciddi şekilde rahatsız ediyor. Bu yayın politikalarını gözden geçirmemiz lazım. Reyting uğruna her şey feda edilemez. Bunlar, toplumu eğitim amaçlı olursa çok daha faydalı olur"

Pazar günü kadınların gerçekleştirdiği eylemde polisin müdahalesini de yorumlayan Erdoğan, bütün televizyonların polise "verip veriştirdiğini" belirtti. Türk medyasının Türkiye'yi Avrupa'ya ihbar ettiğini savunan Erdoğan, Dünya Kadınlar Günü 8 Mart olmasına rağmen bu eylemin 6 Mart'ta yapılmasına kimsenin dikkat çekmediğini ifade etti. Bunu bir provokasyon olarak gördüğünü kaydeden Erdoğan, bu provokasyon içinde emniyet mensuplarının yaptığı yanlışlar da bulunduğunu vurguladı. O provokatörlerin oyununa gelmemek gerektiğini dile getiren Erdoğan, "Güzelce al çembere, takibe al ve bu takiple beraber dağılmalarını temin et. Orada yere düşmüş bir bayana vurmayı insani bulmuyorum. Ama her haberde bunu sürekli dönmek de yanlış. 11 Eylül teröründen sonra televizyonlarda bir şey görebildiniz mi? Toplumun bütün psikolojik değerleri altüst olacaktı. Biz öyle yayınlar yapıyoruz ki adeta şiddeti özendiriyoruz. RTÜK Başkanı'nın bazı değerlendirmelerine katılıyorum. Reyting uğruna her şeyi yapmamalıyız. Bugün yaptığımız toplantıda herkesin ortak kanaati de burada toplanıyor. Her şeyi yasa ile çözmek mümkün değil. 1 Nisan'dan sonra yürürlüğe girecek düzenlemeler, bireyin hukukunu korumak için yapılacak. Fikirleri eyleme dönüştürerek birbirimizi taciz etmeye hakkımız yok" şeklinde konuştu.

"362 KİŞİLİK KADROMUZLA YOLA DEVAM EDİYORUZ, BİR SIKINTIMIZ YOK"
Başbakan Erdoğan, partisinde yaşanan istifalar ve erken seçimi düşünüp düşünmediğine ilişkin bir soru üzerine, gündemlerinde erken seçim gibi bir konunun olmadığını vurguladı. 59 yılda Türkiye'nin 59 hükümet değiştirdiğine işaret eden Erdoğan, böyle bir yapıda istikrar bulunamayacağını, böyle bir yapıya kimsenin güvenmeyeceğini belirtti. Türkiye'nin istikrarının hep tek partili iktidarlar döneminde olduğuna dikkat çeken Erdoğan, bu kayıp yılları Türkiye'ye yaşatamayacaklarını söyledi. Başbakan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu ayrılan arkadaşlarımızla yeni tanışmadık. Girerken tüzüğümüz, ilkelerimiz nelerdi gördüler. Bu ilkeleri benimseyerek yola çıktılar bizimle. Şimdi siyasi takdirlerini kullandılar. Bundan sonra istifa eden olur mu olmaz mı? Ben insanların hafıza kayıtlarında neler var neler yok bilemem. Biz 362 kişilik kadromuzla yola devam ediyoruz. Bir sıkıntımız yok. Giden olursa tutacak halim de yok."


Türkiye'nin ABD ile üst düzeyde stratejik ortaklığının devam ettiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, üst düzeyde bir krizin söz konusu olmadığını vurguladı. Başbakan Erdoğan, Hükümet'in temel felsefesinin düşman kazanma üzerine değil, dost kazanma üzerine olduğunu belirterek, insanlığın, barışı küreselleştirmenin mücadelesini vermesi gerektiğini söyledi.

ETİKETLER

0