Erdoğan Çanakkale'de konuştu

AA |  18 Mart 2018 Pazar - 10:57 | Son Güncelleme : 18 03 2018 - 14:22

Cumhurbaşkanı Erdoğan Çanakkale zaferinin 103. yılı törenlerinde konuştu. Erdoğan Afrin'le ilgili müjdeli haberi duyurdu. Cumhurbaşkanı Çanakkale köprüsü temel atma töreninde de birbirinden önemli açıklamalarda bulundu. İşte detaylar...


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu Kule Temel Betonu ile Kule Kazık Çakım Töreni'ne katıldı. 
 
Erdoğan'ın açılış törenindeki konuşmasından bazı satır başları şöyle;
 
Sevgili Çanakkaleliler, değerli kardeşlerim, hanımefendi ve beyefendiler sizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Buradan Çanakkalemin ilçelerindeki, köylerinde kardeşlerime selam ve sevgilerimi gönderiyorum.
 
103. Yıl dönümünde tüm şehit ve gazilerimizi, Gazi Mustafa Kemal ile birlikte ya ediyoruz. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. 
 
Değerli kardeşlerim, İstiklal Mücadelesi eşsiz bir destandır. Çanakkale Zaferi, Kurtuluş Savaşımıza verdiği cesaretle, Osmanlı'nın yeniden bir filiz vermesine sebep olmuştur. 
 
Çanakkale bizim için iftihar evsilesi olmanın yanında ilham ve güç kaynağıdır. Çanakkale demek yokluklar ve zorluklar karşısında yılmamak demektir. Onca vahşete rağmen insanlık ve adaletten vazgeçmemek demektir. Türk milleti olarak vatan ve hürriyetimize bağlılığımızın timsalidir. Türk milleti 'Ya İstiklal Ya Ölüm' kararını vererek geleceğine de koşmuştur. Bunun için her fırsatta, tüm vatandaşlarımızın Çanakkale'ye bizzat gelmesini ziyaret etmesini istiyorum. Çanakkale bizim ilham kaynağımız. 
 
İhracatımız 36 milyar dolardan 160 milyar dolara çıktı. Maşallah, milli gelirimiz 3 bin 400 dolardan 11 bin dolara çıkarak Türkiye'nin dünyanın ilk 20 ülkesi arasına taşıdık. Ulaşımda, savunmada, sağlıkta gelişmiş bir Türkiye var. Milli gelire oranla en fazla insani yardım yapan bir ülke var. Bugün kendi silahını, tankını, helikopterini, İHA'sını yapan üreten ve bunu ihraç eden bir ülke var.
 
Burada bugün dev bir yatırımın fore kazıklarını çakıyoruz. Değerli kardeşlerim, 2023, 2053, 2073 vizyonları doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Dedelerimiz bundan 103 sene önce tüm imkansızlıklara rağmen, büyük bir destan yazdılar. Bizler de Marmaray, Yavuz Sultan Selim ve Orhangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli ve işte buradaki 1915 Çanakkale Köprüsü gibi projelerle tarihe damgamızı vuruyoruz.
 
Geçen yıl temelini attığımız ve bugün kule, ilk beton dökümü ile 1915 Çanakkale Köprüsü birçok açıdan rekorların köprüsüdür. Ben bunların detayına girmeyeceğim. Zaman kaybetmeden hemen inşallah şimdi adımı atalım. Bu önemli projeyi hayata geçiren hükümetimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
 
Yapan, işleten ve sonra devreden bir ekonomi anlayışı ile bu adımı atıyoruz. Tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum. 
 
18 Mart 2022'de köprüyü açacağız.

ÇANAKALLE'DE YAPILAN İLK TÖREN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bir müjdeyi  sizlerle paylaşmak istiyorum. Afrin şehir merkezi Türk Silahlı Kuvvetleri'mizin  desteğindeki Özgür Suriye Ordusu mensupları tarafından bu sabah 08.30 itibarıyla  tamamen kontrol altına alınmıştır." dedi. 

 
Erdoğan, 18 Mart Stadyumu'nda düzenlenen 18 Mart Şehitleri Anma Günü  ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 103. yıl dönümü törenindeki konuşmasında, tüm şehit  ve gazileri rahmetle yad ettiğini dile getirdi.
 
Gençlerin tezahüratları üzerine Erdoğan, "Böyle bir gençlik olduktan  sonra Allah'ın izniyle yeni yeni Çanakkale Zaferlerini yakalamaya hazırız."  ifadesini kullandı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Afrin şehir merkezi Türk  Silahlı Kuvvetleri'mizin desteğindeki Özgür Suriye Ordusu mensupları tarafından  bu sabah 08.30 itibarıyla tamamen kontrol altına alınmıştır. Teröristlerin çoğu  zaten kuyruklarını kıstırıp kaçmışlardır. Kalan kılıç artıklarını ve geride  bıraktıkları tuzakları da özel birliklerimiz ve Özgür Suriye Ordusu mensupları  temizliyorlar. Afrin şehir merkezinde artık terör örgütünün paçavraları değil,  huzurun ve güvenin sembolleri dalgalanıyor. Şu anda orada Türk bayrağı  dalgalanıyor, Özgür Suriye Ordusu'nun bayrağı dalgalanıyor. Bizlere bugünleri  gösteren Rabbimize hamdediyorum, kahraman Mehmetçiklerimize şükranlarımı  sunuyorum. Ülkelerinin hürriyeti ve aydınlık geleceği için canla başla mücadele  eden Özgür Suriye Ordusu mensuplarına şahsım, milletim adına şükranlarımı  sunuyorum. Afrin operasyonumuzu en başından beri yürekten destekleyen milletimize  şükranlarımı sunuyorum. Kendilerini teröristlerin zulmünden kurtaran askerimizi  sevinç gözyaşları içinde karşılayarak, bize kucak açan Suriyeli kardeşlerimize  şükranlarımı sunuyorum. Bu operasyonla Türkiye bir kez daha Hakk'ın, haklının,  mazlumun yanında olduğunu tüm dünyaya göstermiştir."
 
Daha önce Cerablus'ta, Rai'de, El Bab'ta, Azez'de ne yapıldıysa,  Afrin'de ve çevresindeki yerleşim yerlerinde de aynısının yapılacağını vurgulayan  Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"140 bin kişi Cerablus'a döndü. Şimdi de Afrinli kardeşlerimiz Afrin'e  dönecekler. Teröristlerin izlerini silerken aynı zamanda altyapısından  üstyapısına bölgeyi yaşanabilir hale getirecek tüm adımları atacağız. Halen  ülkemizde veya diğer yerlerde yaşayan bölge halkının en kısa sürede yurtlarına,  evlerine kavuşmaları için gereken her türlü adımı atacağız. Türkiye'nin ve  milletimizin, Suriye'nin ve Suriyelilerin bu ortak zaferi, terör örgütlerini  aramıza bir hançer gibi sokmaya, bin yıllık kardeşliğimizi zehirlemeye  çalışanlara verilmiş en güzel cevaptır. Bu zaferin bir kez daha hem ülkemize hem  de Afrin bölgesindeki kardeşlerimize hayırlı olmasını Allah'tan diyorum."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye  yönelik terör dalgasının, bir asır sonra Çanakkale saldırısının yeniden  horlatılma çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Baktılar ki içeriden  olmuyor, bu defa sınırlarımız dışından ülkemizi kuşatmaya kalktılar. Suriye  sınırımız boyunca, 911 kilometre, bu girişimi de önce Fırat Kalkanı, sonra Zeytin  Dalı harekatlarıyla yerle bir ettik, ediyoruz. Hamdolsun terör koridoru zinciri  şimdilik 4 noktadan kırıldı. Zincirin kalan halkalarını da en kısa sürede tane  tane kıracak ve bu oyunu tamamen bozacağız." dedi. 
 
Erdoğan, 18 Mart Stadyumu'nda düzenlenen 18 Mart Şehitleri Anma Günü  ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 103. yıl dönümü törenindeki konuşmasında, Türk  milleti olarak dün Çanakkale'de hangi heyecan, azim ve inançla mücadele  edilmişse, bugün de sınırların içinde ve dışında aynı şekilde bir mücadele  yürütüldüğünü vurguladı.
 
Konuşmasında, Yahya Kemal Beyatlı'nın "Şu kopan fırtına Türk ordusudur  ya Rabbi / Senin uğrunda ölen ordu, budur ya Rabbi / Ta ki yükselsin ezanlarla  müeyyed namın / Galib et; çünkü bu son ordusudur İslam'ın" dizelerini okuyarak  devam eden Erdoğan, ecdadın Çanakkale'nin, burada yürütülen mücadelenin ne anlama  geldiğini çok iyi bildiğini, bunun adeta varını, yoğunu ortaya koyarak  Çanakkale'yi geçilmez hale getirdiğini anlattı.
 
Erdoğan, "Bugün biz de terör örgütleriyle ve arkalarındaki güçlerle  sınırlarımızın içinde ve dışında, bu verilen mücadelenin anlamını çok iyi  biliyoruz. Türkiye'ye yönelik terör dalgası, bir asır sonra Çanakkale  saldırısının yeniden horlatılma çabasından başka bir şey değildir." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale'de dönemin en güçlü ordularıyla  saldırıldığını anımsatarak, şunları kaydetti:
 
  
"Ne oldu, bütün bunlara rağmen 'İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür  / İmansız olan paslı yürek, sinede yüktür.' Ne diyor Akif İstiklal Marşı'mızda  'Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın / Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca  akın / Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın / Kim bilir, belki yarın belki  yarından da yakın.' İşte Çanakkale böyle geçilmez oldu. Şimdi o kadar cesaretleri  olmadığı için özel olarak eğitip donattıkları dünyanın en alçak, en eli kanlı, en  zalim terör örgütleriyle üzerimize geliyorlar. PKK'dan FETÖ'ya, DEAŞ'tan PYD'ye  tüm örgütler işte bu amaçla kullanılmakta. Sandılar ki bu milletin Çanakkale'deki  cesareti geride kaldı. Sandılar ki bu milletin Çanakkale'deki azli artık kalmadı.  Sandılar ki bu milletin inancı o günkü kadar kavi değil ama attıkları her adımda  yanıldıklarını gördüler. 2015 yılında çukur eylemleriyle milli birliğimizi ve  vatanımızın bütünlüğünü hedef aldılar. Teröristleri de bu niyetlerin gerisindeki  güçleri de açılan o çukurlara gömdük, saldırıyı bertaraf ettik. Ardından 15  Temmuz darbe girişimini başlattılar. Ellerindeki en modern silahlara güvenerek  çıktıkları sokaklardan, milletimizin o iman dolu göğsüne çarpınca darmadağın  olarak ricat ettiler, geri döndüler."
 
"Çanakkaleyi yeni nesillere en ideal şekilde aktarmak için daha çok  çalışmalıyız"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin 15 Temmuz'da yüreğindeki imanın da  cesaretin de sapasağlam ayakta olduğunu cümle aleme gösterdiğini ifade ederek,  "Baktılar ki içeriden olmuyor, bu defa sınırlarımız dışından ülkemizi kuşatmaya  kalktılar. Suriye sınırımız boyunca, 911 kilometre bu girişimi de önce Fırat  Kalkanı, sonra Zeytin Dalı harekatlarıyla yerle bir ettik, ediyoruz. Hamdolsun  terör koridoru zinciri şimdilik 4 noktadan kırıldı. Zincirin kalan halkalarını da  en kısa sürede tane tane kıracak ve bu oyunu tamamen bozacağız." dedi.
 
Dün Çanakkale'de nasıl destan yazıldıysa bugün de El Bab'ta, Afrin'de  terörle mücadele operasyonu yürütülen her yerde çok büyük başarılara imza  atıldığını vurgulayan Erdoğan, "Dün Çanakkale'yi geçeceklerinden emin bir şekilde  yola çıkıp kapımıza dayananlar, bugün de planlarının başarıya ulaşacağından şüphe  duymayarak sınırlarımıza geldiler." değerlendirmesinde bulundu.
 
Erdoğan, dün Çanakkale'de olanların bugün Türkiye'nin sınırlarında  yaşandığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Görkemli zırhlılarıyla dünyanın dört bir yanından toplayıp  getirdikleri askerleriyle erken zafer kutlayanları Çanakkale'de nasıl hüsrana  uğrattıysak, sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturduklarını sananları da  öyle şaşkına çevirdik. Birilerinin güçlerine, paralarına, silahlarına, hilelerine  güvenerek çıktıkları yol Mehmetçiğimizin cesaretinin önünde sona erdi. Dağ, tepe  demeden, her köşesi beton tünellerle, duvarlarla, iyi gizlenmiş nice tuzaklarla  donattıkları Afrin'i, işte bugün 58. gününe giren operasyonumuz ile tamamen ele  geçirdik. Şimdi bayrağımız orada dalgalanıyor. Özgür Suriye Ordusu'nun bayrağı  orada dalgalanıyor ve tek bir sivilin burnunun kanamasına yol açacak en küçük bir  adımımız olmamıştır. Çünkü biz işgale gitmedik biz sadece terör gruplarının yok  edilmesine ve barışı gittik. İnsanlara zulmetmeye değil, oradaki kardeşlerimizi  terör örgütünün zulmünden kurtarmaya gittik. Allah şanlı ordumuza, kahraman  Mehmetçiklerimize güç, kuvvet versin. Bu mücadelede en büyük ilham kaynağımız hiç  şüphesiz Çanakkale Zaferi'dir. Çanakkale'de öyle hikayeler, öyle fotoğraflar,  öyle ismi bilinen bilinmeyen kahramanlar var ki bunları görüp de duygulanmamak  mümkün değildir. Açık konuşmak gerekirse bu büyük savaşın ve zaferin birkaç şiir,  birkaç roman birkaç belgesel dışında hala hakkıyla anlatılamadığını düşünüyorum.  Biz maalesef tarih yapmakta çok mahir ama onu yazmakta aynı derecede başarılı  olmayan bir milletiz. Gerçi Çanakkale anlatılamayacak ancak yaşanılabilecek bir  savaştı. Buna rağmen Çanakkaleyi yeni nesillere mümkün olan en ideal şekilde  aktarmak için daha çok çalışmamız gerektiğine inanıyorum."
 
"Çanakkale bir seferberlik savaşıdır"
 
Çanakkale'nin bir seferberlik savaşı olduğunu dile getiren Erdoğan,  ülkede eli silah tutan herkesin savaşa katıldığını, pek çok lisenin savaş  döneminde mezun vermediğini, özellikle son sınıf öğrencilerinin tamamının  Çanakkale'ye gittiğini ve genellikle de geri dönemediğini söyledi. 
 
Tıp, hukuk ve edebiyat fakültelerinin, öğrencilerinin hepsi savaşa  gittiği için öğrencisizlikten kapanma noktasına geldiğini belirten Erdoğan, şöyle  devam etti:
 
"Özellikle hekim ihtiyacı sebebiyle tıp fakültesi öğrencileri adeta  zorla cepheden okullarına geri gönderilmişlerdir. Çanakkale'yi sadece rakamlarla  yani 'Şu kadar subay, şu kadar asker şehit oldu.' diye anlatmak işin ruhunu ifade  etmekte yetersiz kalır. Bu yarımadada rütbeleri küçük olduğu halde yaptıkları  büyük işlerle her biri birer abide olan nice isim var. Bu kahramanlardan kimi  gözlerini kırpmadan düşman kurşunlarının üzerine atılıyordu, kimi düşmanın  karadaki askerlerini çiğnemekle yetinmeyip denizdeki zırhlıların üzerine yürümeye  kalkıyordu. Kimi dünya şampiyonu haltercilerin bile kaldıramayacağı ağırlıktaki  top güllelerini yerlerine yerleştirip tek atışta koca gemileri batırıyordu. Kimi  yaralarına aldırmadan ısrarla savaşa devam ediyordu. Velhasıl insanın aklı  alamayacağı her türlü fedakarlığı yapıyorlardı. Son nefeslerini gülerek  veriyorlardı. Onlarda ağlamak yoktu, onlarda sadece evet ölüme gülerek gitmek  vardı. Kelime-i Şehadet'ten önceki son sözleriyse sadece 'Vatan sağ olsun.'  oluyordu.
 
Onlar 65 yaşında yüzbaşı rütbesiyle gençlere taş çıkartan, bütün o  işlere imza atan Hacı Ramazan Ağa idiler. Savaş gemilerinden güllelere meydan  okuyan Muharrem Başçavuş, imkanları sınırlı olduğu için düşman siperlerini basıp  ellerindeki makineli tüfeği sırtlanıp gelen Mustafa Çavuştu. Onlar kınalı saçını  soran komutanına 'Ben Rabbime adanmış İsmail doğmuşum.' mesajını şehadetinin  ardından ulaştıran Yozgatlı Kınalı Hasandılar. Düşmana yakalandığında bile  cesaretini ve neşesini elden bırakmayıp, 'Size hediyem var' diyerek askerlerimize  kucak dolusu erzak getiren Saka Hüseyindiler. Cepheye geri dönmek için komutanına  'Sağ kolumu kaybettim ama zararı yok sol kolum var.' diyerek mektup yazan Onbaşı  Mehmet Çavuştular. Onlar tek atışta dürbününü vurduğu denizaltıyı su üstüne  çıkmak zorunda bırakıp teslim alan Müstecip Onbaşıydılar. Bölüğündeki tüm  subayların şehit olması üzerine komutayı ele alıp başarılı bir hücumla düşmanı  durduran Kırşehirli Mehmet Çavuştular. Velhasıl tüfeği çalışmayınca düşmana taşla  saldıran Bigalı Mehmet Çavuştular. Bütün bunlarla beraber işte 103. yılda yine  Çanakkale Zaferi'ni kutluyoruz. Rabbim şimdi Afrin, daha önce Fırat Kalkanı nice  zaferlerle milletimizi inşallah şereflendirsin diyorum. Çanakkale Zaferi bunlar  gibi daha nice kahramanlık hikayeleri sayesinde elde edilmiştir."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu ülkeyi  ecdadımız kanlarıyla yoğurarak vatan haline getirmişti. Şimdi de millet olarak  yine topraklarımızı kanlarımızla yoğurarak vatanımıza sahip çıkıyoruz." dedi. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz  Zaferi'nin 103. Yıl Dönümü töreninde bugün Mehmetçiğin Afrin'de, El Bab'ta, Kuzey  Irak'ta ve Türkiye'nin geçit vermez dağlarında nice kahramanlık hikayeleri  yazdığını anlattı.
 
"Biz bir şeye inandık. Bizim milletimiz, gençliğimiz, şehadete yürüdü.  15 Temmuz'da şehadete yürüdü. İşte şurada görüyorum, birileri var. O birileri  şehadeti bir nesle miras olarak bıraktı." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
 
" 'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda/Canı, cananı bütün varımı  alsın da Hüda/Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda'. 'Ey şehit oğlu şehit,  isteme benden makber/Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber' Peygambere komşu olmak  isteyenler işte bu yolda şehadete yürüyorlar. Bu ülkeyi ecdadımız kanlarıyla  yoğurarak vatan haline getirmişti. Şimdi de millet olarak yine topraklarımızı  kanlarımızla yoğurarak vatanımıza sahip çıkıyoruz. Vatansızlığın, devletsizliğin,  ezansızlığın, bayraksızlığın ne demek olduğunu dünyadaki pek çok örneğinde  görüyoruz. Rahmetli Arif Nihat Asya'nın dediği gibi 'Bizi sen sevgisiz, susuz,  havasız/Ve vatansız bırakma Allah'ım/Müslümanlıkla yoğrulan yurdu Müslümansız  bırakma Allah'ım."
 
"Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te ne olduğunu gördünüz"
 
Rabia işareti yapan Erdoğan, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek  devlet. 81 milyon tek milletiz ve bayrağımıza eş bir bayrak asla düşünmüyoruz."  dedi.
 
"Kim ki bayrağımıza alternatif düşünmeye kalkarsa, kalkanların Cudi'de  ne olduğunu gördünüz, Gabar'da ne olduğunu gördünüz, Tendürek'te ne olduğunu  gördünüz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne dedik? İnlerine gireriz." dedi.
 
 Erdoğan, " 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer  uğurunda ölen varsa vatandır.' Tek vatan; 780 bin kilometrekareyle tek vatan.  Vatanımızı bölemeyecekler. Böldürmedik ve ne oldu? Suriye'ye kaçtılar. Kandil'e  kaçtılar. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Tek devlet; Türkiye Cumhuriyeti  devletinden başka bir devletimiz söz konusu değil ve devletimize de sahip  çıkacağız." diye konuştu.
 
Tarihin değerli dersler sunduğunu, o dersleri almayı bilmek  gerektiğini dile getiren Erdoğan, gençlere, Malazgirt'i bilmeden Osmanlı'nın  kuruluşunun kavranamayacağını, Ankara Savaşı'nı bilmeden İstanbul'un fethinin  sırrının anlaşılamayacağını, Karlofça Antlaşması'nı öğrenmeden Sultan  Abdülhamid'in siyasetinin çözülemeyeceğini söyledi.
 
"Zafer, göz yummadan koşana gider"
 
"Çanakkale'nin mesajını ruhumuza sindirmeden bugün verdiğimiz  mücadeleyi doğru şekilde ifade edemeyiz." diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:
 
"Birileri sanki Çanakkale sadece bir hamasetten ibaretmiş gibi ısrarla  bu büyük destanı gözden ırak tutmaya çalışıyor. Halbuki Çanakkale, her iki  taraftan yarım milyonu aşkın insanın canını, hayalini, geleceğini bıraktığı  benzersiz bir coğrafyadır. Burada sadece kurşunlar havada birbirine girmedi. Aynı  zamanda hayaller vuruştu. İki farklı zihniyet çarpıştı. Allah'ın izniyle  Çanakkale'de o gün biz galip geldik. Bugün de zafer bizimdir. Şu anda kendi  topraklarımız yanında Suriye'de, Irak'ta, bölgemizde ve tüm dünyada verdiğimiz  mücadele siz gençlerimize ve sizden sonra geleceklere daha büyük, daha güçlü bir  Türkiye inşasına ilham kaynağı olacaktır. Biz, ecdadın mirasını yaşatmaya ve  yükseltmeye çalışıyoruz. Gençlerimiz de inşallah bizim onlara bırakacağımız  mirası daha ileriye taşımanın çabası içinde olacaktır. Ne diyor şair, 'Yaşamaz  ölümü göze almayan/Zafer, göz yummadan koşana gider/Bayrağa kanının alı  çalmayan/Gözyaşı boşana boşana gider/Kazanmak istersen sen de zaferi/Gürleyen  sesinle doldur gökleri/Zafer dedikleri kahraman peri/Susandan kaçar da coşana  gider/Bu yolda herkes bir ey delikanlı/Diriler şerefli ölüler şanlı/Yurt için  dövüşen başı dumanlı/Her zaman bu şandan, o şana gider.' Evet, bu öyle bir yoldur  ki dirileri şereflidir, ölüleri şanlıdır.
 
Türk Milleti olarak şerefimizle, şanımızla yürüttüğümüz istiklal ve  istikbal davasının bayrağını nasıl ki Çanakkale'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk  önderliğinde, liderliğinde tarihe kaydettiysek inşallah Afrin'de de yeni bir  tarih oluşturuyoruz."
 
Notlar
  
Çanakkale 18 Mart Stadyumu'na çıkan ara yollar yaya ve araç trafiğine  kapatılırken, davetliler, gazeteciler ve vatandaşlar kendileri için ayrılan  yerlerden ve kontrol noktalarından geçti.
 
Stadyumun çeşitli yerlerine "Şehitlerimizle Şanlanan Akifimizle  Taçlanan Çanakkalemize Hoşgeldiniz Sayın Cumhurbaşkanımız", "Şehadet En Yüce  Makamdır Diyen Birileri Var", "15'inde Cesaretiyle Devleşen Birileri Var", "Söz  Konusu Bayraksa Yola Düşen Birileri Var", "Şehadeti İle Bir Nesle Ders Veren  Birileri Var", "Bir Mermiyle Ülkenin Kaderini Değiştiren Birileri Var", yazılı  pankartlar asıldı.
 
Törenden saatler önce tribünler tamamen dolarken, Türk bayrakları  taşıyan vatandaşlar "Recep Tayyip Erdoğan", "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez"  sloganları attı.
  
Stadyumda Türk Silahlı Kuvvetleri Mehteran Birliği marşlar  seslendirirken, öğrenciler, gaziler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri sahada  kendilerine ayrılan yerlerine geldi.
 
 Öğrenciler, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal  Atatürk'ün dev portresini ve Türk bayrağı açtı.
 
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'yla başlayan törene, Cumhurbaşkanı  Erdoğan, Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yıldırım, Yıldırım'ın eşi Semiha  Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Nurettin  Canikli, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Jülide Sarıeroğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor  Bakanı Osman Aşkın Bak, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan,  Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti Genel Başkan  Yardımcısı Mehdi Eker, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Yeni Zelanda ve  Avusturalyalı askerlerle vatandaşlar katıldı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından sahadaki öğrencilerle bir  süre sohbet etti. Tribündeki yerini alan Erdoğan, kendisine ulaşmak için ağlayan  bir kız çocuğunu yanına alarak konuştu, oyuncak hediye etti.
 
Konuşmaların ardından Emine Erdoğan himayelerinde İçişleri  Bakanlığının yürüttüğü "Biz Anadoluyuz' projesinde yer alan öğrenciler, Mehmet  Akif Ersoy'un "Çanakkale Şehitlerine" şiirini okudu.
 
"Birileri Var" adlı müzikli tiyatral gösterinin icra edildiği etkinlik  geçit töreniyle son buldu.
 

ETİKETLER