Erdoğan: Bakanları bu konunda yönlendirdim

AA |  03 Ekim 2016 Pazartesi - 1:44 | Son Güncelleme : 03 10 2016 - 5:13

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan'a 11 Eylül saldırılarından dolayı dava açılmasına imkan tanıyan "Terörizmin Sponsorlarına Karşı Adalet Yasası"nın değerlendirilmesi için Dubai merkezli Rotana Televizyonu'na konuşan Erdoğan, bölgedeki son gelişmeleri ve 11 Eylül Yasa Tasarısı'nın Temsilciler Meclisinden geçmesini değerlendirdi.


"11 Eylül Yasa Tasarısı'nın kabul edilmesinden ötürü üzüntü duyduğumuzu ifade ettik. Bu konuda dönem başkanı olduğumuz İslam İşbirliği Teşkiatı (İİT) bünyesinde adım atacağız. Dışişleri ve Adalet bakanlarını bu büyük hatanın düzeltilmesi için Suudi Arabistan'ın yanında yer almaları konusunda  yönlendirdim." diyen Erdoğan, Suudi Arabistan'la Yasa Tasarısı'nı hukuki açıdan inceleyeceklerini ve gerekli adımları atacaklarını bildirdi.
 
İslam dünyası işbirliği yapmalı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Nayif'in "Türkiye ve Suudi Arabistan hedef alınıyor, bu yüzden birbirimize  muhtacız." yönündeki sözleriyle ilgili yöneltilen soruya, şu yanıtı verdi:
 
"İslam dünyası aleyhinde alçakça gelişmeler yaşanıyor. Türkiye ve  Suudi Arabistan hedef alınıyor. Irak, Tunus, Suriye, Libya, Pakistan ve  Afganistan'da yaşananlar birbirinden ayrı gelişmeler olarak görülemez. Tüm tuzak  ve planların İslam dünyasına yöneltildiğini görüyoruz. Dolayısıyla İslam dünyası  ülkeleri birbiriyle işbirliği ve dayanışma içinde olmalıdır."
 
Suriye'de şu ana kadar 600 bin kişinin hayatını kaybettiğini ve  özellikle Halep'te kısa bir süre içinde çok sayıda kişinin öldüğünü hatırlatan  Erdoğan, İslam dünyasında işbirliği sağlanamadığı vakit çok şey kaybedileceğine  vurgu yaptı.
 
Erdoğan, Musul konusuna da değinerek, "Musul Musulluların, Telafer  Telaferlilerindir. Hiç kimsenin buralara gelip girmeye hakkı yok. Musul'un  DAEŞ'ten kurtarılmasından sonra da burada sadece Sünni Araplar, Türkmenler ve  Sünni Kürtler kalmalıdır." ifadesini kullandı.
 
'Cerablus'a 3-40 bin kişi geri döndü'
 
Erdoğan Suriyeli ılımlı muhaliflerle işbirliği içerisinde hareket  ettiklerine işaret ederek, Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında DAEŞ'ten temizlenen Cerablus'a 30 bin ila 40 bin arasında kişinin geri döndüğünü bildirdi.
 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Barack Obama ile  Suriye'de yeniden ateşkesin sağlanması meselesini görüşeceğine değinen Erdoğan,  Suriye'de 600 bin vatandaşını öldüren Beşar Esed'in gitmesi gerektiğini,  kalmasının mümkün olmadığını ifade etti.
 
Erdoğan, ABD'yi terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD ve YPY'ye  uçak dolusu silah indirdiğini belirterek, "Karşı karşıya geldiğimiz zaman  diyorlar ki 'Bunlar (PYD ve YPG), DAEŞ'e karşı savaşıyor.' Birbirimizi  kandırmanın gereği yok." diye konuştu.
 
Suriyeli sığınmacılar meselesi hakkındaki görüşlerini açıklayan  Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Sığınmacı kardeşlerimiz için 12.5 milyar dolar harcama yaptık. Bu  bizim insanlık vazifemiz. Öte yandan batı sorumluluktan kaçıyor. Uluslararası  kuruluşlar ise sığınmacılar için yalnızca 520 milyon dolar harcama yaptı."
 
FETÖ'ye "kanser hücresi" muamelesi
 
Erdoğan, FETÖ Terör Örgütü'ne "kanser hücresi" gibi muamele ettiklerini belirterek, "Örgüt mensuplarını, devletin bekası için kamu kurum ve kuruluşlarından ihraç ediyoruz. Darbe yaparak devleti ele geçirmeyi planlayan bu örgüttür. Mensupları, 15 Temmuz'da aceleyle giriştikleri darbede kendi kendilerini deşifre etti." ifadesini kullandı.
 
"Bu yapıya bağlı kişileri tanıyorduk ancak hain olduklarını bilmiyorduk." diyen Erdoğan, FETÖ'nün dini cemaat olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, terör örgütü olduğunu vurguladı.
 
Erdoğan, Türkiye'deki FETÖ tasfiyelerinin, Mısır'da askeri darbenin  ardından Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) üyelerine yapılan muameleye  benzediği yönündeki iddialara karşılık ise şu yanıtı verdi:
 
"Mısır'daki durum, Türkiye'den tamamen farklı. Orada Savunma Bakanı  Cumhurbaşkanını devirdi, ardından gerçekçi olmayan göstermelik seçimler yaptı ve  bu koltuğa oturdu. Türkiye'de böyle bir durum yok. Vatandaşlara meydanlara  çıkmaları çağrısı yaptığımda yüzbinlerce kişi sokaklara döküldü, F-16'lara meydan  okudu. Halkımla gurur duyuyorum."
 
Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile ilgili, "Bu kişi,  Mursi döneminde Savunma Bakanıydı. Düşünün bir ülkede Savunma Bakanı geliyor,  Cumhurbaşkanını deviriyor. Bu kabul edilemez bir durum. Mısır'daki mevcut yönetim  darbe yönetimidir. Demokratik yollardan gelen bir hükümet yok. Mısır'da  meşruiyete darbe indirildi. Bu yanlışın düzeltilmesi, demokrasi yolunun açılması  şart. Yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanı Mursi cezaevinde, bir çok yol arkadaşı cezaevinde. Kimisine idam cezası verildi. Bu sorunun çözülmesi gerekli."  ifadesini kullandı.
 
Ankara ve Kahire arasındaki ilişkiler
 
Ankara ile Kahire arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesinin, eski  Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin ve tüm darbe karşıtlarının serbest bırakılmasına  bağlı olduğunu belirten Erdoğan, "Bu isimlerin serbest bırakılması durumunda  ilişkilerin normalleştirilmesi süreci başlatılabilir." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ile Mısır arasındaki güçlü tarihi  bağların olduğuna dikkati çekerek, Mısır ile ticari ilişkilerin geliştirilmesinin  çok faydalı olacağını bildirdi. Erdoğan, "Ancak şahsım düzeyinde bir temasın  olmasını kabul etmiyorum. Bunu ahlaki bulmuyorum." görüşüne yer verdi.