Gazetevatan.com » Yazarlar » Moda sağlıkla savaşıyor olabilir mi?

Moda sağlıkla savaşıyor olabilir mi?

23 Haziran 2015 Salı


Dar pantolonlar, vücuda uygun olmayan iç çamaşırları, düşük bel pantolonlar, çok bol giysiler, naylon çoraplar, yüksek topuklu ayakkabıların vücuda ne gibi etkileri olur? Vücut şeklinde ve cildin yüzeyinde deformasyona sebep olur mu?

Elbette ki, vücuda uygun olmaya her türlü kıyafat, vücut yapısına da, cilde de zarar verir. Soruda bahsedildiği gibi, örneğin dar pantolonlar, kalça kemikleri çevresindeki sinirlere baskı ve buna bağlı olarak ağrı yapar, bu ağrılar rahimde iltihaplanmalara, sislit ve mantara kadar ilerleyebilir. Ancak zararları sadece ağrıyla sınırlı değildir. Erkeklerde risk daha fazla olmak üzere, bayanlar da dahil, kısırlık tehditi ile karşı karşıya kalınmaktadır. Dermatolojik açıdan da, görüntü bozukluğu yaratan hastalıklara sebep olur. Bunun yanında son zamanlarda çok fazla rağbet gören düşük bel pantolonların da ciddi zararları vardır. Dermatoloji bilim dalının son zamanlarda fazlaca üzerinde durduğu bir konu olan bölgesel yağ birikimlerinin en önemli sebeplerinde biri, düşük bel pantolonların bel çevresindeki yağ dokusunu artırmasıdır. Bu giyim tarzı benimsenmeye başlandığından beri, özellikle kadınlarda bel etrafı kalınlaşmaya başlamıştır. Bu sorun daha sonra, diyabet, kalp-damar hastalığı ve yüksek tansiyona zemin hazırlamaktadır. Ayrıca belkemiğinin tam altındaki sinirlere baskı yaparak kalçalarda ‘paresthesia’ adı verilen bir yanma hissine neden olur.

Vücuda uygun olmayan iç çamaşırlarına gelince, kadınlarda tanga ve sıkı sutyenler, erkeklerde ise slip külot tercih edilmemesi gereken ürünlerdir. Tanga, tasarım olarak bakteri üretimi ve transferi için oldukça rahat bir zemin oluşturur. Çeşitli vajinal enfeksiyonlara, idrar yolu rahatsızlıklarına, genital bölgede tahrişe yol açar. Ayrıca çamaşırların pamuklu olması çok önemlidir. Sentetik kumaşlar teri de emmediğinden, enfeksiyona neden olurlar. Erkeklerin de, oluşabilecek tahrişten dolayı boxer tercih etmeleri daha uygundur.

Giysi kumaşlarının nasıl olması gerekir? Mevsime göre renk seçimleri?

İnsan vücudu soğuğa ve iklim koşullarına karşı korumasızdır. Bu nedenle, her şeyden önce, sağlığın korunabilmesi için, seçilen kumaşlar dış ortam koşullarına uygun olmalıdır. Yaz aylarında fazla kalın olmayan, kış aylarında ise üşütmeyecek giysiler giyilmelidir. Cildi tahriş etmeyecek, allerji yapmayacak, teri emebilecek özellikteki maddelerden yapılan kumaşlar, ciltte oluşabilecek rahatsızlıkları engeller. Kış mevsiminde, koyu renk, kalın ve yünlü kumaşları şeçmek, yaz mevsiminde ise ince, açık renkli, hafif, daha az terleten ve bol giysiler seçmek gerekir. Pamuklu, keten ve ipek kumaşlar uygun kumaş türleridir.

Ne tür ayakkabılar ayaklar üzerinde ne gibi etkiler bırakır? Ayakkabı seçerken nelere dikkat etmek gerekir?

İnsan vücudunda en büyük yük ayaklar üzerindedir. Ayrıca yürürken bu yük daha da artar. Düşünün ki, saatte 6 kilometre hızla yürüyen bir insan, gün boyunca toplam bin ton yük basmaktadır. Ayakkabının icadı aslında bu yükü en aza indirgeyip, eşit şekilde yayılmasını sağlamaya dayanır ancak günümüzde ayakkabı, sosyal konumunu gösteren bir araç halini almıştır. İşte bu yüzden de ayakkabı kaynaklı pek çok rahatsızlık ortaya çıkar. Uzun topuklu ve ucu sivri ayakkabıların oluşturduğu en büyük sorunlardan biri, hiç şüphesiz ki nasırdır. Sıkışan parmaklar üstüste bindiğinden, zamanla ağrı veren nasırlar ortaya çıkar. Bunun yanında çekiç parmak deformitesi ve tırnak batması, ‘Halluks valgus’ denilen baş parmağın dışa doğru anormal derecede açılanması da diğer rahatsızlıklardandır. Uzun topuklu ayakkabılar aynı zamanda çeşitli kemik hastalıklarına da sebep olur. Eğer ayakkabı ille de topuklu olacaksa, en azından tabanı geniş olmalıdır.

Spor ayakkabılarına gelince, yukarıda bahsettiğimiz topuklu ve dar ayakkabılara bakılınca en rahatı spor ayakkabı gibi görünse de, herkesin dikkatinden kaçan bir nokta vardır. Her gün giyilen bir spor ayakkabı, bir tuvaletten 75 kat daha fazla mantar üreme hücresi taşır. Bir yandan nasır gibi problemleri engellerken, diğer taraftan mantar gibi havasızlıktan oluşan rahatsızlıklara yakalanmamak gerekir. Bu nedenle bu ayakkabıların bakımı çok iyi yapılmalıdır. Her gün kullanıldıktan sonra mutlaka havalandırılmalı, dolaba hapsedilmemelidir. Ayrıca spor ayakkabıda, mutlaka pamuklu çorap hergün değiştirilerek- kullanılmalıdır. Ayakkabı alırken, öncelikle kendi ayak yapımızı incelememiz ve ona göre bir ayakkabı seçmemiz gerekir. Örneğin, ayağı çok geniş ya da başparmağında kemik çıkıntısı (halluks valgus) olan biri, önü geniş ve yuvarlak kesimli bir ayakkabı seçmelidir

Hasta profilinize bakarak ve dünyadaki örnekleri de göz önünde bulundurarak giyim kuşamın, modaya ayak uydurmanın vücut estetiğine ve cilde etkilerinin neler olduğunu söyleyebilirsiniz? Önerileriniz neler olabilir?

Türkiye’de televizyon kullanımının her eve girdiği yıllardan bu yana, Türk toplumu ‘moda’ denen kavramla da tanıştı. Dünya starlarının giydiği kıyafetler bir ikon halini alarak, hızla yaygınlaştı ve her dönemin bir ‘moda’sı oluştu. Ancak sadece güzel göründüğü için tercih edilen kıyafetlerin çoğu, ne yazık ki sağlıklı değil. Bu yüzden seçimlerinizde ilk kriter öncelikle rahatlık olmalıdır. Serbest harekete olanak vermeyen giysiler rahatsızlık vericidir. Bel bölgesini kavrayan tarzda giysiler, vücudunuza zarar vermez. Uygun iç çamaşırları mutlaka vazgeçilmeziniz olmalıdır.