Gazetevatan.com » Yazarlar » 1 kör kuruş ödemeden gelen İnovasyon ödülü

1 kör kuruş ödemeden gelen İnovasyon ödülü

11 Ekim 2016 Salı

‘Uluslararası’ pek çok kurum, cüzzi! bir ödemeyle isteyene istediği ödülü dağıtırken, herkesin saygınlık konusunda hemfikir olduğu BAI, ‘En İnovatif Banka’ ödülünü Denizbank’a verdi. Genel Müdür Hakan Ateş ‘Ödüllü teknolojimiz ile Milli Cüzdan’a talibiz’ dedi


DenizBank, finansal hizmet sektörünün bankacılık yönetimi alanında önde gelen kurumlarından Bank Administration Institute (BAI) tarafından  düzenlenen Bankacılık İnovasyonu Ödülleri 2016’da, “Dünyanın En İnovatif Bankası” ödülüne layık görüldü. DenizBank, bu ödül ile, merkezi ABD’de bulunan BAI’nın 6 yıldır  düzenlediği ve dünyanın her yerinden 540’a yakın finans kurumunun binden fazla projeyle katıldığı organizasyonda, Türk bankacılık sektörü adına çok önemli bir başarıya imza atmış oldu. Avrupa Finansal Yönetim Birliği (EFMA) Ödülleri’nde geçen yıl “Küresel  Çapta İnovasyona Önderlik Eden Kurum” unvanını elde eden DenizBank, böylece son 3 yılda global arenada 3’üncü kez büyük ödüle layık görüldü.

DenizBank, BAI’nın Bankacılık İnovasyonu Ödülleri 2016’da ayrıca, “Hızlı Kredi” ve “Pratik Menü” uygulamasıyla “Ürün ve Hizmet İnovasyonu” kategorisinde, “İnternet Bankacılığından E-Devlet’e Direkt Giriş” uygulamasıyla  da “Sosyal ve Toplumsal Alanda İnovasyon” ile “Bankacılıkta Yıkıcı İnovasyon”  ategorilerinde finale kalma başarısı gösterdi.

Chicago’da düzenlenen törenle ödülü alan DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, küresel bankacılık sektörünün inovasyon arenası olarak nitelendirilen BAI  Ödülleri’nde Türkiye’yi temsil etmek ve 2014’te kazandıkları “Dünyanın En İnovatif Bankası” ödülünü tekrarlamanın, banka için tarihi bir başarı anlamını  taşıdığını ifade etti. Ateş, 3 yıldır üst üste Amerika ve Avrupa’da “Dünyanın En Yenilikçisi”  unvanını kazanmanın büyük bir onur olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“DenizBank olarak, bankacılık faaliyetlerimizi her dönemde dijitale göre dizayn ederek ve gemimizin dümenini çok uzun zaman önce bu dünyaya çevirerek  uluslararası alanda benzersiz başarılar elde eden bir marka olmayı başardık. Bunun sonucunda dünya çapındaki inovasyon ödüllerine adeta ambargo koyduk. Futbol deyimiyle ifade edersek, hat-trick yaptık. Bu açıdan bakıldığında kendimizi bir bankadan çok, teknoloji marifeti ile insanların hayatını kolaylaştıran bir kurum  olarak görüyoruz. Başarı hikayemizi yazmaya, sektörümüzü gururlandırmaya devam ediyoruz.”

Ekstra ödeme yok

Bankacılık alanında adı malum belli kurumların isteyene istediği ödülü verdiğine dikkat çeken Hakan Ateş “Londra merkezli bir kurum var. Ödülün derecesine göre 50 bin pound’dan başlayan 100,150 bin pound’a çıkan tarifelerle ödül verir. Ancak bizim aldığımız ödülde ödediğimiz tek bir kör kuruşun payı yok. Ortalıkta o kadar çok ödül var ki bu yüzden bu ödülü çok önemsiyoruz. Herhangi bir iltimas olmadan dağıtılan bu ödül bizim gururumuz” diye konuşarak belki de Türk bankacılık sektöründe yeni bir polemik konusu yaratmaktan da çekinmedi.

Zira bazı kurumların finansal arenada dağıttıkları ödüller pek çok Türk bankası tarafından bir övünç kaynağı olarak lanse ediliyor.

Milli Cüzdan’a talibiz

Hakan Ateş, DenizBank olarak, internet tabanlı bankacılık sistemini kullandıklarını ve iştirakleri Intertech şirketi aracılığıyla 23’ü yerli, 20’si  yabancı 43 finansal kuruma kendi teknolojilerini sattıklarını anlattı. Türkiye’de teknolojisini satan tek banka olduklarını belirten Ateş,  “Bu şirketi iyi ki almışız. 850’si tam zamanlı 1000 kişi çalışıyor. Silikon Vadisi’nde yer alsa milyar dolarlarla ifade edilecek pırıl pırıl bir şirket. Bu şirketimizin yazdığı sistemi rekabet içinde bulunduğumuz bankalara da satıyoruz ve bunu bir rekabet unsuru olarak değil, ekosistem yaratmak olarak görüyoruz. Şu anda bizim sistemimizi kullanan 43 banka var. İnşallah, çok uluslu büyük bir banka da  yolda... İsmini anlaşmayı imzalayınca açıklayacağız.” şeklinde konuştu.

DenizBank Genel Müdürü Ateş, “milli cüzdan” diye bir hayalin peşinden  koştuklarını, bu konuda Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom üst yöneticileriyle  görüştüğünü söyledi. Konuya ilişkin PTT ve İBB gibi kuruluşlarla da temasta  olunduğunu bildiren Ateş, şunları kaydetti:

“Diyoruz ki ‘Teknolojimizi bedava verelim’. Karşılığında da, sistemin  parçası olmak dışında, herhangi bir şey talep etmiyoruz. Sadece bu sistemi bir  processor (işlemci) işletsin ve bu sistem Türkiye’nin sistemi olsun. Çünkü şimdi yabancı ödeme sistemleri giriyor. Kredi kartlarında, diğer ödeme cüzdanlarında  ‘Kim nereden ne almış, ne ödüyor?’ gibi tüm bilgilerin kaydı var. Bu nedenle Türkiye olarak bizim bunu yapmamız lazım. Korelilerin ‘Kakao’ diye yaptıkları milli cüzdanı, bizim Türkiye’de hayata geçirmemiz lazım. Bu gecikiyor. Bu konuda  en üst düzeyde yetkililere bilgi verdim, mektup yazdım. Bir an önce bu konuda  hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu cüzdanla insanlar maça da gidecek, alışverişini de yapacak,  otobüsüne de binecek, sinemasına da gidecek, para transferini de yapacak. Hatta  nüfusumuzun yüzde 42’sinin banka hesabı yok, hesabı olmayanlar da  ATM’den para yükleyip para transferi yapabilecek. Herkesin cep telefonunda bütün bu işlemlerin hepsini yapabileceği bir uygulama olsun. İdealimiz bu”

Ruslar kriz demedi sermaye koydu

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş’le Chicago’da sohbet etme imkanı da bulduk. Hakan Ateş Türk bankacılık sektörünün güncel durumu ile ilgili şu tespitlerde bulundu:

*Teknoloji çok hızlı geliştiği için şubeleşmede daralma var. Bankacı ve şube sayısı sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada azalıyor. Bu yıl tahminimce sektörde 500’e yakın şube kapaması olabilir. İstihdam da 200 binlerden 190 binlere çekilebilir.

*Fitch’te de yatırım yapılabilir seviyedeki notun kaybedilmesi ile sendikasyonlarda 15-25 baz puan pahalılık olacak. Şu an yapmamız gereken reformları sürdürmek ve Fitch’teki derecemizi korumak.

*Türk bankacılığı son derece basit. Güzelliği de  basitliğinden geliyor. Biz fayda bankacılığı yapıyoruz. Kumarbaz bankacılığı yapmıyoruz. Onun için bize bu kadar teveccüh var.

*Ruslar  bizi aldıktan sonra her göstergede 3,5 kat büyüdük. Aktif büyüklüğümüz 40 milyar  doları aştı. Aktif, krediler, mevduat, kar gibi her metrikte 4 yılda iki katından fazla büyüdük. Ruslar’ın büyük iştahı var. Geçen yıl 550 milyon TL sermaye enjekte etti. Uçak düştükten sonra 2016’da 750 milyon TL birinci kuşak sermaye enjekte etti. İştahı olmayan bu  miktarda kaynağı getirir mi? Ben de büyüyorum, kar ediyorum. Şu anda sermaye yeterliliğimiz yüzde 18’in üzerine çıktı. Yani gücümüzü, kuvvetimizi ona göre artırdı.

*FETÖ operasyonu kapsamında kayyum atanan şirketlerin, kredi olarak bizdeki payı düşük çıktı. Brüt rakam 250 milyon lira civarında.

Ancak şu çok enteresan, gazi ve şehitlerin yüzde 17 borcu bizde çıktı, onların hepsini sildik. Bankacılık  payımızın üzerinde bir oran çıktı, gereğini de yaptık. Şehit ve gazilerin kredi kartı, kredi borçlarının tamamını sildik.