Gazetevatan.com » Yazarlar » Önce 50 yıllık ev dönüşsün

Önce 50 yıllık ev dönüşsün

12 Mayıs 2016 Perşembe


Belediyeler oldum olası kentsel dönüşümü bir rant kapısı olarak gördü. Eski bir konuta sahip olan da tabii. Zaten herkesin gözleri dolar dolar baktığı için bu kentsel dönüşümü de elimize yüzümüze bulaştırmadık mı?
 
Aklımızda hep şu var: Eski evi yıkıyoruz, günümüze özgü mantolama teknikleri ile allayıp pulluyoruz, 2 kat da ekstra çıktık mıydı tamam.
 
Ne yazık ki bunun adı kentsel dönüşüm değil, evsel dönüşüm.
 
Uyduruk müteahhitler, uyduruk evler... Parselleri birleştirerek düşünülecek, geniş boyutlu bir perspektife ihtiyaç var ama böylesi herkesin işine geliyor.
 
Öbür türlüsü zahmetli ne de olsa, planlama gerektiriyor bir de. Biz planlı programlı gitmeyi pek sevmeyiz.
 
Aradan yıllar geçtikten sonra bu yapılanın da yanlış olduğu çıkacak ortaya. Oysa yol yakınken dönmek mümkün hâlâ.
 
KONUTDER’in Başkanı Ömer Faruk Çelik ve Başkan Yardımcısı aynı zamanda DAP Yapı’nın Başkanı Ziya Yılmaz’la önceki gün bir kahvaltıda buluştuk.
 
Laz müteahhit dönemi kapanmıştır diye düşünüyoruz ama yanılıyoruz. Sektörle ilgili anlatılanlar o dönemin hiç kapanmayacağını ortaya koyuyor gibi. Ziya Yılmaz, markalı konut projelerini yapanlardan daha çok, mahalle arasında 10-20 daireli ev yapan küçük müteahhitlerin  kazandığını söylüyor. Ömer Faruk Çelik bu bilgiyi teyid ediyor. 
 
İmar ve emsal sorunları ile boğuşan konutçular belli ki yeni süreçte yüzde 18’lik KDV’yi çokça dillendirecekler.  Eskiye yani yüzde 1’e dönülmesi, en kötü  yüzde 8’e düşürülmesi beklentisi var.
 
Meselenin özünde ise dönüşecek konutların yaşı var. Ziya Yılmaz, Kartal’da yaptıkları projeden sonra yan komşularından gelen teklifi aktarıyor: “Güzel bir proje yaptık. Gerçekten bölgeye değer kattı. Hemen yanında 10 yıllık bir site vardı. Yöneticileri geldi. Burayı yıkalım, biz de sizle ortak yeni bir proje yapalım.”
 
Yılmaz, kentsel dönüşümde ilk dikkat edilmesi gereken noktanın binanın yaşı olması gerektiğini söylüyor. “Kentsel dönüşüm bizce 40-50 yaşındaki evlerden başlamalı. Sonra sırayla 30 ve 20 yaşındaki evlere gelmeli. 10-15 yaşındaki evler bile yıkılıp yeniden yapılıyor. Türkiye’nin böyle bir lüksü yok” diyor.
 
Sektöre ve vatandaşlara maddi manevi zarar verecek ek emsal uygulamasında olup bitene de değiniyor. Yüzde 25’lik ek emsal kararının Mimarlar Odası’nın itirazı sonrası Danıştay tarafından iptalinin kenstel dönüşümde ciddi bir tehlike ortaya çıkardığını belirtiyor.
 
Evlerin yıkımı gerçekleşmiş. Peşin kira ödemeleri yapılmış, ruhsat sürecindeki evlerle ilgili fizibilitelerin bir anda çöpe gittiğini vurguluyor. 
 
Neyse ki Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından konunun aciliyetinin anlaşıldığını ve 2017 yılına kadar ek süre tanınmasının sektörü uçurumun kenarından aldığını belirtiyor.
 
Devletin konut sektörüne pozitif baktığını, büyümenin motoru olarak gördüğünü zaten son 15 yıllık uygulamalar teyid ediyor. Ancak tuhaflıklar tempolu büyüyen sektörün bir de planlı ve çağdaş şehirciliğe yakışan bir büyüme gerçekleştirmesini engelliyor.
 
Ev ihtiyacı bu ülkede bitecek gibi değil. Balondan sözetmek mümkün değil. Ancak birbirine çok yakın semtlerdeki metrekare fiyatları arasındaki uçurumu neyle izah edeceğiz işte onu bilemiyoruz. Bir hikaye yaratıyorlar ve kimi yerlerde metrekaresi 25 bin liradan ev satmaya çalışıyorlar. Bir de İstanbul’u Londra ile New York ile karşılaştırma meselesi var ama o konuya hiç girmeyelim çıkamayız.