Gazetevatan.com » Yazarlar » Vergisiz kazanç kutsal mı?

Vergisiz kazanç kutsal mı?

23 Ekim 2014 Perşembe


Şu tabloya bakınca vergilendirilmemiş kazancın kutsal olduğu sonucu ortaya çıkıyor maalesef. Off-shore ZADE’ler vergisini, sigorta primini ödemedikleri paranın 6-7 katını kaptı, Maliye baktı

Herşey 2010 yılında Bursa’da açılan bir davanın off-shore zede lehine sonuçlanması ile başladı demiştik. O davada mahkeme, Yurtbank’ın off-shore bankasına parasını yatıran Müjdat Mançu’nun ‘Dolandırıldım’ iddiasını kabul etmişti. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de kararı onadı. Bu karar emsal oldu, binlerce off-shorezede’ye ilham verdi. Çoğu bilinçli olarak yani risklerini bilerek off-shore hesap açtırdıkları halde dolandırıldıklarını iddia ettiler ve Bursa’daki davayı emsal gösterip açtıkları davaları tek tek kazanmaya başladılar. Off-shore zedeler oldu off-shoreZADE.

Vergi hak getire

Off-shore hesap nedir ve neden daha yüksek faiz verilebilir bir kez daha anlatmakta fayda var.

Yurtiçi mevduat yapıldığında bankalar, yatırılan her 100 liranın vadesine göre değişmekle birlikte belli bir kısmını Merkez Bankası’na munzam karşılık olarak verirler. Ayrıca bazı yasal kesintiler yani vergiler de olur. Dolayısıyla banka kendisine mevduat olarak yatırılan her 100 liranın 100 lirasını da krediye dönüştüremez. Ortalama 88 lirasını dönüştürebilir. Bu da ekstra maliyet yaratır.

Off-shore hesap açıldığında ise Merkez Bankası’na karşı bir yükümlülük yoktur. Vergi de verilmez. Yani banka 100 liranın 100 lirasını da krediye dönüştürebilir. Bu paranın maliyetini düşüren bir unsur olduğu için off-shore hesaplara normal yurtiçi mevduattan daha yüksek faiz önerilebilir.

Off-shore hesap açtıranlar da aslında sistemin böyle işlediğini bilir, bunu bile bile paralarını off-shore mevduatta değerlendirir. (İstisna bir kaç örnek elbette bulmak mümkün. Yani parasını kendi rızası olmadan haberi olmadan off-shore hesaplara aktaran kötü niyetli banka yöneticileri çıktı geçmişte. Ancak bu davaları kazananların neredeyse tamamının ‘Paramı off-shore hesapta değerlendirin’ diye bankalara verilmiş yazılı talimatları ve hatta üzerinde kocaman puntolarla yazılı off-shore mevduat hesap cüzdanları var)

 

Aslında ne oldu?

Ve bugün geldiğimiz noktada, vergiden kaçan, Merkez Bankası’na olan yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek riski göze alıp daha yüksek faiz alma hevesinde olanlar, Bursa’daki karardan sonra açtıkları davaları bir bir kazanmaya başladı. Kazanmak ne kelime, adeta servetlerine servet kattılar.

Tablo yukarıda. Anaparasının 5 hatta 6 katını faiz olarak aldılar. Bankalar Kanunu gereği isimleri bende saklı olan bu utanç listesindekileri ne yazık ki tam olarak veremiyorum. Ancak onlar kendilerini biliyor.

 
Benim takıldığım bir başka nokta daha var. Bu para sahipleri sigorta primini, vergisini ödemedikleri paranın anaparasını aldılar. (Anaparanın tamamını almaları önemli. Zira yurt içi mevduatta eğer bir sıkıntı olursa TMSF tarafından ödenecek yasal sigorta tutarı 100 bin TL) Yetmedi bir de faizini aldılar. Maliye neden bu ekstra kazançtan faiz almayı düşünmez ki?

Çifte kavrulmuş bir kazanç yaratılır ki.

Hakimlere iş düşüyor

Utanç listesi diyorum ancak işin doğrusu kişi ve kurumlara mahkemelerin verdiği kesinleşmiş kararlar üzerine bu paralar ödeniyor. Yani ortada haksızlık var ancak yasalar çerçevesinde hak edilmeden kazanılan bir para yok. Yani bu tabloyu hakimler yaratmış durumda. O yüzden diyorum ki bu konuda Yargıtay’ın verdiği karara direnen hakimler çıkmalı. TMSF’den çıkan para hepimizin parası. Vergisini ödeyerek daha azına razı olup yurt içi mevduat yapanlar cezalandırıldı, vergi ödemeden yüksek faiz peşinde koşanlar ödüllendirildi. Bu yüzden vergilendirilmemiş kazanç mı acaba daha kutsal ve itibarlı diye insan sormadan edemiyor.