Anlamsız uçuş yasağı daha ne kadar yakıta malolacak?

Haberin Devamı

Geçen hafta içinde, GYODER’in düzenlediği Gelişen Kentler Zirvesi için İzmir’e gitmiştim. Dönüş yolunda gözüm uçağın harita bilgilerini aktaran ekranına takıldı. Adnan Menderes Havalimanı’ndan kalkıp İstanbul’a doğru düz bir hatta uçarken Balıkesir’e yaklaştığımızda bir anda sola döndük. Telefonum uçuş modundaydı, ekranın fotoğrafını da çektim.

Bir süre sanki Edine’ye gidecekmişiz gibi uçtuktan sonra Kapıdağ yarımadasının batısında Marmara Denizi’ne ulaştığımız anda önce Tekirdağ sonra İstanbul rotasına döndük.

Bu tuhaf rota değişikliklerinin neden kaynaklandığına yaklaşık 2 yıl kadar önce de değinmiştim.

Askeri hava üslerinin bulunduğu yerler ve üslerin etki alanı ne yazık ki sivil uçuşlara kapalı.

Bu yüzden tüm sivil uçaklar bu bölgelerin etrafından dolanmak zorunda kalıyor.

Anlaşılan o ki aradan geçen 2 yıllık sürede bu anlamsız yasağın kalkması için hiçbir gayret gösterilmemiş.

İsraf samimiyeti

Başbakan Erdoğan geçen hafta içinde TMO’nun ekmek israfını önleme ile ilgili bir organizasyonuna katılmıştı.

Ekmek israfı yüzünden yılda 1.5 milyar liranın çöpe gittiğini belirterek “Zenginleştikçe israfı artan bir yaşam tarzı bizim yaşam tarzımız olamaz. Biz tasarruf ettikçe zenginleşen, zenginleştikçe tasarrufu artan bir ülke, böyle bir millet olmak zorundayız” demişti.

Bunlar kimsenin itirazının olamayacağı söylemler.

Ancak bir de bu söylemler havada kalmasa.

Gerçekten bir kalem oynatması ile hallolabilecek gereksiz israflardan kaçınma konusunda laftan ziyade samimiyet görebilsek.

Ekmekten 1.5 milyar TL’lik kaybımız olup olmadığını, bunun hesabının nasıl yapıldığını bilmiyorum.

Zarar 800 milyon $

Uçuş yasağı olan bölgeler yüzünden 2 yıl önce 600 milyon dolar olarak hesaplanan zararın bugün artan uçak ve uçuş sayısını da dikkate alarak rahatlıkla 800 milyon doları yani yaklaşık 1.5 milyar TL’yi bulduğunu söyleyebiliyorum.

Askeri NOTAM’ların olduğu bölgeler sivil uçuşlara kapalı.

Bu engel sadece İzmir-İstanbul arasında da değil üstelik. Bu engel İstanbul’dan Dalaman’a giderken de, Van’a, Adana’ya uçarken de karşımıza çıkıyor.

İstanbul’dan Dalaman’a uçuşun 18 dakika, Bodrum’a olan uçuşun 14 dakika daha kısa sürmesi mümkün aslında.

Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD), “Türk hava sahasının etkin kullanılması, hava koridorlarının yeniden düzenlenerek verimliliğin artırılması” başlığı ile konuyu irdelemiş ve Ulaştırma Bakanlığı ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün ilgisine sunmuştu.

Anlamsız uçuş yasağı daha ne kadar yakıta malolacak


Raporun ait olduğu tozlu raflara kalktığı, aradan geçen 2 yıllık sürede hiçbir çözüm üretilememesinden belli.

Aslında üretilecek bir çözüm de yok.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı ile konuşulacak, rica edilecek bu anlamsız yasak kaldırılacak. Tüm rotalar yeniden belirlenecek ve uçaklar daha kısa sürelerde kalkıp inecek.

Bu kadar basit.

Hiç bir askeri yetkili bu yasağın neden kaynaklandığına dair geçerli bir sebep ortaya koyup beni ikna edemez.

Ekmekteki israfı öyle bir anda önlemek sıfırlamak imkansız ancak engelli hava sahaları yüzünden havayolu şirketlerinin neden olduğu zararı bir geceden ertesi güne sıfırlamak mümkün.

Uçaklar gereksiz yol tepiyor, dövizle aldığımız Türkiye’ye ithal edilen yakıtı sarfediyor.

Çok ciddi maliyet.

Havada daha fazla kalan uçağın bakım maliyeti artıyor.

Çok ciddi maliyet.

Bir de ticari maliyet var. Uçak seferini daha çabuk yapıp gelse, bir diğer uçuşa daha çabuk hazırlanıp havalanacak. TÖSHİD 2 yıl önceki raporunda havada askeri uçuş yasağı olan bölgeler yüzünden kaybedilen zamanı 18 bin saatten fazla hesaplamıştı. Bir uçağın bir saatlik geliri 6 bin 500-7 bin dolar seviyesinde. Varın, bir uçuştan diğerine geçişteki gecikme maliyetini siz hesaplayın.

Daha önce bazı görüşmeler yapılmış 28 bin feet yani 8 bin 600 metrenin üzerinde gerçekleşen uçuşlarda yasak sahaların trafiğe açılabileceği kararı çıkmıştı.

Bu karar bile uygulanmadı.

Madem israf edecek kadar zengin değiliz ve tasarruf ettikçe zenginleşeceğiz...

Şu anlamsız yasağı kaldırmayı bir kere daha düşünsek ya...

DİĞER YENİ YAZILAR