Gazetevatan.com » Yazarlar » İstanbul’da üçüncü havalimanının yeri ne kadar doğru?

İstanbul’da üçüncü havalimanının yeri ne kadar doğru?

17 Ağustos 2012 Cuma


Üçüncü havalimanı Kemerburgaz’ın kuzeyine, 100-150 metre derinliğindeki eski kömür ocakları, toprakla tekrar doldurularak kazanılan alana yapılacak. Ancak doldurulan zemin çökme riski taşıyacak.

Söz uçar yazı kalır. Övünmeyi pek sevmem ama üçüncü havalimanı’nın Silivri’ye değil, Kemerburgaz’ın kuzeyine, Karadeniz kıyısına doğru, eski kömür ocaklarının bulunduğu alana yapılacağını ilk ben yazmıştım.

25 Ocak 2012 tarihli yazımda şu ifadeyi kullanmışım: Havaalanı için düşünülen yeri nokta atış olarak belirlemem şu an mümkün değil. Ancak ulaştığım bilgilere göre Tayakadın, İhsaniye, Ağaçlı ve Akpınar noktalarının arasında bir yere, eski kömür ocaklarının bulunduğu bölgeye yapılacak üçüncü havaalanı.

Nitekim Ulaştırma Bakanı geçtiğimiz günlerde bu koordinatları doğruladı.

Önceki gün de TAV Havalimanları Holding CEO’su Sani Şener’in bu havalimanı ile ilgili yapılacak ihaleye ilişkin görüşlerini aktarmıştım. Sani Şener özellikle 100-150 metreyi bulan kömür ocaklarından kalma çukurlara dikkat çekiyor ve inşaat sırasında ciddi bir toprak hareketi olacağını vurguluyordu. Bu yüzden inşaatın bir hayli zor olacağına da işaret ediyordu.

Şener’in bu sözlerini aktardıktan sonra okuyucularımdan birinden çok ilginç bir mail aldım. 7269 sayılı kanunun 1051 sayılı kanunla değiştirilen 14’üncü maddesini hatırlatıyor ve “Yapımının üzerinden 30 yıl geçmemiş yapay dolgu zeminler üzerinde, özel olarak zemin iyileştirmesi yapılmadıkça, ya da gerekli temel tipi uygulanmadıkça bina yapılamaz.” ifadesine dikkat çekiyor.

Eski kömür ocaklarından kaynaklanan dolgu alanlara inşaatın yasaklı olması bir yana hadi ola ki bir şekilde inşaat izni verildi yapım maliyetinin yüksekliğine vurgu yapıyor.

Özel zemin iyileştirmesi yapılmadan ve uzun bir süre beklenmeden o bölgelerde yapılacak inşaatlarda bir süre sonra ondülasyon oluşacağına işaret ediyor.

Haklı gibi de görünüyor. Gözünüzün önüne getirin. Belediyeler bir kanalizasyon kazısı yapıp o bölgeyi kapattıktan sonra kısa zamanda, kapatılan bölgede bir çökme oluşur. Benzer bir tehlike eski kömür ocakları için de sözkonusu olacaktır.

Anlaşılan o ki üçüncü havalimanının yeri bu özelliği ile de bir hayli tartışılacak.

İnşaat da epey masraflı olacak ve teknik beceri gerektirecek.

Nitekim dün DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal da şöyle bir açıklama yapma ihtiyacı duydu:

“Üçüncü havalimanı ihalesinde arayacağımız en önemli şey bu boyutta bir projeyi başarabilecek teknik ve mali yeterlilikte firmaların seçilmesidir. Aslolan budur. Gerekli liyakate sahip olamayan firmalar tarafından bu işin yapılmasını istemeyiz. Kendini ispatlamış, dünyada bu nitelikte olan yerli ve yabancı firmalar girsin ve bu işi alsın. Gerek ülkemiz gerek dünya havacılığı için çok önemli olan bu projeyi zamanında layıkıyla bitirip, hizmete sunsun.”

Şuursuz hizmet hizmet değildir

Malum hem Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde hem Haliç Köprüsü’nde bakım onarım çalışmaları var. İstanbullular bezmiş halde bu kabus günlerin bitmesini bekliyor. Ulaşım yetkilileri sürekli alternatif yolların kullanılması çağrısı yapıyor. Ben de bu çağrıya uydum ve Haliç Köprüsü’nde çalışma başladıktan ve trafik sıkıştıktan sonra Unkapanı Köprüsü’nden Kasımpaşa’ya oradan da Çağlayan’a çıkmaya başladım. İyi de oldu ilk 3-5 gün sorun yaşamadım. Sonra ne olduysa Kasımpaşa Bahriye Caddesi’nde trafik sıkışmaya başladı. Çünkü Beyoğlu Belediyesi de yaya yolu çalışmasına başladı aynı günlerde. Haliç Köprüsü zaten sıkıntılı. Şu yaya kaldırım çalışması Haliç’teki onarım bitene kadar bekletilemez miydi? Şart mıydı aynı anda başlanması...

McDonald’s da kahveci oluyor

Kahve zincirleri Türkiye’de enteresan bir şekilde çok tuttu. Fast food’la Türkiye’yi 1986 yılında Taksim’e açtığı restoran ile tanıştıran Mc Donalds da gecikmeli olarak kahve zinciri markası Mc Cafe’yi Türkiye’ye getiriyor. Ancak Mc Cafe ismi bir üretici tarafından tescil ettirildiğinden dünyada Mc Cafe ismi kullanılırken Türkiye’de McD Cafe adı kullanılacak. Mc Cafe’ler 20 yıl önce Avustralya’da doğmuştu ve bugün dünya genelinde 1.300 restorantta hizmet veriyor.

Mc Donald’s Genel Müdürü Dilek Başarır, fast food restoranlarını, kahve ile daha uzun ve keyifli vakit geçirilecek şekilde yeniden dizayn ettiklerini 2012 sonuna kadar kahve de ikram edilen restoran sayısını 3 milyon dolarlık yatırımla 10’a çıkartmak istediklerini söyledi. 2013’de ise hedef sayıyı 30’a çıkarmak.

McD Cafe’lerin ilki Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde açılmış. Bunu Levent’teki restoran izleyecekmiş. Dilek Başarır “espresso’dan cappuccino’ya, americano’dan çilekli smoothie’ye kadar, birçok sıcak ve soğuk içeceklerin yanında birbirinden lezzetli kek ve kurabiye seçeneklerinde iddialıyız. Dünyada toplam satışlar içinde Mc Cafe’lerin payı yüzde 15’lerde. Biz de fiziki şartları uygun olan restoranlarımızda cafe’lerin sayısını çoğaltarak ciroya katkı bekliyoruz” diye konuştu.

Dilek Başarır, önceki akşam yemekte buluştuğumuzda bu yeniliğin yanısıra Mc Donald’s Türkiye’nin son rakamlarını da paylaştı bizimle:

- Son 6 ayda 17 yeni restoran açtık ve 193 sayısına ulaştık. Satışlarda son 6 ayda yüzde 30 büyüme sağladık. Cirodaki artışın yüzde 8’i yeni restoranlar’dan geldi. Yeniler açılmasa da yüzde 22’lik bir büyüme rakamını yakalayacaktık.

- 2011 ciromuz 200 milyon dolardı. Bu yılı 250-255 milyon dolar gibi bir seviyede kapatmayı hedefliyoruz.

- Yılsonuna kadar restoran sayımız 210’u bulacak.

- Şu ana kadar 71 milyon dolar yatırım yaptık. Ürünlerin yüzde 98’ini yerel tedarikçilerden alıyoruz. Yılda 2 bin 500 ton et, bin 600 ton tavuk, 43 milyon adet ekmek, 3.5 milyon litre süt ve süt ürünü alıyoruz. Yılda 93 milyon kişiye hizmet veriyoruz.

- İstihdamımız 4 bin 500 kişiye ulaştı. 103 zihinsel engelli elemanımız var. Açılan her restoran 30 kişiye iş imkanı yaratıyor. McD Cafe’ler ilave 4 kişilik istihdam yaratacak.

- Yeni lezzetler ortaya çıktı. Satır köfte çok tuttu hatta Ortadoğu’ya Türkiye’den çıkan bu lezzet ihraç edilecek.

- En çok ciro yapılan restoranlarımız Taksim, Merter, İstinye Park, Cevahir ve Ankara Kızılay.

- Kendi yatırımımızın dışında 29 işletmeciyle franchise anlaşmamız var. Bir Mc Donald’s restoran açmak için asgari 300-500 bin dolar sermaye gerekiyor.

- Filenin Sultanları’na destek verdik, voleybola olan desteğimiz devam edecek.