Gazetevatan.com » Yazarlar » Bunlar bizi hep Barça’lar

Bunlar bizi hep Barça’lar

18 Şubat 2018 Pazar


Futbolda, kabiliyeti sınırlı ama tekmeye kafa sokanlarla, oyun bilgisi olmayıp ama yüreğiyle oynayanlarla uluslararası başarı kazanmak artık imkansız. Kulübü bir CEO gibi yönetmeyen kulüp başkanlarıyla da tabii. Spor bir endüstri ve spor ekonomisine hakim değilseniz, bu alanda kaybetmeye her zaman mahkumsunuz
 
Barcelona’yı hepimiz hayranlıkla seyrediyoruz. Messi, Suarez, İniesta gibi futbolculara sahip olduğu için bu kulübün başarıdan başarıya koştuğunu düşünürsek yanılırız. Zira karşımızda Türkiye’nin en ciddi holdinginden daha kurumsal yapıyı kurmuş ve bunu istisnasız, tavizsiz sürdüren bir kulüp var. Bu yüzden de başarılar tesadüfi değil bir sistemin, kurallar manzumesinin sonucu olarak geliyor. Messi’nin Barcelona’ya transfer olmasının bir sebebi var.
 
Mesela İspanya’da ister La Liga kulübü olun, ister La Liga iki ya da daha bir alt lig takımı, zarar etmeniz mümkün değil. Otorite sizin zarar etmenize müsaade etmiyor. Ekonomik organizasyonunu çok iyi kuran kulüpler ayakta kalıyor ve ardından da sportif başarı geliyor. 
Kuşkusuz bunun en önemli örneği de Barcelona kulübü. Hafta içinde Beko sponsorluk anlaşması için gittiğimiz Barcelona’da Camp Nou’da Başkan Josep Maria Bartomeu Floreta ile konuşma fırsatımız oldu.
 
Gelirlerini nasıl yıldan yıla artırdıklarını, 2021 hedeflerinin ise şu an 708 milyon euro olan geliri 1 milyar euro’ya çıkartmak olduğunu söyledi. Sadece sponsorluk gelirleri 200 milyon euro olan kulübün profesyonelleri sürekli proje üretip bu gelirleri nasıl artırabileceklerini tasarlıyor. 
Barcelona formasının en değerli kısmı olan göğsü 2013’de Qatar Airways’a 180 milyon euro’luk 4 yıllık bir anlaşma ile verilmişti. Yıllık 45 milyon euro olan bu anlaşma hem maç formalarını hem de antrenman kit’lerini kapsıyordu. Qatar Airways’den sonra Rakuten geldi ve formanın göğsüne yıllık 54 milyon euro ödemeyi taahhüt etti. Üstelik bu kez antrenman kit’leri kapsam dışıydı. Bunun üzerine antrenman kitleri Beko’ya teklif edildi ve oradan da yıllık 19 milyon euro’yu bulan ekstra bir gelir yazıldı.
 
Barcelona Futbol Kulübü Başkanı Floreta, toplam sponsorluk gelirlerinin 200 milyon euro civarında olduğunu belirterek, “Bununla çok mutlu olmakla beraber artırmanın da peşindeyiz. Hem sportif hem de ticari olarak çok büyük bir organizasyonumuz var. New York ve Hong Kong’da ofislerimiz var. Sponsorluk gelirlerimizi artırmak için çalışıyoruz. Çok rekabetçi bir alan var ama sponsorluk geliri en ileri düzeyde olan takımlardan biriyiz. Bunu artırmaya uğraşıyoruz” bilgisini verdi.
 
Camp Nou turundan 50 milyon euro gelir
 
Barcelona’nın maçlarını oynadığı Camp Nou’nun kapasitesi 99 bin 354. Satılan kombine bilet sayısı ise yaklaşık 88 bin. Bu sayı değişmiyor. Şehire gelen turistlerin de maçlara girebilmesi için 10 binden biraz fazla bilet maçtan maça satılıyor. Yaşı 40’ın üzerinde olanlar hatırlar. Eskiden telefon sırası vardı Türkiye’de. Doğan çocuk için hemen telefona sıra yazdırılırdı ki büyüdüğünde bir sabit telefon hattı olsun diye. Barcelona’da da kombinelerde bir sonraki sezon hakkı eski taraftarda olduğu için sıra oluşmuş durumda. Kulüp Başkanı Josep Maria Bartomeu Floreta’nın ailesinin bile sadece 11 koltuğu var. Oysa maça gelmek isteyen aile ferdi sayısı 48. Büyükbaba karar veriyormuş o hafta kimlerin gideceğine.
 
Barcelona’da kombine bilet fiyatları ucuz. Her başkan adayından beklenen en önemli vaat bilet fiyatlarına zam yapmama sözü. Başkanlar da bu vaadi hep veriyor ve sözlerini tutuyor.
Fakat Camp Nou, sadece maç günleri para kazanmıyor. Girişin 25 euro olduğu stad turuna özellikle turistler çok büyük ilgi gösteriyor. 2016 ziyaretçi sayısı 2 milyon. Yani 50 milyon euro gelir takımın maç yapmadığı günlerden geliyor.  
 
3 büyükler bilançoda küçücükler
 
Bu hafta malum Beşiktaş’ın Bayern Munich ile Şampiyonlar Ligi maçı var. Her iki maçı da büyük bir umutla takip edeceğiz ama matematik iki kulüp arasında bir denge olmadığını da ortaya koyuyor. Onlar kulüplerini iyi yönetiyorlar. Şuursuz harcamalar yapmıyorlar sonrasında sportif başarı geliyor. Sportif başarı gelince tüm gelirler de otomatikman artıyor. Bu kez daha iyi oyuncular transfer edip arayı daha da açıyorlar. 
 
Biz de onların seviyesine çıkmak istiyorsak önce işe bilançoları düzeltmekten başlamalıyız. Önce ekonomik başarı ardından sportif başarı gelecek. Tabii günlük yaşayan bir ülkede bunu söylemek kolay ama uygulayabilmek çok zor.
 
Hani dedik ya ‘İspanya’da kulüplerin zarar etmesi yasak’ diye. Bizde de sanki kâr etmeleri yasak. Gelirleri en yüksek takım Beşiktaş görünüyor. Fakat o da 582 milyon lira yani 125 milyon euro civarında. Barcelona’nın 6’da biri bile değil. Buna karşılık 1.2 milyar TL yani 267 milyon euro borcu var Beşiktaş’ın. Diger 2 kulübün durumu daha da içler acısı. Fenerbahçe’nin 465 milyon lira cirosu var. Buna karşılık borcu 1.7 milyar TL düzeyinde. Galatasaray’ın ise cirosu 348 milyon TL ve 1.5 milyar TL yükümlülüğü var. Üstelik bu rakamları da ancak UEFA zoruyla yakalayabiliyoruz. O baskı da olmasa bilanço milanço kalmayacak. Borç çok olunca ve finansman giderleri tüm hasılatı alıp götürünce haliyle Messi ayarında bir oyuncu ile değil, Lens ile Necip Uysal ile takım kurmak zorunda kalıyorsunuz. Finansman giderleri başta olmak üzere giderler düşünce ortada para mara kalmıyor. Borcu borçla yönetmeye, Maliye’nin kapısında nöbet tutmaya başlıyorsunuz.