Gazetevatan.com » Yazarlar » Washington buluşması

Washington buluşması

25 Mayıs 2018 Cuma


“Başkalarının bizi kızdıran tarafları kendimizi anlamaya yol açar.”

Carl Jung

Hazırlık çalışmaları bir süredir devam eden ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu arasında 4 Haziranda Washington’da gerçekleşecek görüşme konularının Suriye, Ortadoğu, terörizmle mücadele ve FETÖ olacağı basına yansıyan bilgiler arasında.

Olasıdır ki Suriye odaklı görüşmede ele alınacak konu başlıklarından birisini PYD/YPG’nin Menbiç’ten çekilerek Fırat’ın doğusuna geçmeleri oluşturacak.

Son dönemde ABD’nin Menbiç’in kuzeyinde iki yeni üs oluşturduğu, bölgedeki mobil timlerini takviye ederek kalıcı hale getirdiği, Fransız Özel Kuvvetlerine mensup unsurların yörede gözlem ve devriye faaliyetlerine başladığı düşünüldüğünde Menbiç’in ABD işbirliği ile PYD’den arındırılması gerçekleşebilir mi?

Bu sorunun yanıtı aranırken İsrail ve İran arasında, Suriye topraklarında başlayan ve doğrudan bir kimlik kazanan çatışmalarla ABD’nin İran’la varılan nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinin yarattığı gerginlik ve olası sonuçlarını, Trump’ın ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararının hayata geçmiş olmasının yansımalarını, İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği acımasız katliamın nelere yol açacağını bir bütün halinde değerlendirmemiz gerekmektedir.

ABD, İsrail, Suudi Arabistan, BAE, kimi Körfez ülkeleri ve Mısır arasında uzunca bir süredir kapalı kapılar arkasında oluşturulmasına çalışılan İran karşıtı ittifakın hayata geçtiği bir dönemde, ABD’nin Suriye’de askeri varlığı vazgeçilmez bir noktaya yükselirken, Washington’un sahadaki ortağı olarak nitelediği PYD’ye ihtiyacı aynı oranda artmış bulunmaktadır.

Suriye’de Menbiç’ten başlayarak Irak sınırına kadar olan bölgede kurduğu üslerle Suriye’nin doğusuna yerleşen ve PYD’yi, bölgedeki kalıcılığının gerekçe ve güvencesine dönüştürdüğü gözlemlenen ABD’nin özellikle İran’la ilişkilerin geldiği noktada PYD’den vazgeçmesi ya da PYD’yi kendisinden uzaklaştıracak uygulamalara başvurması oldukça uzak bir ihtimal olarak görünmektedir.

İran’ın, Suriye’yi İsrail’e karşı ileri bir üs olarak kullanmak istemesi, İran güdümlü Hizbullah ve Kudüs Gücüne bağlı unsurların Suriye’de denetim dışına çıkarak İsrail’i doğrudan tarafa dönüştüren eylemleri nedeniyle Rusya’nın görünür rahatsızlığı ABD güdümündeki PYD ile bir arada düşünüldüğünde önümüzdeki süreçte Suriye’de saflar yeniden belirlenecek görünmektedir.