Gazetevatan.com » Yazarlar » İdlib-Arı kovanı

İdlib-Arı kovanı

22 Mayıs 2018 Salı


“Riske girmeyen ilerleyemez. Kaplumbağa bile ilerlemek için boynunu dışarı çıkarmak zorundadır.”
L. Edri
 
Türkiye, Astana mutabakatı uyarınca “Gerginliği Azaltma Bölgesi” olarak kabul edilen İdlib’te, gerçekleştirme yükümlülüğünü üstlendiği gözlem istasyonlarının 12’cisini de faaliyete geçirerek sorumluluğunu yerine getirmiş bulunuyor.
 
Afrin’in güneyinden başlayarak doğuda Halep, güneyde Hama kırsalı, güneybatıda Yayladağı yöresine yayılan gözlem istasyonlarının tamamlanması ile birlikte Rusya ve İran’ın da benzer postaları evleviyetle kurması bölgedeki TSK unsurlarının güvenliği açısından büyük önem taşıyor. 24 Nisan günlü PYD-İdlib-Kıbrıs başlıklı yazımızda İdlib merkez ve kırsalında yuvalanan HTŞ (Hay’at Tahrir üş Şam) ağırlıklı muhalif grupların ayrıntılarını vermiş, çatışmalardan kaçanlarla birlikte İdlib nüfusunun üç milyona yaklaştığı bilgisini paylaşmıştık. 
 
TSK’nın İdlib’i çevreleyen, güneyde Morik ve Zaviye’de 80 km. derinlikte bulunan gözlem istasyonlarının temel işlevi Suriye ordusu ile muhalif gruplar arasında çatışmayı engellemek. 
Ancak İdlib’te HTŞ çatısı altında yuvalanan ve ağırlığını El Nusra’nın oluşturduğu silahlı muhalif grupların BM Güvenlik Konseyi ile Suriye’de başat güçler Rusya ve İran’ın yanı sıra rejim tarafından “terör  örgütleri” olarak kabul edilmesi, Türkiye’nin üstlendiği görevi kritik hale getiriyor. 
Türkiye, Astana mutabakatı çerçevesinde rejim güçleri ile muhalif gruplar arasında çatışmayı engelleme misyonunu yerine getirirken dolaylı olarak HTŞ’nin rahatlaması ve kendilerini güvende hissetmeleri gibi çelişkili bir sonuç ortaya çıkıyor.
 
Bir başka kritik nokta Suriye’de rejim, Rusya ve İran’ın, İdlib’te konuşlanan muhalif grupların varlığına ne kadar süre ile tahammül ederek hareketsiz kalacakları...
 
Rusya’nın; Cisr eş Şuğur’da küçük bir cepte sıkışmış, Dağıstanlılar olarak anılan ve El Nusra’dan daha radikal Türkistan İslam Partisi militanlarının özellikle Çeçen, Tacik, Özbek orijinli oldukları düşünüldüğünde sessizliğini daha ne kadar koruyacağı soru işareti kimliğini koruyan bir etmen.
Halep’in muhaliflerden arındırılması ile özgüveni artan Esad ve Suriye ordusunun İdlib’in bir tür kurtarılmış bölge olarak kalması ve otoritelerinin önünde engel kimliğine tahammül sınırının nerede sonlanacağı bir ikinci kritik soru işareti.
 
Pek çok ülke gizli servisinin pratik alanına dönüşen İdlib, birden fazla bilinmeyeni içinde barındıran denklem görüntüsü ile önümüzdeki süreçte Türkiye’nin önünde en hassas sorunlardan birisi olmayı sürdürecek görünüyor.