Gazetevatan.com » Yazarlar » Güzel şeyler...

Güzel şeyler...

01 Mayıs 2018 Salı


“Var olmak değişmektir, değişmek olgunlaşmak, olgunlaşmak kendini durmadan yaratmaktır.”
Henry Bergson
 
Fırtına habercisi siyaha kesmiş bulutların arasında oluşan küçük bir boşlukta bazen güneş kendini gösterip iyimserlik ışıklarını yeryüzüne gönderir. 
 
Son dönemlerde Suriye, İran, Irak üzerinde yoğunlaşan fırtına bulutlarını dağıtmasa da güneş, iyimserlik ışıklarını bu defa bölünmüş Kore yarımadasına yansıttı. Güney ve Kuzey Kore liderlerinin buluşması, barışı simgeleyen bir ağaç dikerek birlikte su vermeleri, Kim Jong Un’un nükleer deneme tesisini Mayıs ayında kapatacağı açıklaması, yükselen tansiyonu düşürerek sıcak bir çatışma olasılığını ötelerken bölge uzun bir süredir ilk kez rahat nefes aldı.
 
Birbirlerine en ağır kelimelerle hakaretler yağdıran Başkan Trump ve Kim Jong Un’un haftalarla ifade edilen bir süre içinde bir araya geleceklerinin Beyaz Saray tarafından açıklandığı dönemde Kuzey Kore liderinin Çin ziyaretinin hemen ardından gelen hamleleri usta işi bir satranç ya da Go oyununu akla getiriyor.
 
Kore’nin 1953 yılında sonlanan savaşı takiben bölündüğü 1953 yılından günümüze Güney Kore’ye ilk kez ayak basan lider olan Kim Jong Un’un, Kore yarımadasını nükleer silahlardan arındırma konusunda Moon Jae-in ile ortak deklarasyona imza atması, Mayıs ayında nükleer deneme tesisini ABD ve Güney Kore’li gözlemcilerin hazır bulunacağı bir seremoni ile kapatacağını açıklaması, savaş ekonomisi yürüten bu ülkenin mevcut politikalarında çok köklü bir değişikliğin habercisi anlamında.
ABD ve Çin arasında rekabet ve uyuşmazlıkların askeri/ekonomik alanlarda zirve yaptığı, Güney Çin Denizinde egemenlik tartışmalarının güç gösterilerine dönüştüğü bir dönemde, Kuzey Kore’nin bölgede tansiyonu düşürecek adımlarını, Washington’un uzak doğuya yönelik tasarımlarından bağımsız olarak değerlendirmemek gerekiyor. 
 
Beklenmeyen bir şekilde bir adım öne geçmiş görünen ve arka planında Pekin’in izleri görülen Pyongyang’ın ustalıklı hamlesinin, Washington’un vereceği yanıtlar ve bölgeye ilişkin politikalarını şimdilik kaydı ile bir ölçüde sınırladığı söylenebilir.
 
Pekin’in izlerinden söz ettiğimiz yazımızı, bu izleri baba-oğul Kim Jong İl ve Kim Jong Un’un şahıslarında doğrulayan bir Çin atasözü ile sonlandıralım. 
 
“Oğul babasından daha iyi biri olmasa, ikisi de başarısızlığa uğramış demektir.”