Gazetevatan.com » Yazarlar » Sandıktan seçim mi çıktı?

Sandıktan seçim mi çıktı?


“Önemli olan vatansa gerisi teferruattır.”

Geçtiğimiz hafta (7 Ocak) KKTC’de gerçekleşen erken genel seçim sonuçları yerel basında “Kaos”, “Yeni Seçim”, “Karmaşa” gibi manşetlerle verildi.

Seçime giren sekiz siyasi partiden 6’sının yüzde 5 barajı aşarak meclise girmeye hak kazanmasına karşın hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı.

Seçimde yüzde 35.57 oy alarak 21 milletvekili çıkaran UBP (Ulusal Birlik Partisi) birinci, yüzde 20.97 oyla 12 milletvekilliği elde eden CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi)  ikinci, seçimlere ilk kez katılan HP (Halkın Partisi) yüzde 17.10 oyla 9 milletvekili çıkararak üçüncü sırada yer aldı.

Serdar Denktaş liderliğinde mevcut hükümetin koalisyon ortağı DP (Demokrat Parti) ise ciddi oy kaybına uğrayarak ancak 3 sandalye kazanabildi.

CTP ve mecliste ilk kez temsil hakkı kazanan HP, UBP ile koalisyona kapılarını kapattıkları için güçlü bir hükümet kurulması en azından şu aşamada mümkün görülmediğinden KKTC’yi sandalye sayısı açısından kırılgan bir koalisyon ve olası yeni bir erken seçim bekliyor.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın teamüllere göre hükümeti kurma görevini UBP lideri ve mevcut Başbakan Özgürgün’e vermesinin beklendiği KKTC’de, UBP’nin yanına 3 sandalyeli DP ve 2 sandalyeli YDP’yi (Yeniden Doğuş Partisi) alarak 26 sayısına ulaşması ve üçlü bir koalisyon kurmasının baskın bir olasılık olarak göründüğü KKTC’de, Crans Montana’da müzakerelerin çökmüş olması üzerine yeni yol arayışlarının öne çıkması gereken yaşanan dönemde güçlü hükümet yokluğu ciddi bir zafiyet olarak görünüyor.

Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı döneminde başmüzakereci görevini yürüten ve Kıbrıs sorununu en iyi bilen isimlerden birisi olan HP lideri Prof. Özersay’ın “mevcut statükoya ortak olmayacakları” gerekçesi ile koalisyona kapısını kapatması aslında yakındığı statükonun meclise girmesine rağmen sürdürülür kılınması anlamında olduğu için KKTC’de şaşkınlık ve hoşnutsuzluk yaratmış durumda.

KKTC’nin geleceğine ilişkin planlama yapma, yol haritası çizme, temaslarda bulunma ve dinamik bir uygulamaya geçmede kaybedilen her günün çok önemli olduğu bir ortamda sorumluluk almak her türlü siyasi görüş ve hesabın dışında vatanseverlik görevi olmalıdır.

KKTC’de, yemin töreninden sonra başlaması beklenen hükümet kurma çalışmalarında siyasi parti liderlerinin, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun çözüm süreci ile ilgili yaptığı açıklamada yer alan (10 Ocak) “Bizim ekonomimiz iyi, biz bu ekonomiyi Türklerle niye paylaşalım? Bizim yönetim gücü olan bir devletimiz var, bunu neden Türklerle paylaşalım? Dönüşümlü başkan olacak, neden bir Türk bizim başkanımız olsun? Anlayış bu. Halktaki, kilisedeki ve siyasi partilerin çoğundaki anlayış bu. Böyle bir durumda Rum kesimi bu parametrelerle hiçbir zaman çözüme yanaşmayacak.” sözlerini anımsayarak davranmaları ülkeleri adına kaçınılmaz olmalıdır.