Gazetevatan.com » Yazarlar » Suriye’de gövde gösterisi

Suriye’de gövde gösterisi

15 Aralık 2017 Cuma


“Cüret edemememizin nedeni işlerin zorluğu değil. Biz cüret edemediğimiz için işler zor...”

Seneca

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’in geçtiğimiz hafta Suriye’de savaşın bittiği sözlerini Rus askerlerinin kademeli olarak geri çekileceği açıklamasının izlemesi siyasi alanda yeni bir dönemin başlangıcı kimliğinde.

Tartus ve Hmeymim’de mevcut üslerini modernize ederek Şayrat hava alanını da envanterine dahil eden ve bu yıl imzaladığı 49+25 yıl süreli anlaşmalarla Suriye’de askeri varlığını 2091 yılına değin garanti altına alan Rusya’nın alandaki muharip birliklerini kademeli olarak azaltma kararı, Soçi ve Cenevre’de “şahinlikten güvercinliğe geçiş” ve buna bağlı taleplerin ön işaretleri olarak değerlendirilmeli.

Nitekim Washington’dan gelen ve Rusya’nın bu kararına karşın istikrarın sağlanması için Amerika’nın Suriye’de kalmaya devam edeceği açıklaması, bu ülkede varlıkları Şam’la anlaşmaya dayalı olmayan askerlerin çekilmesi talebinin yakın gelecekte masaya sürüleceği olasılığına karşı bir ön alma olarak okunabilir.

“Suriye’de görevlerini yerine getirmiş muzaffer Rus askerlerinin, ülkelerinde heyecanla beklendiği”ni gururla açıklayan Putin’in, Suriye-Mısır-Türkiye’nin yanı sıra İsrail ve Suudi Arabistan’ı da içeren son temasları Moskova’nın ilgi alanının Suriye sınırlarını aşan bir coğrafyaya yayıldığını gösteriyor.

ABD’nin, İsrail ve Çekya dışında destek bulamadığı Kudüs kararının çatışmacılığı tahrik eden kararına karşı Moskova’nın bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik yapıcı hamlelerinin bir satranca dönüştüğü günümüzde Türkiye’nin önünde doğru kullanılması halinde yeni fırsat pencerelerinin açılmakta olduğu görülüyor.

Rusya’nın Afrin’de askeri varlığını sonlandırması ve çekincelerini geri alması halinde ABD’nin burada etkin olmadığı dikkate alındığında Türkiye’yi öteden beri rahatsız eden bu sorunun çözümü konusunda yeni adım ve gelişmelerin gündeme gelmesi ufuk hattına düşmüş bulunuyor.

Pentagon’un 2018 yılında PYD’ye yapacağı askeri yardımın ayrıntılarının açıklandığı bir dönemde Moskova, desteğini çekmesi halinde YPG’nin Amerika’ya rağmen bölgede varlığını sürdürmesinin mümkün olmadığı mesajını Afrin üzerinden gösterdiğinde-ki bu mesaj Afrin’in anlaşmalı olarak Suriye güçlerine devrinin sağlanması ve Türkiye’nin, Suriye topraklarında sınırına bitişik bir güvenlik koridoru oluşturması şeklinde ortaya çıkabilir- Suriye ve Suriye üzerinden bölgede kimin en güçlü aktör olduğu tartışmasız bir biçimde açığa çıkmış olur.

Kremlin ve Washington arasındaki satrancın önümüzdeki günlerde yeni ve değişik hamlelerini dikkatle izleyerek her türlü olasılığa karşı hazırlıklı olmak gerekiyor.