Gazetevatan.com » Yazarlar » Barzani ve Mam Celal

Barzani ve Mam Celal


“Kötülere iyilikte bulunmak, iyilere kötülük etmek gibidir.”

Sadi

Geçirdiği beyin kanaması sonucu yıllardır felçli olan KYB lideri Mam (amca) Celal Talabani’nin hayatını kaybetmesi ile birlikte Barzani, uluslararası arenada adı ve yüzü bilinen tek Kürt lider konumuna kavuşmuş bulunuyor.

Gençlik yıllarından (17 yaşında) başlayarak Kürt siyasetinin en önemli figürlerinden birisi olan Talabani’nin ölümü ile birlikte, eşi Hero Talabani’nin Barzani karşıtı söylemleri ve tutumunun, başta Goran Hareketi olmak üzere diğer siyasi partilerin eşliğinde daha da sertleşerek bir iktidar kavgasına dönüşmesi IKBY’de 1 Kasım’da gerçekleştirileceği açıklanan seçimler öncesi ve sonrasında sürpriz bir gelişme sayılmamalı.

Türk kamuoyu, Mam Celal’i, uzun yıllar boyunca PKK’ya, Irak ve Suriye’de açtığı alan/destek ile Türkiye’nin ortak mücadele önerisi üzerine sarf ettiği “Türklere bir Kürt kedisi bile vermem” cümlesi ve Süleymaniye’de yaşanan çuval olayına görünürde! neden olan ihbarın arkasındaki kişi olarak anımsamaktadır.

Bağdat tarafından görevinden azledilmesine karşın koltuğunu terk etmeyen Kerkük Valisi Necmettin Kerim’e, yıllar önce Kuzey Irak’ta konuşlu Türk Özel Kuvvetlerine bağlı timlerce suikast düzenleneceği ihbarı üzerine Süleymaniye baskını ve Türk kamuoyunda hala kanayan bir yara olan çuval geçirme olayı yaşanmış, teyit edilemeyen bir bilgiye göre Kubat Talabani (Mam Celal’in oğlu) baskını kamera ile kaydetmişti.

Bu olayı anımsatmamızın nedeni, yakın geçmişte Türkiye’nin askeri bir müdahalesi karşısında “Kuzey Irak’ı cehenneme çevireceği” tehditlerini savuran Barzani’nin kahramanı olduğu, belki de Talabani’ye esin kaynağı olan bir başka ihbar...

Geçmiş yıllarda, Kızılay’ın, Kerkük ve Musul’da yaşayan Türkmenlere gönderdiği gıda malzemelerini Özel Kuvvetlere mensup bir timin korumasında taşıyan konvoyda silah ve mühimmat bulunduğu KDP tarafından Amerikan güçlerine ihbar edildiğinde konvoy durdurulmuş, yapılan aramalarda bildirim dışı bir şey bulunmamasına karşın Özel Kuvvet Timi silahlarından arındırılmış ve TIR’lar Amerikalı askerlerin refakatinde Habur sınır kapısına geri getirilerek yetkililere teslim edilmişti.

Dilerseniz Özal döneminde cebine diplomatik pasaport konularak dünyaya açılması sağlanan Barzani’nin, Kuzey Irak’ta konuşlu PKK’ya yaklaşımını belirleyen bir başka örnekle devam edelim.

PKK’nın şahin kanadının en önemli isimlerinden Cemil Bayık böbrek rahatsızlığı nedeniyle yıllarca düzenli olarak diyaliz için Kandil’den Erbil’e gitmiş ve tedavisi burada Barzani güçlerinin bilgi ve koruması altında gerçekleştirilmiştir.

Bütün bunlar ne zaman mı yaşanmıştır?

KYB güçlerinin Erbil’e girip KDP’yi ezmek üzere olduğu bir sırada Türkiye’nin devreye girip Barzani’ye ikinci bir hayat şansı vermesinden sonra...

Daha da çoğaltılması olası bu çok küçük örnekler anımsandığında bile Barzani’nin gerçek yüzü ortaya çıkınca şaşkınlık yaşayanlara şaşırmak gerekmiyor mu?