Gazetevatan.com » Yazarlar » Kıbrıs’ta yeni yol haritası

Kıbrıs’ta yeni yol haritası

28 Temmuz 2017 Cuma


“Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız vardığınız yerin önemi yoktur.”

Peter Drucker

Kıbrıs’ta çözüm müzakerelerinin bir kez daha çökmesinden sonra KKTC’de ivedilikle çizilmesi gereken yeni yol haritasında dikkate alınması gereken temel unsur “taraflar arasında her şey kabul edilmeden hiçbir şey kabul edilmiş sayılmaz” ilkesidir.

Bu temel ilke uyarınca günümüzde varılan noktada müzakerelerde taraflarca masaya getirilen tüm öneri, harita, belge ve pozisyonlar, üzerlerinde anlaşmaya varılmış olsa dahi tümüyle ortadan kalkmıştır. Dolayısı ile çizilecek yeni yol haritasında KKTC’yi bağlayacak ve yükümlülük altına sokacak hiçbir şey bulunmamaktadır.

Geçtiğimiz hafta, KKTC’de yıllarını Kıbrıs sorununun çözümüne adayarak tüketmiş emekli diplomat, bürokrat ve kanaat önderlerinden oluşan “Beşparmak Düşünce Grubu”nun Crans Montana görüşmelerine ilişkin değerlendirmesi ve bağlı olarak yeni yol haritasına ilişkin görüş ve önerileri yayınlandı.

Anılan saptama ve önerileri aşağıda özet olarak veriyoruz.

“Hepimizin malumu olan yapısal sorunlarımızın giderilmesinde bünyemizle uyumlu ve demokratik bir Başkanlık sistemi uygun bir araç/yöntem olabilir. Bu partizanlık/popülizm gibi yıllardır toplumumuzu kemiren sorunlara hukukun üstünlüğü ve liyakat ilkelerine saygılı çözümler üretmekte, icraatçı yönetimlerin ortaya çıkmasında etken olabilir. Kıbrıs’ta ‘etkin bir yönetim ve güçlü bir ekonomi’ hedefi yanında yeni şartlara uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerimizin güçlendirilmesi, kapalı Maraş konusunda yeni bir değerlendirme yapılması, mülkiyet sorununun hafifletilmesinde/çözümünde Taşınmaz Mal Komisyonuna ek mali kaynaklar sağlayacak ve etkinliğini artırıp işlemleri süratlendirecek düzenlemeler getirilmesi, eğitim sistemimizin yeni koşullar ve ihtiyaçlara göre yeniden kurgulanması ve KKTC yetki alanlarında TPAO ile yüksek teknolojiye dayalı ve uluslararası uygulamalarla uyumlu gerçekçi hidrokarbon aramalarına hız verilmesi öncelikli hedefler arasına alınmalıdır. Değişen paradigmalar, Cumhurbaşkanı Akıncı ve siyasi liderlerimizle sivil topluma ve hepimize yeni bir yol haritası çerçevesinde reform ağırlıklı yeni görev ve sorumluluklar yüklemektedir.”

Varılan ve Rum tarafının hakimiyetçi tutum ve ideolojisinden vazgeçmesinin asla mümkün olmadığının anlaşıldığı noktada KKTC halkı, Beşparmak Düşünce Grubunun yukarıda sunulan önerileri doğrultusunda, Cumhurbaşkanı Akıncı ve siyasi liderlerin arkasına güçlü destek ve iradesini koyarak kendilerine kader olarak biçilen bağlayıcı bu kısır döngüyü aşmalarının önünde artık bir engel kalmadığı ve “kalınan yerden yeniden başlamanın ancak zaman kaybı olduğunun” herhalde bilincindedir.

Görüntüdeki tüm olumsuzluklara karşın Stefan Zweig’ın sözleri ile KKTC, akılcılık ve özgüvenle değerlendirildiğinde “yıldızın bu defa kendisi için parladığı bir an yaşıyor.”