Gazetevatan.com » Yazarlar » Demir taramak ve kurt kapanı

Demir taramak ve kurt kapanı

11 Temmuz 2017 Salı


“Seni intikama doğru sürükleyecek iplerin hepsini kes...”

Hazreti Ali

Akıntıya kapılmamak, rüzgarda sürüklenmemek için açıktaki gemiler sağlam bir zemine demir atarak kendilerini sabitlerler. Geminin güvenliği için vazgeçilmez bir koşuldur bu.

Devletlerin de gerek güvenlikleri gerekse güvenilirlikleri için attıkları demirler vardır.  Yapılan anlaşmalar ve taahhütlerine sadık kalmak, ittifak ilişkilerini zedeleyecek akıntılı sulardan uzak durmak, esen rüzgara göre yelken açmamak, sıklıkla rota değiştirmemek, verdiği söz ve ilkelerinden ödün vermemek, haksızlıklara karşı durmak, çıkarlarını korumak ama çıkarcı olmamak, adalet, insan  öncelikli ve özgürlükçü olmak, yalnızca iyi değil kötü günlerinde de dostlarının yanında yer almak devletlerin akıntıya kapılarak güvenilmezlik sularına sürüklenmemeleri için  demir attıkları sağlam zeminlerdir.

Bu sağlam zeminlerden yoksun devletler kısa vadede kazançlı görülseler, bir an için amaçlarına ulaştıkları varsayılsa bile uzun dönemin kaybedenleri olmaya mahkumdurlar.

İyi okunduğunda tarih; ilkesizlikleri, acımasızlıkları, hırsları, buyurganlıkları ve çıkarcılıklarına yenik düşmeleri nedeniyle demir tarayarak kayalıklara çarpan ya da karaya oturarak içten içe çürümeye terk edilen devletlerden oluşan gemi mezarlığının ders alınması gereken öyküleri ile doludur.

İyi ve kötü günde...

İyi olmanın bir ayrıcalık değil olması gereken bir özelliği ifade ettiğini bilenler için güvenilirlik başat değerdir. Evlilik törenlerinde “iyi ve kötü günde, zenginlikte ve fakirlikte” sözleri ile mühürlenen birliktelik, devletlerin de barış ve dayanışma içerisinde bir arada yaşamalarının anahtarı kimliğindedir. 

Türkiye’nin Katar politikası bir de bu açıdan okunursa, bu küçük ve zengin ülkeyi vesayet altına alma girişimlerini aralarındaki anlaşmazlıklarla hiç ama hiç ilişkisi bulunmayan Doha’da Türk Askeri Üssünün kapatılması talebine vardıranların karşısında, sağlam zemine demir atmış olma adına doğrunun yapıldığı anlaşılacaktır.

Ancak gücün hukukunun geçerli olduğu günümüz dünyasında Türkiye’nin Suriye’de Rusya ve İran, Katar’da; Mısır, Suudi Arabistan, İsrail’in oluşturduğu ABD destekli cephenin karşısında İran ve İBKY’nin bağımsızlık ilanı konusunda yine İran’la aynı safta yer almaya itilmiş olmasının neden ve olası sonuçları yine de çok dikkatle izlenmelidir.

Bu açıdan bakıldığında Körfez ülkelerinden bağımsız davranan Katar’ın başına gelenler, son dönemlerde kendi politikalarını üreterek uygulamaya koyan Türkiye’ye, geldiğini göremeyeceği düşünülen bir yumruk mu dersiniz?

Ne nedenle olursa olsun intikam iplerini kesmek yerine o ipe sarılarak yaşayanların, demir tarayan gemileri karaya oturup hesap günü geldiğinde yalnız kalacaklarını öğrenmeleri için tarih ibret dolu bir ders kitabıdır.