Gazetevatan.com » Yazarlar » Görüşler ve gerçekler

Görüşler ve gerçekler

07 Temmuz 2017 Cuma


“Sizi yere yıkan yumruk, sert olandan çok, geldiğini görmediğiniz yumruktur.”

Jeo Torres

Algı yönetiminin temel kurallarından birisi, kamuoyunu inandırmak istediğiniz bir konunun değişik ağızlarca ve değişik şekillerde gerçek olmasa dahi sıklıkla tekrarlanmasıdır.

Çünkü bir söylem (tez, iddia, suçlama) sürekli tekrarlandığında hedef kitle bir süre sonra o söylemin kaynak ve amacını unutarak kendi düşüncesi olarak benimsemeye ve tümüyle aksi yönde olsa dahi önceki davranış kalıpları ile yargılarını değiştirerek söylenenleri gerçek gibi algılamaya başlar.

Bu, görüşlerle gerçeklerin yer değiştirmesi ve görüşlerin gerçeklerin önüne geçerek, gerçeğin kendisi gibi kabul edilme sürecidir..

Roma İmparatorluğundan Üçüncü Reich’a, Birleşik Krallığın Mavi Kitabından Mao’nun Kırmızı Kitabına, Langley’in ev sahibi CIA’dan Kremlin’in KGB’sine neredeyse tüm devletler ve gizli servislerin yüzyıllardır vazgeçmedikleri ‘toplum mühendisliği’ ve ‘ikna yöntemidir’ bu.

Örnek mi istersiniz? Günümüzde gerçeklere tümüyle aykırı da olsa dünya genelinde 1915’de Osmanlı Ermeni’lerine soykırım uygulandığına inananlara, parlamentolarında bu yönde alınan kararları kabul eden devletlere bakın..

Ve algı yönetiminin “Büyük yalan söyleyin ama içine küçük doğrular yerleştirin. Küçük doğrulara bakanlar söylediklerinizin tümünü doğru olarak algılarlar.” şeklindeki ikinci kuralına geçin.

Bu noktada da Amerika’nın Irak’a müdahalesini gerekçelendiren ama bir teki olsun bulunamayan Saddam’ın kimyasal ve biyolojik silahlarını, cehennem toplarını anımsayın...

Nereden mi geldik bu konuya?

Amerika’nın tüm gerçekleri bilmesine karşın terör örgütü olarak kabul etmediği, La Fontaine’nin masal kargasını bile güldüren açıklaması ile Suriye’deki ‘zorunlu ve geçici’ müttefiki YPG/PYD’den...

Amerika, Koalisyon Gücü sözcüsünün açıklamasına göre “PYD’nin Rakka operasyonunda dikkatini dağıtacak gelişmelerden endişe duyuyormuş.”

Bu açıklamanın diplomasiden arındırılmış çevirisinin “Afrin’de askeri bir operasyon gerçekleştirdiğinizde PYD Rakka’dan güçlerini çekmek zorunda kalırsa DEAŞ’ın yenilgiye uğratılmama sorumluluğu Ankara’nındır” suçlamasının ön hazırlığı olduğunu kim inkar edebilir ki?

Ne var ki iyi ve yansız okunduğunda tarih, dünyanın hemen her ülkesi ve tüm zamanlarda, ejderha yumurtası üzerinde kuluçkaya yatanların kaçınılmaz sonlarının ibret dolu öykülerinin ev sahibidir.