Gazetevatan.com » Yazarlar » Terörizmde altıncı dalga

Terörizmde altıncı dalga

09 Haziran 2017 Cuma


Birleşik Krallık halkının bir ay içinde ikinci kez acılarını paylaştığımız yaşanan dönemde etkin bir mücadele konsepti için terör eylemlerinin biçim değiştiren özellikleri ile nedenleri üzerinde durulması gerekiyor.

Fransa, Almanya ve İngiltere’de (Nis-Berlin-Londra) kamyon ve binek araçlarının eylem silahına dönüştürülmesi, terörizmde önleyici istihbarat ve bağlı olarak mücadele yöntemlerini zorlaştıran ve yaygınlaşma eğilimi gösteren yeni bir uygulama olarak ortaya çıkmış görünüyor.

11 Eylül’de ABD’de yolcu uçaklarının eylem silahı olarak kullanılmasındaki sofistike planlama, kurgu ve profesyonelliğe ihtiyaç duyulmayan son eylemler “yalnız kurtları” özendirme açısından da ayrı bir tehlike kaynağı yaratmış durumda.

İnternet üzerinden bomba yapımını öğrenmenin kolaylığına karşın gerekli malzemelerin temini aşamasında geride bırakılan izlerin güvenlik güçlerinin istihbarat ağına takılması riski ve ateşli silah edinmenin güçlüğü dikkate alındığında hafif ya da ağır araçlarla sıradan bir mutfak gereci olan bıçakların eylem silahına dönüştürülmesi terörizmde geride kalan beş dalgadan sonra sanki altıncısının başladığının işareti kimliğinde.

Sokakta rastladığı etnik kimliği farklı hemen herkesin potansiyel bir terörist olabileceği, trafikteki her aracın bir eylem silahına dönüşebileceği kuşku ve korkusu ile yaşamaya itilenlerin kaybettikleri güven duygusu, kendilerinden farklı olanlara davranışlarında olası olumsuz değişimlerin artmasına koşut olarak etki-tepki bileşeni uyarınca bu tür eylemlerin de artabileceği gerçekliği gelecek günlerin en büyük tehdit kaynağını oluşturuyor.

Londra’da son eylemleri gerçekleştirenlerin görgü tanıklarının ifadelerine göre eylemleri Allah adına yaptıklarını söylemiş olmaları korkulur ki yalnızca İngiltere’de yaşayan üç milyona yakın (2.9 milyon) değil diğer Avrupa ülkelerindeki müslümanların da hayatlarını zorlaştıracak görünmektedir.

Ten rengi, sakalı, giysisi, dini inancı nedeniyle ayrıştırıcı, dışlayıcı, aşağılayıcı, ötekileştirici davranışlara muhatap olan, yaşadıkları ülkelerin yasalarına saygılı milyonlarca müslümanın aslında bu eylemlerin dolaylı hedef ve kurbanları oldukları unutulmamalıdır.

Çünkü altıncı dalga kitleleri çatıştırma yolculuğuna başlamış görünüyor.