Gazetevatan.com » Yazarlar » Rakka: Son mu, başlangıç mı?

Rakka: Son mu, başlangıç mı?

06 Haziran 2017 Salı


Başbakan Yıldırım’ın beklenen Rakka harekatının başladığını açıklaması ile birlikte yanıt arayan sorular çoğalmış bulunuyor.

Bu sorulardan Türkiye’nin güvenliğini doğrudan ve öncelikli olarak ilgilendiren birincisi, ABD’nin YPG’ye verdiği silahların Rakka harekatının sonlanmasını izleyen dönemde ne olacağıdır.

İkinci soru bir Arap kenti olan Rakka’nın DEAŞ’tan temizlenmesinden sonra YPG’nin çekilip çekilmeyeceği, üçüncü soru ise harekatın yine YPG liderliğinde Deyr ez Zor’a uzanıp uzanmayacağıdır.

Bu sorulara Rakka’nın kuzeyinde Tabka ve El Mansura’nın DEAŞ’tan temizlenme aşamasında YPG ve DEAŞ unsurları arasında çok ciddi çatışmalar yaşanmadığı, bazı DEAŞ’lı grupların Tabka’Rdan silahları ile birlikte ayrılmalarına YPG tarafından izin verilmiş olmasının nedenleri de eklenebilir.

Bir ayrı ve yakın geleceğe dönük önemli soru ise Musul, Rakka ve Deyr ez Zor’da konvansiyonel anlamda bir cephe savaşı ile meskun mahal muharebesini kazanma olasılığı bulunmayan DEAŞ’ın gerek Irak gerekse Suriye’de bazı Sünni aşiretlerin destek ve yardımı ile yer altına çekilmesi halinde ki bu yönde ciddi duyumlar bulunmaktadır- Avrupa ve bölgeyi nelerin beklediğidir.

İçlerindeki radikal unsuların Irak ve Suriye’ye gitmesini bir tür kurtuluş olarak görüp, gözlerini kapatan kimi Avrupa ülkeleri şimdi bu kişilerden, üstelik çatışma deneyimi kazanarak daha da radikalleşmiş geriye kalanların dönüş yolculuğuna çıkmalarından derin bir endişe duymaktadırlar.

Bir yerin ele geçirilmesi ile kontrol altında tutulması arasında zorlu ve derin farklılıkları bilenler DEAŞ’ın Rakka’da yenilgisinin yeni ve değişik bir terör dalgasının başlangıcına eşlik edebileceği noktasında birleşmektedirler.

Nitekim Rakka’nın kuzey, batı ve doğu yönlerinden çevrelenmesine karşı güneyin bir kaçış noktası olarak açık bırakılması ve bu konuya RF Dışişleri Lavrov ile Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Doç. Dr. İbrahim Kalın’ın da dikkat çekmiş olması YPG ile DEAŞ arasında geçmişte olduğu gibi örtülü bir anlaşmanın varlığını akla getirmektedir.

ABD’nin PYD/YPG ile ilişkisinin Rakka operasyonu ile sınırlı ve uzun süreli olmayacağı açıklamaları ise Menbiç için verilen ve bugüne değin havada kalan sözler anımsandığında inandırıcılığını yitirmektedir.

Görünen DEAŞ’la mücadelenin Rakka operasyonu sonrası yeni ve çok daha tehlikeli bir faza evrileceği, DEAŞ’la mücadele konusunda kendi günahlarını halının altına süpürerek Türkiye’ye haksız suçlamalar yönelten kimi ülkeleri ciddi bedellerin beklediğidir.