Gazetevatan.com » Yazarlar » Beklenenin beklenmeyeni

Beklenenin beklenmeyeni

12 Mayıs 2017 Cuma


“Bazıları merdivenin sonuna eriştiğinde yanlış duvara dayanmış olduğunu anlar.”

C.Alta

ABD Dışişleri ve Pentagon sözcülerinin “Türkiye’nin bölgedeki Amerikan askerlerinin hayatlarını tehlikeye attığı ve Türkiye sınırına bitişik bölgelerin harekat alanları kapsamına girdiği” açıklamalarına dikkat çekerek bu söylemlerin önümüzdeki sıcak günlerin habercisi olduğunu yazmıştık ki (05 Mayıs) Washington beklenen hamlesini beklenmeyen bir şekilde gerçekleştirdi.

Beklenen, Pentagon’un aslında Tabka üzerinden başlamış görünen Rakka operasyonu için kendisine ortak seçtiği ve bu ortaklığı açıkça seslendirmenin ötesinde alanda fiili bir birlikteliğe dönüştürdüğü YPG’den vazgeçmeyeceği idi.

Beklenmeyen ise bu birlikteliğin Akar-Fidan-Kalın üçlüsünün ABD’de bulunduğu bir anda ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Mayıs Beyaz Saray buluşmasından bir hafta önce Başkanlık Kararı ile açıklanmış olması...

Trump’ın YPG’nin ağır silahlarla donatılmasını öngören kararı imzalamış olması bugüne kadar Pentagon’un öncülüğünde yarı açık bir biçimde süregelen uygulamaları ,Türkiye’nin tüm itirazlarına karşın ABD’nin resmi politikasına dönüştürmüş durumda.

Diplomatik nezaket ve müttefiklik ilişkilerine tümüyle aykırı bu hamlenin özde beklenen ancak zamanlamada beklenmeyen nedenlerini bardağın boş ve dolu yarısına bakarak değişik perspektiflerden değerlendirmek mümkün.

İyi ve kötü teröristler

Malumun resmen ilanı niteliğindeki bu kararı, bardağın dolu yarısına bakarak Erdoğan’ın YPG ile ilgili taleplerinin yüz yüze görüşmenin gerçekleşeceği 16 Mayıs’ta Trump tarafından doğrudan reddedilmesinin önüne geçmek için kurgulanan bir manevra olarak değerlendirebilirsiniz.

Bu manevra iki ülke ilişkilerinde meydana gelen çok ciddi hasarı önlemeye yetmeyecek olsa da en azından iki lider arasında daha ilk görüşmede yaşanması olası gerginlik ve istenmeyen sonuçları -Trump’ın öngörülmesi zor kişilik yapısı da dikkate alındığında-engelleyerek zaman kazanmaya yönelik bir kurgu olarak ta görülebilir.

ABD’nin “iyi teröristleri” ile “kötü teröristlere” karşı savaşının Başkanlık Kararı ile onaylanmış oluşu ve PYD’nin bir anlamda legalize edilmesinin terörizmle küresel mücadelede yaratacağı zafiyet ve bölgede neden olacağı olumsuz yansıma ve gelişmelerin sorumlusu kuşkusuz Trump’ı ikna ederek yanlış bir kararın altına imzasını alan Pentagon olacaktır.

Bölgede üstelik Washington tarafından terör örgütü olarak kabul edilen İran güdümlü Hizbullah’tan sonra bu defa ABD destek ve güdümünde bir PYD/YPG yaratılmasını an itibarı ile çıkarlarına uygun gören Pentagon’un önünde “merdiveni yanlış duvara dayadığını” anlayacak çok az bir zamanı olduğunu, son pişmanlığın fayda vermediğine gönderme yaparak anımsatalım.