Gazetevatan.com » Yazarlar » Kral çıplak

Kral çıplak

05 Mayıs 2017 Cuma


Kuramları yüzyıllardır geçerliliğini koruyan strateji gurusu Sun Tzu, Savaş Sanatı adlı kitabında “savaşlar meydanlardan önce karargahlarda kazanılır ya da kaybedilir” der.

Sun Tzu’nun söz ettiği savaş kavramı yalnızca silahlı çatışma değil hemen her alanda yürütülen ikili ya da çok taraflı mücadeleler olarak algılandığında öngörü, planlama, gücün nerelerde ne zaman, kime karşı ve hangi ölçeklerde kullanılması gerekliliğinin önemi yadsınmaz bir açıklıkla ortaya çıkar.

Çünkü yanlış kurgulanmış bir stratejiyi doğru da olsa taktik hamlelerle başarılı bir sonuca yönlendirmek çok zor olmanın ötesinde mümkün olmayabilir.

Örneğin Türkiye’nin son derece yeri ve zamanında uygun kuvvet yapısı ile gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Harekatı doğru bir taktik hamle olmasına karşın başlangıçtaki hatalı Suriye stratejisinin günümüze yansıyan olumsuzluklarını tümüyle ortadan kaldıramamıştır.

Rejime yönelik tehditleri ülkelerine yönelik tehditle özdeşleştiren Sovyet askeri doktrini ile SSCB’de eğitilerek yetişen subay/general kadrolarını gözardı ederek Suriye Ordusunun parçalanacağı ya da saf değiştireceği beklentisine bağlı olarak Esad / Baas rejiminin haftalar içinde çökeceği öngörüsüne dayalı Suriye politikası Fırat Kalkanı ve son olarak Karaçok’a yönelik taktik hamlelere karşın sorunlu kimliğini korumayı sürdürüyor.

ABD’nin kimi çevrelerde sürpriz etkisi yaratan ancak ÖSO’nun eğit-donat sürecinden çekilmesi ve zaman içinde ÖSO’ya bağlı kimi gruplara güvensizlik olarak ortaya çıkan tutumunun PYD/YPG ile pek çok ayrı nedenle de olsa açık bir işbirliğine evrileceği, daha o günlerde sinyal vermeye başlamıştı.

Fırat Kalkanı başladığında TSK’nın 20 km derinliği aşmaması gerektiğini seslendiren, El Bab’ın IŞİD’den temizlenmesinden sonra Menbiç’i koruma altına alan ABD’nin son olarak Kobani’de YPG’lilerle birlikte zırhlı araçlarıyla gövde gösterisine soyunması Suriye düğümünü daha da karmaşıklaştırmaktadır.

ABD’nin bu hamlesine Rusya’nın Afrin’de askeri varlığını güçlendirerek karşılık vermesi, Kerkük’te IBKY bayraklarının gönderde yerini koruması, Barzani’nin bağımsızlık söylemleri, İsrail’in Vatikan Büyükelçisinin IBKY’nın bağımsızlık ilanını destekleyen açıklamaları, ABD Dışişleri ve Pentagon sözcülerinin “Türkiye’nin bölgedeki Amerikalı askerlerin hayatlarını tehlikeye attığı ve Türkiye sınırına bitişik bölgelerin harekat alanları kapsamına girdiği” söylemleri önümüzdeki sıcak günlerin habercisi kimliğinde.

Bu koşullar altında gerçekleşecek Erdoğan-Trump görüşmesi çok önemli olmakla birlikte Başkanlığının ilk yüz gününde kamuoyu desteği yüzde kırklarda seyreden, seçim vaadlerini gerçekleştiremeyen Trump’ın elindeki en güçlü kartın Pentagon olması, Pentagon’un ise PYD konusunda değişmeyen katı tutumunun beklenti çıtasını düşürmesi sürpriz olmamalı.