Enflasyon son bir yılın en düşüğüne geriledi

AA |  03 Temmuz 2019 Çarşamba - 13:07 | Son Güncelleme : 03 07 2019 - 16:47

Haziranda yıllık enflasyon yüzde 15,72 ile son bir yılın en düşük seviyesine gerilerken, 2019'un da en düşük aylık enflasyonu görüldü.


Enflasyon son bir yılın en düşüğüne geriledi.Haziran ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yüzde 0,03 ile piyasa  beklentisinin oldukça altında artış göstererek, bu yılın en düşük aylık  enflasyonu görüldü. Yıllık enflasyon da 2,99 puan azalarak yüzde 18,71'den yüzde  15,72'ye geriledi. Böylece yıllık enflasyon son bir yılın en düşük seviyesine  gerilemiş oldu.
 
 AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, haziranda  enflasyonda lehte baz etkisinin çok güçlü olduğunu söyledi. Geçen ay ki  gerilemede, meyve-sebze fiyatlarında yüzde 11'i aşan aylık sert düşüşün etkili  olduğuna dikkati çeken Bürümcekçi, enerji grubunda yüzde 1 ile geçen yılın  tersine düşüş izlendiğini belirtti.Bürümcekçi, kurlara ve talebe hassas olan bazı gruplarda (mobilya, ev  içi tekstil, ev aletleri, görsel-işitsel sistemler vb) fiyat artışlarının ılımlı  kaldığını söyledi.
 
 
Ancak otel-lokanta, kişisel bakım, ayakta tedavi gibi bazı gruplarda  belirgin artışlar görüldüğünü ifade eden Bürümcekçi, "Giyim fiyatları mevsimlik  azalışının ise yüzde 1,57 ile geçen yılki indirimin üzerinde olması da yıllık  enflasyonu hafif aşağı çekti. Böylece, yıllık TÜFE de önceki ayki yüzde 18,71  seviyesinden yüzde 15,72'ye düşüş gösterdi." dedi.Bürümcekçi, gıda enflasyonunun işlenmemiş gıda fiyatları kaynaklı  gerilediğini vurguladı. Geçen yıl haziran ayında işlenmemiş gıda fiyatlarının aylık yüzde  10,78 artarken, bu yıl ise yüzde 5,61 azalış gösterdiğinin altını çizen  Bürümcekçi, şunları kaydetti:
 
 "Dolayısı ile işlenmemiş gıda yıllık enflasyonu yüzde 35,3  seviyesinden yüzde 15,3'e gerilerken, işlenmiş gıda fiyatları yıllık artışı ise  yüzde 23,4'e yükseldi. Böylece, gıda fiyatlarının yıllık artış hızı yüzde 19,2'ye  gerilerken, Enflasyon Raporu gıda fiyatı yeni varsayımının (yüzde 16) belirgin  üzerinde kaldı. Endeks tarihindeki ortalama yıllık artışı yüzde 10 civarında olan  gıda fiyatlarının 2019 yılındaki seyri enflasyonun TCMB’nin yüzde 14,6 olan yıl  sonu tahmininden sapma konusunda önemli belirleyicilerinden biri olacaktır."
 
   "Merkez Bankası temmuz toplantısında faiz indirim sürecini  başlatabilir"
 
 Ekonomist Bürümcekçi, gelecek dönem seyri açısından gıda fiyatlarının  belirsizliği ve oynaklığı dışında, ham petrol ve diğer emtia fiyatlarının  görünümü, döviz kuru hareketleri ve kamu fiyat/vergi ayarlamalarının enflasyon  üzerindeki risklerin yönünü belirleyeceğini söyledi. Kısa vadede, geçici KDV ve ÖTV indirimlerinin haziran sonunda  uzatılmaması nedeniyle TÜFE’ye yukarı yönde 1 puan etkinin beklendiğini belirten  Bürümcekçi, elektrik, şeker ve çay gibi kamuya ait ürün ve hizmetlerde gözlenen  fiyat artışının etkisinin de yaklaşık 0,6 puan düzeyinde olacağını ifade etti.
Bürümcekçi, bütçe için alınacak tedbirler kapsamında ilave vergi  ayarlamaları, hizmet fiyatlarındaki katılık ve asgari ücretin enflasyon  tahmininin çok üzerinde belirlenmesinin yukarı yönlü riskler olarak izlendiğini  dile getirdi.
 
Buna karşılık, son günlerdeki geri çekilmeyle beraber mayıs ayı  ortalamasına göre kur sepeti bazında yüzde 5,6 civarı düşüş kaydedilmesinin  kurlardan fiyatlara geçiş riskinin ortadan kalktığına işaret ettiğini söyleyen  Bürümcekçi, "Dolayısıyla yeni bir kur atağı olmadığı durumda geçen yılın  oluşturduğu lehte güçlü baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyonun düşüşünü  sürdürerek üçüncü çeyrekte baz etkisi ile yüzde 10-11 aralığına kadar gerilemesi,  son çeyrekte ise tekrar yükselerek yılı yüzde 14-15 aralığında bitirmesi olası  duruyor." diye konuştu.
 
Haluk Bürümcekçi, Merkez Bankasının bu ay ki faiz kararına ilişkin,  "Son dönemde yerel seçim belirsizliğinin geride bırakılmasının ve S-400  konusundaki geçici rahatlamanın risk primlerinde kısmi gerilemeye yol açtığı  izlenmekte. Bu doğrultuda, 25 Temmuz'daki Para Politikası Kurulu (PPK)  toplantısında faizlerde indirim sürecinin 100 baz puanlık indirimle başlatılması  olası görünüyor." değerlendirmesinde bulundu.
 
 "Enflasyon haziranda sert düştü"
 
 Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvcı Tokalı da haziran ayında  tüketici enflasyonunun yüzde 0,03’lük sınırlı bir artış göstererek, yıllık  enflasyon oranında 3 puanlık ciddi bir düşüşün yaşanması ile sonuçlandığını  belirtti. Böylece, geçen yılın ekim sonunda yüzde 25,24 ile tepe yapan,  sonrasında yüzde 19-20 aralığında sıkışan yıllık enflasyon oranının haziran  sonunda yüzde 15,72’ye sert bir düşüş göstererek, beklenen dezenflasyon sürecine  hızlı bir başlangıç yapmış olduğunu söyleyen Tokalı, şöyle devam etti:
 
 "Her ne kadar temmuz ayına dair baskı unsurları bulunuyor ve yıllık  enflasyonda yükselişe neden olabilecek olsa da (elektrik fiyatlarına yapılan  yüzde 14,98’lük zam, sektörel ÖTV indirimlerinin haziran sonu itibariyle sona  ermiş olması gibi) yıllık enflasyon oranının, kur ve petrol fiyatlarındaki  destekleyici görünümün yanı sıra devam edecek baz etkisinin de katkısıyla,  ağustos ayından itibaren tekrar düşüş trendine geri döneceği, hatta eylül-ekim  döneminde tek haneli rakamların görülmesinin olası olduğuna dair öngörümüzü  koruyoruz. Yılın son iki ayında ise terse dönecek baz etkisi nedeniyle, yıllık  enflasyon oranında yükselişin gözlenebileceğini tahmin ediyoruz. Yıl sonuna dair  tahminimizi yüzde 14,5’te tutmakla birlikte, aşağı yönlü risklerin mevcut  olduğunu da belirtmek isteriz."
 
 "TCMB, faiz indirim sürecine güçlü bir başlangıç yapabilir"
 
Banu Kıvci Tokalı, ılımlı haziran enflasyon oranında, işlenmemiş gıda  fiyatlarında kaydedilen yüzde 5,61’lik düşüşün (yaş sebze-meyve fiyatlarında  yüzde 11,26’lık düşüş) etkisinin önemli olduğunu vurguladı. Diğer taraftan, gıda enflasyonunun kalıcı trendini oluşturan işlenmiş  gıda fiyatlarında gözlenen yüzde 2,44'lük artışın temkinli olmayı gerektirdiğini  söyleyen Tokalı, "Ancak, süt ve süt ürünlerinde yapılan zammın gecikmeli  etkilerinin de baskısı mevcut. Dolayısıyla, kurdaki değer kazanma eğiliminin  devamı, işlenmiş gıda enflasyonunun daha makul boyutlara inmesi açısından önemli  bir unsur olacaktır." ifadelerini kullandı.
 Tokalı, kurda geçmiş dönemde yaşanan değer kaybının gecikmeli etkileri  gözlenmeye devam ederken (ev bakım mal ve hizmetler, otomotiv, ulaştırma  hizmetleri, turlar, yemek-otel hizmetleri, kişisel bakım gibi), kurda son dönemde  yaşanan değer kazancının olumlu etkilerinin de gözlemlenmeye başlandığını  (eğlence-kültür, bazı dayanıklı tüketim malları gibi) dile getirdi.
Kurdaki güçlü seyrin korunmasının, dezenflasyon süreci ve enflasyon  beklentilerinin seyri açısından destekleyici olacağını vurgulayan Tokalı, bu ayki  PPK kararına ilişkin, "lIımlı gelen haziran enflasyonu gelecek döneme ilişkin  destekleyici unsurlar eşliğinde, TCMB'nin 25 Temmuz PPK toplantısında faiz  indirim sürecine güçlü bir başlangıç yapmasını bekliyoruz. Sonraki dönemde ise,  dezenflasyon sürecinden alınan sinyallere bağlı olarak, ’ölçülü’ adımların  derecesini belirleyeceğini tahmin ediyoruz." görüşlerini paylaştı.
 
"Enflasyonda aşağı yönlü seyir devam edebilir"
 
Deniz Yatırım Stratejisti Orkun Gödek ise TÜFE'de gıda ve baz  etkisinin ön plana çıktığını belirtti. Enflasyon gelişmelerinin genel olarak  piyasa beklentilerine paralel eğilim gösterdiğini ifade eden Gödek, "Özellikle  gıda fiyatları üzerinden aşağı yönde baskı kurulması ve yıllık enflasyonun  gerilemesi beklenmekteydi. Nitekim, işlenmemiş gıda kalemi yüzde 5,61, taze meyve  ve sebze ise yüzde 11,26 geriledi. Ancak, çekirdekteki yükselişin korunması  yıllık baz etkisinin aşağı yönde etkisine rağmen dikkati çekici. Dayanıklı mallar  (altın hariç) kalemin yüzde 0,53 artması ve hizmet kalemlerindeki yukarı yönlü  eğilimin korunması hali hazırda enflasyon açısından ehemmiyetin elden  bırakılmaması gerektiğini gösteriyor." diye konuştu. Aylık enflasyona en yüksek katkı 0,21 puan ile lokanta ve otellerden  geldiğini belirten Gödek, gıda ve alkolsüz içeceklerin 0,38 puan ile düşürücü  yönde etkide bulunduğunu kaydetti.Gödek, enflasyonun yapılan son zamların ve KDV ayarlamasının etkisiyle  temmuz ayında 1-2 puan aralığında normalin üzerinde seyretme olasılığının  olduğunu söyledi. Öte yandan haziran-ekim döneminde baz etkisi gözleneceğinden aşağı  yönlü seyrin devam edebileceğini dile getiren Gödek, "Söz konusu senaryo ek kur  şokunun olmadığı durumu içermekte. Çekirdek ve hizmet kalemlerindeki eğilim, kur  hareketliliğinin fiyatlardan baskısını çıkarmadığını teyit ediyor. Yıl sonu için  yüzde 15 civarında kapanış ihtimali hali hazırda senaryomuzda bulunmaya devam  ediyor." ifadelerini kullandı.
 

ETİKETLER