Emine Erdoğan, kadın büyükelçi ve büyükelçi eşleriyle buluştu

AA |  07 Ağustos 2019 Çarşamba - 15:40 | Son Güncelleme : 07 08 2019 - 15:40

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Dünyanın başka yerlerinde ibadethaneler saldırıya uğrarken, farklılıklar yeryüzünden silinmeye çalışılırken, biz farklı inançları yaşatmaya çalışan bir ülkeyiz. Farklılıkların en büyük zenginlik olduğuna dair inancımızı her şekilde ispatlanmışken, adımıza başka hikayeler anlatılmasına izin veremeyiz." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine  Erdoğan,11. Büyükelçiler Konferansı kapsamında kadın büyükelçi  ve büyükelçi eşleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde öğle yemeğinde bir araya  geldi. Yemek öncesinde konuşan Emine Erdoğan, buluşmadan duyduğu memnuniyeti  dile getirerek, "Büyükelçiler ve eşleri olarak büyük bir misyonun lokomotif  gücüsünüz. Sizler buradan giderken valizinize vatan toprağını koyup gidiyorsunuz.  Yabancı ülkelerde ikamet ettiğiniz mekanlar vatan toprağı sayılıyor. Ne mutlu ki  dünyanın dört bir yanında o bir avuç toprağın üzerinde ülkemizin bayrağını  dalgalandırıyorsunuz." diye konuştu.
 
Programda kadın büyükelçilerin bulunduğuna dikkati çeken Emine  Erdoğan, "Gerek Dışişlerinde gerekse devletin diğer organlarında kadınların böyle  kritik görevlere gelmelerinden kıvanç duyuyorum. Başarılarınız daim olsun."  ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, Türkiye'nin gayri safi milli hasılaya oranla dünyada en  çok insani yardım yapan ülke ve "dünyanın vicdanı" olduğuna işaret ederek, kadın  büyükelçi ve büyükelçi eşlerine şöyle seslendi:  "Sizler bu en cömert ülkenin temsilcilerisiniz. Emanetiniz bu nedenle  biraz daha ağır. Kadim tarihimiz boyunca topraklarımız her zaman darda kalanın  çalacak kapısı olmuştur. O yüzden sizlerin kapısı da her zaman dil, din, ırk,  etnik köken ayrımı yapmadan bize ihtiyacı olanlara açık olmalıdır. Bu köklü  mirasın hamileri olarak, biliyorum ki ülkemizin manevi coğrafyasını en iyi  şekilde tanıtma yolunda dur durak bilmeksizin çalışıyorsunuz. Türk milletini ve  Türk devletini temsil etmek vazifelerin en şereflisidir."
 
"Kültürel miras bakımından Türkiye bir süper güç olma potansiyeline  sahip"
 
Emine Erdoğan, Türkiye'nin son yıllarda elde ettiği ilerlemeyi doğru  şekilde anlatmanın önemini vurgulayarak, "Bu noktada kültürel diplomasi en etkili  araçlardan birisidir. Bu konuya her zamankinden daha fazla eğilmemizin çok önemli  olduğunu düşünüyorum. Çünkü kültürel miras bakımından Türkiye, bir süper güç olma  potansiyeline sahiptir." diye konuştu. Türkiye kadar köklü tarihi ve zengin geleneği olmayan ülkelerin bile  eserlerinin tanıtımını daha ustaca yapabildiğine işaret eden Emine Erdoğan,  şunları kaydetti: "Ülkemizin edebiyattan müziğe, folklorik oyunlardan el sanatlarına  kadar yüzyıllardır biriktirdiği zengin bir çeyiz sandığı var. Kültürümüzü,  medeniyet değerlerimizi, sanatımızı ve mutfağımızı tanıtacak etkinliklerle  gönüller arasında köprüler inşa etmeliyiz. Yerel değerlerimizi evrensel düzleme  çıkarmak hepimiz için hedef olmalıdır. Sadece oyuncak kültürümüz bile  Süpermenlerin, Barbie bebeklerin çok daha ötesinde bir çeşitliliğe sahip. Bunlar,  neden dünya kültür mirasının parçası olmasın ki. Bizim ressamlarımız, bizim  fotoğrafçılarımız neden uluslararası galerilerde daha çok tanıtılmasın. Bu konuda  Türkiye'deki kurumlarımızla iş birliği halinde bir kültürel diplomasi atağı  gerçekleştirebilirsiniz. Kültür müşavirliklerini daha da cesaretlendirerek  yerelde güçlü bağlar kurmalarına alan açmalısınız."
 
Emine Erdoğan, bu görevlerin dört duvar arasında, mesai saatlerine  sıkıştırılmış, hiyerarşik kalıplarda hayat bulamayan görevler olmaktan çıkması  gerektiğini dile getirerek, ancak bu tür çabalarla Türkiye'nin daha çok merak  edilen, ziyaret edilen, örnek alınan bir ülke haline gelebileceğini söyledi.
Turizm açısından 2019'un başarılı bir yıl olduğunu da belirten Emine  Erdoğan, Türkiye'ye gelen turistlerin kültürel atmosferden etkilendiğini söyledi. Son yıllarda yükselen bir değer olarak gastronominin de turizm  açısından en önemli güçlerden birisi olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan,  "Büyükelçilik mutfaklarımız sağlıklı ve temiz gıda yanında yöresel tatlarımızın  da adresleri olmalıdır." dedi. Emine Erdoğan, büyükelçilerin ve eşlerinin vazifelerinde başarı  ölçütünün "hoş bir seda" bırakmak olduğunu belirterek, "Gittiğiniz ülkelerde,  tanıştığınız insanların anılarında tebessüm ettirecek şekilde yer almışsanız,  işinizi en başarılı şekilde yapmışsınızdır. Eğer biri sizin yürüttüğünüz  çalışmalar, dokunduğunuz hayatlar, sergilediğiniz tavır ve gösterdiğiniz tevazu  sayesinde 'Türkler güzel insanlar' diyebiliyorsa, madalyaların en onurlusunu  taşıyorsunuz demektir. Elbette bütün bu gayretleri birçok önyargının, ülkemizle  ilgili manipülasyonun arasında göstermek durumundasınız." ifadelerini kullandı.
 
 "Artık esas savaş, toprak değil zihin istilası üzerinden yaşanıyor"
 
"Gerçek ötesi"nin artık her şeyi şekillendirdiği bir dünyada  yaşandığına işaret eden Emine Erdoğan, "Artık esas savaş, toprak değil, zihin  istilası üzerinden yaşanıyor. Zihinleri istila etmek en güçlü egemenlik kabul  ediliyor. Yalan, hakikat kılığına girerek salgın bir hastalık gibi kitlelerin  zihnini işgal ediyor. Bu durum ülkemizin siyasi ve politik duruşunu da manipüle  edecek kadar ileri boyutlara varıyor." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen hafta  Süryani Kadim Ortodoks  Kilisesi'nin temel atma törenini bizzat yaptığını anımsatan Emine Erdoğan, şöyle  devam etti: "Dünyanın başka yerlerinde ibadethaneler saldırıya uğrarken,  farklılıklar yeryüzünden silinmeye çalışılırken, biz farklı inançları yaşatmaya  çalışan bir ülkeyiz. Farklılıkların en büyük zenginlik olduğuna dair inancımızı  her şekilde ispatlanmışken, adımıza başka hikayeler anlatılmasına izin veremeyiz.  Bu noktada, yurt dışında hakikatin sesi sizlerden başkası değil. En büyük  mücadelemiz algı manipülasyonlarına, çarpıtmalara ve insanların içine çekildiği  gerçek ötesi bilinç hallerine karşı olmalıdır. Aklımıza, algılarımıza hijyen  kazandırmak en zaruri ihtiyaçtır. Kutsal kitabımızın yücelttiği insan aklı,  söylentiye, dedikoduya, safsataya kiralanmamış bir akıldır."
 
 Emine Erdoğan, Cemil Meriç'in "Taraf tutmayan insan, şahsiyeti felce  uğramış insandır. Ben tarafım, hakikatin tarafıyım." sözlerini hatırlatarak, "Ama  bugün hakikati bulmak da ayrı bir çaba istiyor. Şayet biz hakikatin  taraftarlığına ve sözcülüğüne talip olursak kader de yolumuzu ona göre çizer.  Ülkemizle ilgili gerçekleri yeryüzünün farklı noktalarına taşıyanlar olarak  sizlerin duacısıyız. Rabbim gücünüzü artırsın, işlerinizi kolay kılsın." diye  konuştu.  Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun eşi Hülya Çavuşoğlu da teşekkür  konuşması yaptı.  Yemek sonrası kültürel program kapsamında Sanatçı İpek Açar ve ekibi  mini bir konser verdi. Program sonunda, Emine Erdoğan, kadın büyükelçiler ve büyükelçi  eşleriyle fotoğraf çektirdi.
 

ETİKETLER